Kategorilenmemiş

Öğrenciler Paragraf Sorularını Neden Çözemiyor?

Gönderen:

Öğrenciler Paragraf Sorularını Neden Çözemiyor?

Bilindiği gibi her paragraf bir amaç için yazılır ve yazar bu amacına uygun bir anlatım biçimi seçer.

  1. Eğer yazar yazısında bilgi verecekse başvuracağı anlatım biçimi “AÇIKLAMA”dır.
  2. Eğer yazısını kişisel bir düşünceyi benimsetmek amacıyla yazmışsa başvuracağı anlatım biçimi “TARTIŞMA”dır.
  3. Eğer yazar yazısında görsel ögeler ve ayırıcı özellikler vererek bir varlığı ya da bir doğa parçasını anlatıyorsa başvuracağı anlatım biçimi “BETİMLE”dir.
  4. Eğer yazar yazısında kişi,yer ve zaman vererek bir olayı veya bir durumu anlatıyorsa başvurduğu anlatım biçimi “ÖYKÜLEME”dir.

SAPTAMA: İşte, öğrencilerin bir yazıyı okurken öncelikle yazarın hangi amacı güttüğünü belirlemesi gerekir.

Öğrenciler Paragraf Sorularını Neden Çözemiyor?

Keza bir yazar yazısını oluştururken amacını daha iyi anlatmak için başvurduğu bir düşünceyi geliştirme yolu vardır.

DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI

1.Karşılaştırma

Varlıklar, olaylar, kavramlar ve aklımıza gelebilecek her şey arasında benzerlik ve farklılıktan yararlanarak kıyas yapmaya karşılaştırma denir. – Ahmet de Mehmet gibi çok çalışıyordu. – Ahmet Mehmet’ten daha çok çalışıyordu.

Püf Noktası! Karşılaştırma için “en, çok, göre, daha, denli, kadar…” gibi sözcüklere odaklanın!

Karşılaştırma iki biçimde yapılır:

Benzerliklerden Yararlanma

Varlık ya da kavramların yalnız benzeyen yönleri ele alınarak karşılaştırma yapılır. Örnek: Andre Maurais’ya göre hikâye, romandan çok tiyatroya yakın bir türdür. Tiyatro gibi onun da sağlam bir çatıya, örgüye, becerikli bir sona, kısacası bir “perde”ye ihtiyacı vardır.

Karşıtlıklardan Yararlanma

Varlık ya da kavramların yalnız karşıt yönleri ele alınarak karşılaştırmaya başvurulur.

2.Benzetme

 

Bir kavramı ya da varlığı diğeri gibi gösterme ya da düşündürmeye denir.

– Aşk da ateş gibidir. İkisi de yakar. – Gelincikler bir küçük çocuk gibi el sallıyor.

3. Alıntılama

 

Bir düşünceyi pekiştirmek için birinden bir söz almaya ya da bir yazıdan bir bölüm alıp yazısında kullanmaya denir. Bu söz ayet, hadis, atasözü olabilir.

– Şiir derin bir iç çekiştir, der Haşim. (Alıntılama) -Ağaç yaşken eğilir, der atalarımız. Alıntı Dikkat! Alıntı bir iddiayı ispatlamak için kullanılırsa aynı zamanda tanık gösterme olur.

3.Tanık Gösterme

 

Herhangi bir iddiayı pekiştirmek için o konuda uzman birinin görüşlerinden yararlanmaya denir.

– Hafız Nuri: “Kur’an ancak tecvitle okunur.” derdi. Başından beri savunduğum görüşü destekleyen bir kişi bulmuştum artık.

İki şekilde yapılır:

1.Uzman kişinin sözü olduğu gibi alınabilir. “Bir insanın son umutları gibidir şu sonbahar!” demiş bir yazar. Bu sözün içinde geçen yılların bütün anıları vardır. Derin bir acı, içten bir özleyiş…

2.Uzman kişinin düşüncesi dolaylı yoldan verilebilir. Yunus, hayatın bir bilmece olduğunu söyler. Evet, tam da dediği gibidir…

4. Örnekleme

 

Bir açıklamayı, araştırmayı, tartışmayı desteklemek için başvurulan bir yöntemdir. – Şiirimizi yabancı etkilerden uzak tutan kuşaklar da yok değil: Hececiler, Genç Kalemler…

Püf Noktası! Bir sözün örnekleme olup olmadığını anlamak için o sözün başında “örnek olarak, örneğin, misal olarak…” gibi sözlerin bulunması gerekir. Cümlede bu sözcükler yoksa bu sözcükleri bizim yakıştırmamız gerekir.

