TYT 2018 Türkçe Soru Analizi

Gönderen:

TYT 2018 Türkçe Soru Analizi

  1. TYT 2018 Türkçe Soru Analizi yaparken gördük ki soru tipleri, daha çok düşünme becerilerini edinmiş ve bu becerilerle yordama yeteneği kazanmış öğrencilere yöneliktir.
  2. Okuma alışkanlığı olmayan ve okuduklarından çıkarım elde edemeyen öğrenciler için Türkçe anlama ve kavrama soruları epey eleyici olmuştur.
  3. Analiz yeteneği olmayan, yargılar arasında ilişki kuramayan öğrenciler özellikle paragraflı soru tiplerinde epey zorlanmıştır.
  4. Verilen önerme parçacıklarını bir bütüne ulaştıramayan öğrenciler için paragraflı soru tipleri soyut kalmıştır.
  5. TYT 2018 Türkçe Soru Analizi yaparken gördük ki verilen metinlerdeki sözcükleri, öbekleri, deyimleri ve ata sözlerini kavramsal olarak anlamayan öğrenciler için Türkçe ayırt edici ders olmuştur.
  6. TYT 2018 Türkçe Soru Analizi yaparken gördük ki Türkçeyi kullanma yeteneği kazanamamış ve hem sözlüksel anlama hem de metinsel anlama hakim olmayan öğrenciler için sorular zorlayıcı olmuştur.
  7. Öğrencilerin özellikle okuduğunu anlama ve temel dil bilgisi konularına yabancı kalmamaları için farkındalık oluşturulmuştur.
  8. TYT 2018 Türkçe Soru Analizi yaparken gördük ki Ana diliyle yazılmış bir metni anlamakta zorlanan ve ana dilinin dil bilgisel özelliklerini bilmeyen öğrencinin üniversite için yetersiz olduğu vurgusu yapılmıştır.
  9. Özellikle paragraflı soru tiplerinde soyut düşünme yeteneği kazanmış ve sonuç çıkarma yeteneği olan öğrencilerin seçilmesi amaçlanmıştır.
  10. Birbirine yakın seçenekler arasında doğru cevabı bulma yeteneği kazanmış öğrencilerin seçilmesi tercih edilmiştir.
  11. Dil bilgisi sorularında günlük hayatta dilin kullanım özelliği farkındalığı oluşturulmak istenmiştir. Bununla ilgili olarak
  • Cümle ögeleri (2)
  • Ses bilgisi (1)
  • Fiilimsi (1)
  • Yazım bilgisi (2)
  • Noktalama( 2)
  • Sözcük yapısı (2)

konuları yoklanmıştır .

TYT 2018 Türkçe Soru Analizi yaparken gördük ki dil bilgisi sorularında da özellikle bir soruda  birkaç bilgi birlikte yoklanmıştır. Örneğin cümle ögelerinin sorulduğu soruda aynı zamanda isim tamlaması da sorulmuştur.

Yazım ve noktalama soruları artık bütün sınavların vazgeçilmez konuları olmuştur. Bunun en önemli nedeni öğrencilerde doğru yazım ve noktalama bilinci uyandırmaktır.

TYT 2018 Türkçe Soru Analizi yaparken gördük ki yazım ve noktalama sorularının yanında ses bilgisi de artık rutin dil bilgisi sorularının içinde yer almıştır. Burada da amaç, öğrencilerde sözcüklerde gerçekleşen ses olayları bilinci uyandırmaktır.

Demek ki ÖSYM artık her öğrencide anlama yeteneği ve dil bilgisel beceri aramaktadır. Öğrencilerin bu bilinçle sınava hazırlanmaları gerekir.

TYT 2018 Türkçe soru analizi yapılırken yanlış soru da saptadık.

Bakmayın sahilinin dolguyla denizden yükseltilmiş olmasına; denizin içinden çıkıp içeri doğru yılan misali kıvrılan yokuşun ta Galata Kulesi’nin gölgesine kadar uzandığı bir semt Tophane. Ana sokakları bayır, ara sokakları çıkmaz. Bu nedenledir ki adımlar hafif hafif, ağır ağır atılır burada. Sanki semti derinlemesine hissettirmek ve geçmişi teneffüs ettirmek için yukarı doğru uzadıkça uzar yol.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

A) Karşılaştırma         B) Benzetme            C) İkileme          D) Niteleme                E) Mecazlı söyleyiş

Bu soru hem ÖSYM’nin daha önce gerçekleştirdiği 2011 ve 2012 Dikey Geçiş Sınavı’nda sorduğu karşılaştırma sorularıyla hem de TDK’nin  “karşılaştırma” ve “benzetme” maddelerinin açıklamalarıyla çelişmektedir. Çünkü hem ÖSYM hem de TDK bütün benzetmelerde bir karşılaştırmanın varlığını kabul etmiştir.

karşılaştırma

a. Kişi ve nesnelerin benzer veya aynı yanlarını incelemek için kıyaslama, mukayese.