5.Tanımlama

 

Bir kavramın ne olduğunu belirlemeye denir. Tanım, “Neye denir ve nedir?” sorularının yanıtıdır. – Sevgi, sonsuzluk kapılarını açan bir anahtardır. – Sokak, şairlerin yalnızlıklarını paylaştığı imgeye denir. Dikkat! Tanım bir kavramın ne olduğunu belirler, ne olmadığını değil. – Şiir kendinden geçme sanatı değildir. (Bu cümle tanım cümlesi değil.)

6. Abartma

 

Bir kavramı olduğundan büyük ya da küçük göstermeye denir. – Sinek kartalı kanatlarından tutup yere vuruyordu.

7. Karşıtlık

 

Aykırı düşünce ve sözcüklerin bir kavramda toplanması: yaşayan ölüler. / Seni almak için seni verdim / Yaşamak için medfene girdim

Dikkat! Cümleler birbirine “ama, tersine, halbuki, fakat, oysa… vb.” sözcükleriyle karşıtlık ilgisiyle bağlanır.

Örnek: -Dizelerinde avazı çıktığı kadar susması bundan. Bu suskunluk, okur için bir sağaltım süreci aynı zamanda.

8. Nesnellik

 

Yorum ve kişisel görüş içermeyen yargılara denir. Nesnel yargı, kanıtlanabilir yargıdır. – Dünden beri yağmur yağıyor. (nesnel) – Kitabın son sayfası yırtıktı. (nesnel)

9.Öznellik

 

Yorum içeren, kişisel kanılara dayanan yargılardır. Öznel yargı, kanıtlanamaz yargıdır.

Kanı Nedir? Görüş ve düşüncelere kanı denir. Kanıların tamamı özneldir.

10. İzlenim

 

İzlenim, bir nesnenin ya da durumun duyular yoluyla insan üzerinde bıraktığı etki, intiba.

11. Üslup (Biçem)

 

Bir işin nasıl yapıldığı ile ilgili yargılara denir. Dikkat Edebi metinlerde daha çok bir yazının anlatımının nasıl olduğunu bildiren yargılardır. Yani yazının dilsel özelliklerini ele alan yargılara denir.

12. Sayıp Dökme (Söz sanatı terimi)

 

Bir işin türlü hallerini, bir şeyin bütün parçalarını zihne çarpacak şekilde art arda sıralayıp söyleme.  “İmgeler zenginiydi bu kent. Boğaziçi, erguvanlar, Galata Köprüsü, balıkçılar, martılar, vapurlar, İstiklal Caddesi kentin gürültüsü…” yargısında sayıp dökme vardır.

 

13. Sorulara Başvurma

 

Biçim yönünden soru özellikli olduğu hâlde soru sormak, cevap istemek amacıyla kullanılmayan cümledir. Bu cümleler çoklukla bir duyguyu vermek amacıyla kurulur.
Kendi kadrini bilmeyen, dostun kıymetini nereden bilsin?

-Onun, gençliğinde ne yaman güreştiğini bilmez miyim? -Sana hiç hediye almaz olur muyum? -Sizinle gelmeyi nasıl istemem?

İki tür soru cümlesi var: 1. Kendi kendimize sorduğumuz sorular – Benim mi dünyam karardı? (Bunlara sözde soru cümlesi denir) 2. Başkasına sorduğumuz sorular – Arkadaşlar, bu kitaplar benim mi? (Bunlara gerçek soru cümlesi denir.)

14. Nitelendirmelere Yer Verme

 

Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik.
Metinde varlıkların nasıl oldukları verilmişse nitelendirmelere yer verilmiş demektir.

 

15.Kanıtlama

 

Anlatılanları kanıt göstererek ispatlama. Dikkat! Kanıtlama için sayısal veriler, alıntılar, tanıklar önemlidir.

16. Sayısal Verilere Yer Verme

 

Herhangi bir saptama (araştırma) veya bir iddiayı delillendirmek çin başvurulan bir düşünceyi geliştirme yoludur. Sayısal veri tek de olabilir birden çok da olabilir. Örnek: – Türkiye’de her 10 kişiden biri düzenli olarak dişin fırçalamaktadır.(tek veri) – Türkiye’de kitap okurlarının %20si Bursa %30u İzmir %18i İstanbul’da bulunmaktadır.(çok veri)

17. İlişki Kurma

 

İki kavram arasındaki ilgiden üçüncü bir hüküm çıkarma durumudur. Bir olayın ya da olgunun kendisine benzeyen bir başka olaya bağlanarak anlatılmasına ilişki kurma denir. Örnek: Ben, hasta ruhları ve sinirli insanları daima yüzlerinin tebessümlü olup olmamasıyla teşhis ederim. Sinirli adamların yüzleri gülmez. Tebessümden mahrum bir çehre gördüğü zaman, derhal bunun bir sinir hastasına ait olduğunu anlarım. Tebessüm, ruhun sağlamlığı kadar, saadetin de müjdecisidir.