 Güncel Türkçe Sözlük 

karşılaştırma   İng. comparison

İki veya daha çok sayıdaki kavramın  birbirine benzeyen ve benzemeyen yanlarını ortaya koymak üzere yapılan kıyaslama.

 BSTS / Gramer Terimleri Sözlüğü 2003

benzetme   Osm. Teşbih

(Söz sanatı terimi) Bir şeyin niteliğini her hangi bir bakımdan canlandırmak için onu benzetme edatlarından biriyle veya edatsız olarak bir kelime yahut cümle ile karşılaştırma.

Kar gibi beyaz bir çarşaf. Dalgalar kayalara nasıl çarpıp kırılıyorsa bu emekler de öylece kırılıp yok oluyordu. İki gözü iki çeşme. Pamuk eller gibi.

 BSTS / Edebiyat ve Söz Sanatı Terimleri Sözlüğü 1948

Görüldüğü üzere TDK bütün benzetmelerde bir karşılaştırma görmektedir. Bu durumda bir benzetmede mutlaka karşılaştırma da vardır. Bu soru bizce iptal edilmelidir. Zira ÖSYM’ 2011 DGS sorusu da benzetmeyi karşılaştırma kabul etmiştir.

 

Faysal Dal

 


0

Özgür Bir Çocuk Asla Yetiştiremezsiniz?

Gönderen:

Özgür Bir Çocuk Asla Yetiştiremezsiniz?

 

ÖZGÜR OLAMAYAN ÇOCUK

Özgür Bir Çocuk Asla Yetiştiremezsiniz?Kalıplaşmış, koşullanmış, disiplinli ve baskı altındaki çocuk – ki bu özgür olmayan çocuktur ve bunlar ülkemizde çoğunluktadır – dünyanın her yerinde bulunur. Kendi şehrimizde ve sokağın karşı kaldırımında mutsuz ve baskı altında yaşar hatta sıkıcı bir müfredatın içine sıkıştırılmış sıkıcı bir okulun sıkışık sıralarında sıkışık bir durumda oturması olasıdır.

SONUÇ

Bir Çocuk Asla Yetiştiremezsiniz? Çünkü  çocuk uysaldır, otoriteye boyun eğmeye alışıktır. Eleştiriden korkar. Normal ve uzlaşılır ve anlaşılır olma isteği neredeyse bağnaz bir hale gelmiştir. Hiçbir soru sormadan kendisine öğretileni kabul eder. Sonunda tüm karmaşalarını ve korkularını ve çöküntülerini, bunalımlarını kendi çocuklarına geçirir.

 

PEKİ, ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI NE ZAMAN BAŞLAR?

Özgürlüğün kısıtlanması doğumla başlar. Hatta doğumdan çok önce de başladığını söyleyebiliriz. Ezilmiş, baskı altındaki bir kadın kaskatı kesilmiş bedeniyle bir çocuk doğurursa anneden gelen katılığın yeni doğmuş çocuğun üzerinde nasıl bir etki yaratacağını kim inkar edebilir?Özgür Bir Çocuk Asla Yetiştiremezsiniz?

 

ÇOCUKLAR KÖPEK DEĞİLDİR

Çocuk eğitimi tıpkı köpek eğitimi gibidir. Dövülen çocuk, tıpkı dövülen köpek gibi boyun eğen, aşağılık duygusu içinde yetişen bir yetişkin olur. Nasıl köpeklerimizi kendi amaçlarımıza uygun bir şekilde yetişitiriyorsak çocuklarımızı da öyle yetiştirmeye çalışıyoruz. Köpekler temiz olmalıdırlar, çok havlamalı. Her düdüğümüze boyun eğmelidirler. Onlar için uygun gördüğümüz zaman beslenmelidir.