18.Dolaylı Anlatım

 

Alıntılanmak istenen ifadelerin olduğu gibi değil ikinci kişinin ağzından aktarılmasına denir. Örnek: – Buraların daha önce temiz olduğunu söylerdi. – Ona göre hayat gerçekten zormuş. – Belediye yolların yarın kapalı olacağını açıklamış.

19. Duyusal Anlatım

Beş duyudan yararlanarak anlatılanları somutlaştırmaya duyusal anlatım denir. Görme, işitme, dokunma, tatma ve koklama duyularına seslenen ayrıntılar olmalıdır.

20. Birinci Kişili Anlatım

 

Yüklemin birinci tekil veya birinci çoğul şahıslara göre çekimlenmesidir.

İşte, bir öğrenci bir yazıyı okurken öncelikle hangi anlatım biçimine ve düşünceyi geliştirme yoluna başvurulduğunu bilmesi gerekir. Çünkü bunu bilmek,amaçlı okuma yapmamızı sağlar. Bunları bilmeden girişilecek okuma amaçsız ve gelişigüzel bir okuma olacaktır.

Faysal DAL

0

Paragraf Soru Analizleri

Gönderen:

Paragraf Soru Analizleri

(I) Türkiye’nin konut mimarisine yönelik farkındalığı 1970’lerde kurumsallaşmaya başladı. (II) 1973 yılında çıkarılan Eski Eserler Kanunu ile cami, kervansaray, hamam gibi yapıların yanı sıra yöresel konutlar ve kentsel sit alanları da koruma altına alındı. (III) Ardından 1976 yılında, eski evlerin korunması için Türkiye Tarihî Evleri Koruma Derneği kuruldu. (IV) Derneğin amacı, tarihî evlerin ortak bir kültürel mirasın parçası olduğunu halka göstermekti. (V) Evlerin bakımına katkı sağlamak adına ev sahiplerine yardımda bulunmak da derneğin öncelikleri arasındaydı. (VI) Türkiye Tarihî Evleri Koruma Derneği için son derece anlamlı bir logo tasarlandı. (VII) Osmanlı Dönemine ait tipik ahşap bir evin kolonlarla desteklenmiş üst katının silüeti logoda yer almaktaydı. Bir parça iki paragrafa nasıl ayrılır?

 Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

  1. A) II.                            B) III .                         C) IV .                     D) V.                 E)VI.

Bir parça iki paragrafa nasıl ayrılır?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM

-Parçanın ikiye ayrılabilmesi için ( Paragraf Soru Analizleri)

  • Parçada iki farklı konu işlenmişse parça ikinci konuya geçilirken ikiye ayrılmalıdır.

Ama ÖSYM bugüne kadar birbirinden farklı iki konuyu işleyen bir paragraf verip bunu ikiye ayırın dememiş. Böyle bir soru tipi yok yani.(Paragraf Soru Analizleri)

  • Parçada aynı konunun iki farklı yönü ele alınmış bir paragraf varsa konunun ikinci yönüne geçilirken paragraf ikiye ayrılmalıdır. Bir parça iki paragrafa nasıl ayrılır?

ÖSYM bu tip sorularda genellikle böyle bir yol izlemektedir. Yani aynı konunun iki farklı yönünün ele alındığı metinlerden soru oluşturup adaylara sormaktadır.

-Peki, adaylar bu sorularda ne yapmalıdır?

-Aynı konunun başka bir yönünün ele alındığı cümleden itibaren paragrafa ikiye ayırmalıdırlar.

Gelelim sorumuza

Ana Konu:Türkiye’nin konut mimarisi

İlk cümleden bu hemen anlaşılmaktadır zaten.

Birinci Bakış Açısı: Konut mimarisine ilişkin farkındalık oluşturmak için kurulan dernek ve derneğin yaptığı faaliyetler.

İkinci Bakış Açısı: Sözü edilen derneğe yönelik logo bulmak için yapılan çalışmalar.

Buna göre logo bulma faaliyetlerinin ele alındığı cümleden sonra parça ikiye ayrılmalıdır.

Bir parça iki paragrafa nasıl ayrılır?

 

CEVAP: E

(I) Egzistansiyalizm bir felsefe sistemidir. (II) Alman filozofu Heidegger tarafından ortaya atılmış, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Fransız düşünürü ve romancısı Sartre’ın benimsemesi ve edebiyata uygulamasıyla bütün dünyaya yayılmıştır. (III) Egzistansiyalist eserlerde standart karakterler yoktur, durumlarla karşı karşıya kalmış insanlar vardır. (IV) Karar verme özgürlüğüne sahip olan bu insanlar, karşılaştıkları durumlarda yaptıkları işlerle kendi özlerini yaratırlar. (V) Egzistansiyalist eserlerdeki insanların belirli davranış biçimleri olmadığı için yapacakları işler önceden kestirilemez. (VI) Bu bakımdan roman örgüsü, okurların merakını sürekli uyanık tutacak şekilde düzenlenir.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

A)II.                       B) III.                C) IV.               D) V.                             E) VI.

 

Paragraf Soru Analizleri

 

ÖĞRETEN ÇÖZÜM

Dikkat edilirse parçada genel olarak bir sanat akımı olan egzistansiyalizmden söz edilmektedir.

Konunun Birinci Boyutu: Egzistansiyalizmin ortaya çıkışı ve ilk temsilcileri.

Konunun İkinci Boyutu: Egzistansiyalist eserlerdeki karakterlerin özellikleri.

Aklında Bulunsun! Bu tip soruları hep bu şekilde çözmelisiniz. Buna göre cevabımız III. cümledir.

CEVAP: B

Paragraf Soru Analizleri

(I) Türkiye’nin konut mimarisine yönelik farkındalığı 1970’lerde kurumsallaşmaya başladı. (II) 1973 yılında çıkarılan Eski Eserler Kanunu ile cami, kervansaray, hamam gibi yapıların yanı sıra yöresel konutlar ve kentsel sit alanları da koruma altına alındı. (III) Ardından 1976 yılında, eski evlerin korunması için Türkiye Tarihî Evleri Koruma Derneği kuruldu. (IV) Derneğin amacı, tarihî evlerin ortak bir kültürel mirasın parçası olduğunu halka göstermekti. (V) Evlerin bakımına katkı sağlamak adına ev sahiplerine yardımda bulunmak da derneğin öncelikleri arasındaydı. (VI) Türkiye Tarihî Evleri Koruma Derneği için son derece anlamlı bir logo tasarlandı. (VII) Osmanlı Dönemine ait tipik ahşap bir evin kolonlarla desteklenmiş üst katının silüeti logoda yer almaktaydı. Bir parça iki paragrafa nasıl ayrılır?

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

  1. A) II.                            B) III .                         C) IV .                     D) V.                 E)VI.

Paragraf Soru Analizleri

ÖĞRETEN ÇÖZÜM

-Parçanın ikiye ayrılabilmesi için

  • Parçada iki farklı konu işlenmişse parça ikinci konuya geçilirken ikiye ayrılmalıdır.

Ama ÖSYM bugüne kadar birbirinden farklı iki konuyu işleyen bir paragraf verip bunu ikiye ayırın dememiş. Böyle bir soru tipi yok yani.

  • Parçada aynı konunun iki farklı yönü ele alınmış bir paragraf varsa konunun ikinci yönüne geçilirken paragraf ikiye ayrılmalıdır. Bir parça iki paragrafa nasıl ayrılır?

ÖSYM bu tip sorularda genellikle böyle bir yol izlemektedir. Yani aynı konunun iki farklı yönünün ele alındığı metinlerden soru oluşturup adaylara sormaktadır.

-Peki, adaylar bu sorularda ne yapmalıdır?

-Aynı konunun başka bir yönünün ele alındığı cümleden itibaren paragrafa ikiye ayırmalıdırlar.

Gelelim sorumuza

Ana Konu:Türkiye’nin konut mimarisi

İlk cümleden bu hemen anlaşılmaktadır zaten.

Birinci Bakış Açısı: Konut mimarisine ilişkin farkındalık oluşturmak için kurulan dernek ve derneğin yaptığı faaliyetler.

İkinci Bakış Açısı: Sözü edilen derneğe yönelik logo bulmak için yapılan çalışmalar.

Buna göre logo bulma faaliyetlerinin ele alındığı cümleden sonra parça ikiye ayrılmalıdır.