 

GÜNÜMÜZDEKİ EĞİTİM FACİALARI

Bugün özellikle İslami anlayışla eğitim ve öğretim vermek isteyen kurumlarımızın “Değerler Eğitimi” altında verdiği eğitsel programlar ve sözde Batılı ülkelerin eğitim sitemleri model alınarak eğitim ve öğretim faaliyetlerini düzenleyen kurumlarımızın çoğundaki çocuklar tutsak ve sıkıştırılmış olarak yaşıyor. Ne gerçek anlamda İslami ne de gerçek anlamda gelişmiş Batı medeniyetine uygun bir programın içinde yer alıyor çocuklarımız. Hepsinin ayaklarına prangalar vurulmuştur. Bugünkü uygarlık ve onun paradigmalarıyla bütün çocuklar hasta ve mutsuzdur. Çocuklar bağnazlığın  ve nefretin, aşırı kutuplaşmanın ve ötekileştirmenin doğrularıyla ruhsuz ve çölleşmiş bir tarlaya dönmüşlerdir.

Çocuklara hayattaki tüm olumsuz şeylere evet demeleri öğretilmiştir. Eskiyi muhafaza et, Allah’tan tamamen kopuk dedelerin muhafaza ettiği gelenekleri din diye kabul et ve geleceğe taşı;  okul müdürüne saygı göster, babaların yasalarına saygı göster. Yalnızca saygı…Hiçbir şey sorma; sadece boyun eğ ve sorun çıkarma.

Bugün ülkemizde yaşayan çocukların nerdeyse üçte ikisi mutsuz ve gergin. Sınavlara hazırlanmaktan hayatın hiçbir rengine dokunmadan teğet yaşıyorlar. OECD ülkeleri arasında yapılan duyuşsal bir araştırmada 174 ülke içinde Türkiye’deki çocukların  %80’i mutsuz. Peki neden? Çünkü çocuk özgür değil.

Kesinlikle şuna inanıyorum ki bebekliklerinde sarılıp sarmalanmış yeni kuşaklar birbiriyle dostça ilişkiler içinde yaşayacaklardır. Bunu evrenin ve bütün vücutların sahibi Rabbimiz de öneriyor yüce kitabında. Peki kitabın neresinde mi? Öyle kolay lokma yok . Aç, bak, incele, öğren ve paylaş!

0

Edebiyatımızda ÖzŞiir

Gönderen:

Edebiyatımızda ÖzŞiir

ÖZŞİİR  (1920–1940)

Edebiyatımızda ÖzŞiir   Millî edebiyat şairlerinin oluşturduğu şiir anlayışına bir karşı çıkış olarak ortaya çıkmıştır. Millî edebiyat şiirlerinde yaratılan “heyecan” ortadan kalktığında geriye kalanın şiir olmadığını, sadece manzume olduğunu savunan, dolayısıyla tüm ideolojilerden bağımsız ve şiirin estetik boyutuna öncelik veren bir şiir algısının yaratılmasını savunan anlayıştır.

Aklında Bulunsun!

Edebiyatımızda “Saf Şiir” eğilimi Ahmet Haşim’in “Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar” adlı makalesiyle başlar.

Aklında Bulunsun!

Ahmet Haşim’in “Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar” adlı makalesi Türk edebiyatının ilk poetika örneği kabul edilir.

 

Öz (Saf) Şiirin Özellikleri

  • Şiir, ideolojinin esiri olmamalıdır.
  • Paul Valéry’nin şiirde dili her şeyin üstünde tutan görüşünden etkilenilmiştir.
  • Bu anlayışı benimseyen şairlerde Paul Valéry, StéphaneMallarmé’nin etkileri görülür.
  • Divan şiirinin biçimci yapısından vazgeçilmemiştir.
  • “Şiir dili” her şeyin üzerinde tutulmuştur.
  • En değerli şey dil ile birlikte “dize”dir.
  • Dilde –sadeleşme değil– saflaşma en başta gelen unsur olarak kabul edilir.
  • Sanatın bir form (biçim) sorunu olduğuna inanırlar.
  • Bu şairler için önemli olan iyi ve güzel şiir yazmaktır.
  • Kendilerine özgü özel bir imge düzeni oluşturma çabası göze çarpar.
  • Özgün ve yaratıcı olan bu imgeler, dilin mantığına uygun ve dilin anlam alanını genişletip dile yeni olanaklar sunacak bir yapıya sahiptir.
  • Şiirde her türlü ideolojik sapmanın dışında kalarak sadece okuyucuda estetik haz uyandırma çabasındalar.
  • Bu şairler her türlü ekolleşme eğiliminin dışında kalarak kendi şahsiyetleri bünyesinde değerlendirilmesi gereken şairler olarak karşımıza çıkmaktadır.
  • Estetik tavır ön plandadır. Öğretmek ya da anlaşılmak için değil; duyulmak, hissedilmek için şiir yazarlar.
  • Disiplinli çalışarak mükemmele varan halis şiir yazma gayreti ön plandadır.
  • İnsan içsel, bireyci bir yaklaşımla anlatılır.
  • Gizemsellik, simgecilik, bireysellik, ruh, ölüm, masal, rüya, mit vb. temalarının yoğunca işlendiği bu şiirler zekâ ve bilincin disiplininin ortak ürünüdürler.
  • Sembolizm akımından etkilenme söz konusudur.(Paragrafta Hız ve LYS Edebiyatı İçin ÖzŞiir)