Paragraf Soru Analizleri

 

CEVAP: E

(I) Egzistansiyalizm bir felsefe sistemidir. (II) Alman filozofu Heidegger tarafından ortaya atılmış, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Fransız düşünürü ve romancısı Sartre’ın benimsemesi ve edebiyata uygulamasıyla bütün dünyaya yayılmıştır. (III) Egzistansiyalist eserlerde standart karakterler yoktur, durumlarla karşı karşıya kalmış insanlar vardır. (IV) Karar verme özgürlüğüne sahip olan bu insanlar, karşılaştıkları durumlarda yaptıkları işlerle kendi özlerini yaratırlar. (V) Egzistansiyalist eserlerdeki insanların belirli davranış biçimleri olmadığı için yapacakları işler önceden kestirilemez. (VI) Bu bakımdan roman örgüsü, okurların merakını sürekli uyanık tutacak şekilde düzenlenir.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

A)II.                       B) III.                C) IV.               D) V.                             E) VI.

Paragraf Soru Analizleri 

ÖĞRETEN ÇÖZÜM

Dikkat edilirse parçada genel olarak bir sanat akımı olan egzistansiyalizmden söz edilmektedir.

Konunun Birinci Boyutu: Egzistansiyalizmin ortaya çıkışı ve ilk temsilcileri.

Konunun İkinci Boyutu: Egzistansiyalist eserlerdeki karakterlerin özellikleri.

Aklında Bulunsun! Bu tip soruları hep bu şekilde çözmelisiniz. Buna göre cevabımız III. cümledir.

CEVAP: B

 

 

0

KPSS – ALES ve DGS için Sözel Mantık

Gönderen:

KPSS – ALES ve DGS için Sözel Mantık

ÖN UYARILAR

1.Akıl yürütme sorularında metinle ilgili sorular birbirinden bağımsızdır. Yani gruptaki bir soruyu cevaplayıp cevaplayamama bir başkasını cevaplamada etkili olmamaktadır. KPSS- ALES ve DGS için Sözel Mantık

2.Ayrıca sorular birbirinden bağımsız cevaplanacağından bir sorunun doğru cevabı, başka bir sorunun doğru cevabıyla uyuşmayabilir.

3.Bu soruları cevaplarken basit şema ya da tablolar oluşturmak cevaplamayı kolaylaştıracaktır.

Soruları cevaplamada yararlanılacak bilgilerden bir kısmını verilen ilişkilerden çıkarmak gerekebilir.

Örnek:

Bir raftaki kitaplardan A, B ‘nin sağında, C de  A’nın sağındaysa bu bilgiden C’nin B’ye göre sağda olduğu anlaşılmaktadır.

Ancak Verilen İlişkinin Açık Bir Biçimde Gerektirmediği Başka İlişkilerin Var Olduğu Kabul Edilmelidir. Örneğin, Zeki’nin benden uzun olması onun benden ağır olduğunu göstermez

Sorularda Kullanılacak Malzeme Hipotetik (Varsayımsal) Bir Durumla İlgili Olacaktır.

 

Seçilecek Malzeme, Okul Başarısı Ve Öğrenim Gördüğü Alan Ne Olursa Olsun Bir Üniversite Mezununun Karşılaşmış Olması Ve Anlaması Beklenen Türden Olacaktır.

DİKKAT! Bu soruların cevaplanabilmesi için formel mantık bilgisine ihtiyaç yoktur.

AMA bazı temel düşünme becerilerine ihtiyaç vardır.

Şimdi bu düşünme becerilerini tek tek inceleyelim.

SÖZEL AKIL YÜRÜTME (MUHAKEME ) BECERİLERİ

AKIL YÜRÜTME(DÜŞÜNME) NEDİR?

Zihnin bir konuyla ilgili bilgileri karşılaştırarak, aralarındaki bağlantıları(ilişkileri) inceleyerek bir yargıya ya da karara varma etkinliğidir.

Başka bir deyişle zihnin, önermeler arasında ilişki kurup bir sonuca varması.

BAĞLANTILARIN İDRAKİ (KAVRANMASI)

Arapça drk kökünden gelen idrak « merdivenin en alt basamağı, bir şeyin en dip noktası» sözcüğünden alıntıdır.

İdrāk »bir şeyin sonuna veya dibine ulaşma, erme, bir şeyi tam olarak kavrama, anlama» anlamına gelir. Yani zihni adım adım ilerleterek bağlantıları kavratıp varsayımsal sonuca gitmektir.

Bu sorularda ilk yapılması gereken, önermeler arasındaki bağlantılar idrak etmektir.

Dikkat! Akıl yürütme sorularını sağlıklı çözmek için öncelikle çıkarım yapabilmeyi öğrenmelisiniz.

ÇIKARIM (İSTİDLAL, İNFERENCE)

Verilenlerden hipotetik (varsayımsal) sonuç çıkarmadır. Bu sorularda önemli olan verilen önermeler ve yargılara arasındaki ilişkilere bağlı olarak çıkarımlarda bulunabilmektir.

İki Şekli Vardır:

*Birleştirme (Sentez, Composition):Bazı bakımlardan birbirine benzeyen parçaların (cüz, ferd) benzemeyen yanlarını bir yana koyup, benzer nitelikleri itibariyle onları bir araya getirme.

*Soyutlama (Analiz, Resolution, Abstraction): Bir parçanın talî (ikinci derece, secondary) niteliklerini bir yana koyup onun aslî özelliğini kavrama.

Verilen önermelerde varlıkların asli özelliklerini saptayın.

Örnekler

  • Ali ve Ahmet kardeştir.
  •  Ali’nin babası Selman’dır.

Çıkarım : Buradan Selman’ın Ahmet’in de babası olduğu anlaşılmalıdır.

  • Okulun önü çok kalabalıktı.
  • Hüseyin de okulun önündeydi.

Çıkarım: Buradan Hüseyin’in de kalabalıktan biri olduğu anlaşılmalıdır.

MUKAYESE(KARŞILAŞTIRMA)

Farkları ve benzerlikleri kavramadır.

İki şekli vardır:Birleştirme ve soyutlama

  • Birleştirme (Sentez, Composition):Bazı bakımlardan birbirine benzeyen parçaların (cüz, ferd) benzemeyen yanlarını bir yana koyup, benzer nitelikleri itibariyle onları bir araya getirme.
  • Soyutlama (Analiz, Resolution, Abstraction):Bir parçanın talî (ikinci derece, secondary) niteliklerini bir yana koyup onun aslî özelliğini kavrama.

Verilen önermelerde varlıkların asli özelliklerini saptayın.

4.HİPOTEZ (Tahmine Dayalı Sonuç)

Gözlemi yapılan olaylar hakkında uygun ve gerekli bir açıklama yapmaktır. (Tahmine dayalı)

Bu Sorularda Verilen Bağıntılardan Hipotetik( Olasılıklı) Sonuçlara Ulaşmak gerekir.

5.SAFSATA (Yanlış Mantık Yürütme)

Başkalarını yanıltmak ve şaşırtmak için görünüşten doğru, gerçekte yanlış olan kıyas şekilleridir. Tartışmalarda bazı kimselerin ustalıklı kelime oyunlarıyla karşısındakini şaşırtarak yanlış sonuçlar çıkarmaları ve sorunu başka yola dökmeleridir.

Örnek:

Nadir olan şey kıymetlidir.

Kör at nadirdir.

O halde kör at kıymetlidir.

Örnek:

Bir buğday tanesi yığın yapmaz.

İki, üç, dört, tane de yığın yapmaz.

Öyleyse yüz bin tane yığın yapmaz.

Dikkat!

Akıl Yürütme İçin En Önemli Beceri İlişkilendirme Becerisidir.

6.İLİŞKİLENDİRME MANTIĞI

Olaylar, nesneler, kişiler durumlar arasında var olan karşılıklı bağlılık.

Değişkenler arasında aynı ya da ters yönde var olan karşılıklı bir ilginin bulunmasıdır.

Dikkat!

Ters Yönde ilişki de ilişki kabul edilir.

– İyi – kötü (Ters yönde ilişki var . )

– Siyah – kara ( Aynı yönde ilişki var.)

Bu Sorulardaki İlişkiler Nelerdir?

A-  Zaman Açısından Sıralanış

Örnek: Ahmet Ali’den önce fakat Zeki ‘den sonra sınava girmiştir.

B – Mekân Açısından Sıralanış

Örnek: A Kenti B ‘nin güneyinde C’nin doğusundadır.

C – Üyelik ya da Bir Grubun Elemanı Olma Koşulları

Örnek: Komiteye Ahmet girerse Ali ‘de girecektir.

D- Neden Sonuç İlişkisi

Örnek: Dede öldü, üzüntüsünden nine de öldü.

E- Sabit Değişmez İlkelere Dayalılık

Örnek: Mehmet altıncı katta oturmaktadır. Süleyman yedinci katta oturmaktadır.

F- Değişebilir İlişkilere Dayalılık

Örnek: Ahmet ya ressam yada müzisyendir. Fatih sağlıkla ilgilidir.

Soru Tipi

Üç katlı bir apartmanın her katında ikişer daire bulunmaktadır. Avcı, Bakır, Cevizci, Duman, Ekici ve Fırtına ailelerinin oturduğu dairelere ilişkin kimi bilgiler şu şekildedir:

Her dairede yalnızca bir aile oturmaktadır.