 SORU

Öz şiir (Saf şiir), Millî edebiyat şairlerinin oluşturduğu şiir anlayışına bir karşı çıkış olarak ortaya çıkmıştır. Millî edebiyat şiirlerinde yaratılan “heyecan” ortadan kalktığında geriye kalanın şiir olmadığını, sadece manzume olduğunu savunan, dolayısıyla tüm ideolojilerden bağımsız ve şiirin estetik boyutuna öncelik veren bir şiir algısının yaratılmasını savunan anlayıştır.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi “saf şiir” anlayışının özelliklerinden biri olamaz?

A) “Şiir dili” her şeyin üzerinde tutulmuştur.

B) Dilde –sadeleşme değil– saflaşma en başta gelen unsur olarak kabul edilir.

C) Bu şairler için önemli olan iyi ve güzel şiir yazmaktır.

D) Cumhuriyetin getirdiği yenilikleri okuyucuya aktarmak için şiirde saflaşma söz konusudur.

E) Şiir, ideolojinin esiri olmamalıdır.

 

 CEVAP

“Saf şiir” anlayışının Cumhuriyetin getirdiği yenilikleri okuyucuya aktarmak gibi bir amacı yoktur. Şiirde saflaşma, şiirin şiir dışındaki her şeyden uzaklaşması anlamına gelir. Bu anlayışta en önemli unsur şiir dilidir. E seçeneğinde de belirtildiği üzere şiir, ideolojinin (Cumhuriyetin de bir ideoloji olduğunu düşünürsek) boyunduruğundan kurtulmalıdır. “Saf şiir” anlayışını savunan şairler için önemli olan halka ulaşmak değil, iyi ve güzel şiir yazmaktır.

 

CEVAP: D

Dikkat!

Öz şiir anlayışının öncüsü Ahmet Haşim’dir.

 

EDEBIYATIMIZDA ÖZ ŞİİR ANLAYIŞININ TEMSİLCİLERİ

Öz şiir anlayışının öncüsü Ahmet Haşim’dir. Ahmet Haşim’den sonra takipçisi Yahya Kemal Beyatlı gelir. Bu iki edebiyatçıyı ise şunlar izler:

  • Ahmet Hamdi Tanpınar
  • Cahit Sıtkı Tarancı
  • Ahmet Muhip Dıranas
  • Behçet Necatigil
  • Asaf Halet Çelebi
  • Necip Fazıl Kısakürek
  • Özdemir Asaf

SORU

Öz şiir anlayışının öncüsü Ahmet Haşim’dir. Ahmet Haşim’den sonra takipçisi Yahya Kemal Beyatlı gelir. ———— bu iki edebiyatçının açtığı yoldan giderek öz şiir anlayışında şiirler kaleme almıştır.

Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilemez?

A) Mehmet Emin Yurdakul

B) Behçet Necatigil

C) Necip Fazıl Kısakürek

D) Ahmet Hamdi Tanpınar

E) Cahit Sıtkı Tarancı

 

 CEVAP

Parçada boş bırakılan yere seçeneklerdeki Behçet Necatigil, Necip Fazıl Kısakürek, Ahmet Hamdi Tanpınar, Cahit Sıtkı Tarancı gibi isimleri getirmek mümkündür. Çünkü bu şairler Ahmet Haşim ve Yahya Kemal’i izleyerek öz şiir anlayışına uygun şiirler yazmışlardır. Fakat Mehmet Emin Yurdakul, öz şiir anlayışını savunan ve bu yönelimde şiirler kaleme alan bir şair değildir. Yurdakul, daha çok Millî edebiyat anlayışında şiirler veren bir sanatçımızdır. O eski Tük tarihine, efsane ve geleneklerine yönelerek millî bir şiir kurmayı amaçlamıştır.(Paragrafta Hız ve LYS Edebiyatı İçin ÖzŞiir)

 

CEVAP: A

SAF ŞİİRİ ETKİLEYEN AKIMLAR:

GİZEMCİLİK (Mysticism, Tasavvuf), SEMBOLİZM (SİMGECİLİK), İZLENİMCİLİK (EMPRESYONİZM)

Faysal  Dal

 

1
21 Sayfa 1 12345...»