Avcı ailesi en üst kat olan üçüncü katta oturmaktadır.

Cevizci ailesi, Ekici ailesinin üstündeki katlardan birinde oturmaktadır.

Fırtına ailesi, Cevizci ailesinin üstündeki katlardan birinde oturmaktadır.

Soru Tipi

Ahmet, Bekir, Ceren, Demir, Elif, Fatma ve Galip isimli öğrenciler ders kayıtları sırasında kimya, matematik veya tarih derslerinden birini seçmiştir. Öğrencilerin ders seçimlerine ilişkin kimi bilgiler şu şekildedir:

Matematik dersini üç kişi seçmiştir.

Kimya dersini seçen iki kişiden biri Elif’tir.

Bekir ve Ceren aynı dersi seçmiştir.

Demir, Elif ve Fatma adlı öğrencilerden her biri farklı dersleri seçmiştir.

Bu sorularda önemli olan verilen önermeler arasındaki ilişkiyi saptayıp ona göre basit mantıksal bağlar kurmaktır.

 

III. BÖLÜM: ÖNERMELER

Paragrafta Hız- ALES ve DGS için Sözel Mantık-1

Önerme Nedir?

Doğruluğu  ya da yanlışlığı ispatlanabilen kesin yargılara denir.

  • Ali, Cem’in amcası, Süleyman’ın babasıdır.(önerme)
  • Türkiye’nin başkenti Ankara’dır.(önerme)
  • Ali -Selma’nın kardeşidir. (önerme)

Dikkat! Öznel yargılar önerme kabul edilmez.

ÖNERME TİPLERİ

A. Yargının Gerçekleşmesi Bakımından Önermeler

Olumlu Önermeler: İşin, oluşun, kılışın, olayın, durumun gerçekleştiğini bildiren önermelerdedir.

  • Şaban üçüncü katta oturuyor.
  • İbrahim 100 m koşusuna katılmıştır.

Olumsuz Önermeler: Yargının gerçekleşmediğini bildiren önermelerdir.

  • Fatma’nın gittiği yere Elvin gitmemiştir.
  • Selvi ikinci odada değildir.

B.Nicelik Yönünden Önermeler

1.Tümel( bütüncül) Önermeler:

  • Sınıftaki herkes pikniğe gitti.
  • Herkes farklı bir dönemde kampa gitmiştir.

2.Tikel Önermeler: Bir grubun bir kısmını ele alan önermelerdir

  • Kimi adaylar gergin olur.

( Buradan bazı adayların gergin olmadığı da anlaşılmalıdır.)

  • Bazı köylüler pazara ürün götürmez.

(Buradan bazılarının da pazara  ürün götürdüğü anlaşılmalıdır.

Tekil Önermeler: Öznenin tek olduğu önermelerdir.

  • Ali, Buket, Ceyda akşamları çalışır.
  • Sadece Süleyman gündüz çalışır.

C. Koşullu Önermeler

1.Bitişik Koşullu Önermeler: Yargılardan biri gerçekleşmişse diğeri de gerçekleşir.

  • AKBİL doluysa bu otobüse binersiniz.
  • Ali okula gitmişse ben de giderim.
  • ‘’Bursa’’ sözcüğünün içinde A harfi varsa ‘’Kütahya’’ sözcüğünde de vardır.

2.Ayrık Koşullu Önermeler: Yargılardan biri gerçekleştiği diğerinin gerçekleşmediği önermelerdir.

  • Ali ya ressamdır ya da sağlıkçıdır.
  • Selam 3. katta değilse 5. kattadır.

D. Birbirine Bağlı Önermeler:

  • Ali ve Derya üçüncü katta oturmaktadır.
  • Selma da Hüseyin de tiyatroya gitmiştir.
  • Hatice Perşembe ve Cuma siyah eteğini giymektedir.
  • Tayyar ve Cafer aileleri hafta sonu nikah kıymaktadır.

Dikkat!

Sözel akıl yürütme (muhakeme) becerileri sorularını çözümleyebilmek için önermelerin niteliklerini çözümleyebilmek gerekir.

Aklında Bulunsun! Paragrafta Hız ve ALES ve DGS için Sözel Mantık-1

KPSS, ALES ve DGS Sözel Akıl Yürütme sorularında öncelikle hangi önermeler arasında bir bağlantı varsa onu bulmalısınız.

 

YÖNLENDİRİCİ SÖZCÜKLER

 

«VE»  BAĞLACI

Verilen önermelerin hepsinin yargılarının gerçekleştiği veya gerçekleşmediği durumlarda kullanılır.

  • Özge ve Özhan sinemaya gitmiştir.

(Bu durumda bir sınıflandırma yapsaydım Özge ve Özhan’ı aynı gruba dâhil ederdim.)

Dikkat!

’’ Ve’’ bağlacıyla aynı anlama gelen’’ de , de…..de, hem …..hem’’ bağlaçlarının da cümledeki kullanım özelliklerine dikkat etmelisiniz.

  • Ahmet de Mehmet de 4A arabasına binmektedir.
  • Hem Selma hem Bahri kimyayı seçmeli almaktadır.

 

VEYA (YA DA)

Bu bağlaçla birbirine bağlanan yargılardan en az biri doğrudur.

  • Katılımcılardan doktor olan, Aşkın veya Selami’dir.

( Buradan Selami’nin veya Aşkın’ın doktor olduğu anlaşılmalıdır.)

  • Ceyda sinemaya ya da tiyatroya gitmektedir.

(Buradan Ceyda’nın sinema veya tiyatrodan birine gittiği anlaşılmalıdır.)

 

HARİÇ=SALT=SADECE = YALNIZ= ANCAK

Bu sözcüklerin bulunduğu önermelerde sözü edilen kişi, olay, durumla ilgili tek hüküm vardır.

  • Sinema biletini sadece Ali almıştı. (Buradan diğerlerinin sinema bileti almadıkları anlaşılmalıdır.)
  • Ali hariç herkes kalemini almıştı.(Buradan Ali’nin kalem almadığı anlaşılmalıdır.)
  • Cafer dükkânında gül hariç bütün çiçekleri satmaktadır. (Buradan Cafer’ in gül satmadığı ama karanfil sattığı anlaşılmalıdır çünkü karanfil de bir çiçektir.)

EN,  DAHA, KADAR, İSE…VB.

Siyah kitap, kırmızı  kitaptan daha ağırdır.

Bu yargıdan,

  • Kırmızı kitap ağırdır.
  • Siyah kitap daha ağırdır.

yargıları çıkarılabilir.

Dikkat!

Siyah kitabın kırmızı kitaptan ağır olması kırmızı kitabın hafif olduğunu göstermez. Ama siyah kitaptan daha hafif olduğu söylenebilir.Paragrafta Hız- ALES ve DGS için Sözel Mantık-1

Örnek Soru:

Bir cumartesi günü Ali, Burak, Hüseyin adlı erkeklerle, Ceren, Demet, Eda, Fatma, adlı kızlar sinemaya, tiyatroya ya da maça gitme seçeneklerinden birini tercih etmiştir. Bu kişilerin tercihleriyle ilgili olarak aşağıdaki bilgiler verilmiştir:

Eda sinemaya gitmiştir.

Burak, Ceren ile aynı yere gitmiştir; Demet ise onlardan farklı bir yere gitmiştir.

Tiyatroya yalnızca iki kız gitmiştir.

İkisi erkek, biri kız olmak üzere üç kişi maça gitmiştir.

Bu bilgilere göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Örnek Çözüm:

A) Demet maça gitmiştir.(Yanlış , tiyatroya gitmiş.)

B)Ali maça gitmiştir.(Olabilir.)

C)Fatma sinemaya gitmiştir.(Olamaz, tiyatroya gitti.)

D)Hüseyin ve Burak maça gitmişlerdir.(Olabilir, onlar ya sinema ya da maça gidebilirler.)

E) Eda ve Ceren farklı yerlere gitmişlerdir. (Kesin doğru çünkü eda sinemaya ceren de maça gitti.)

Yanıt: E

Aşağıdakilerden hangisi kesinlikle yanlıştır?

A)Hüseyin maça gitmiştir. (olabilir)

B)Ali sinemaya gitmiştir. (olabilir)

C)Burak ve Ceren sinemaya gitmişlerdir. (Gidemezler çünkü Eda kesin sinemaya gidiyor, kalan iki kız da tiyatroya gideceği için maça gidecek kız bulamayız.)

D)Ali ve Eda farklı yerlere gitmişlerdir.(olabilir)

E)Hüseyin ve Fatma farklı yerlere gitmişlerdir.(doğrudur)

Yanıt: C

Aşağıdakilerden hangisinin, nereye ve kimlerle gittiği kesin olarak bilinmektedir?

A) Ali B) Hüseyin C) Ceren          D)Demet                       E) Eda

Yanıt: D

Not: Neden ‘’D’’ olduğunu düşünün.

 

 

1
18 Sayfa 1 12345...»
error: İçerik Korumalıdır !!