Blog

Kur’an İlmi ve Zikir İlişkisi

Gönderen:

Kur’an İlmi ve Zikir İlişkisi

 

124 – Her kim de benim zikrimden (Kur’ân’dan) yüz çevirirse, (bilsin ki) ona dar bir geçim vardır ve onu kıyamet günü kör olarak haşrederiz.( TAHA ) Kur’an İlmi ve Zikir İlişkisi

Zikir Nedir?

Bu sözcük Aramice/Süryanice dkar “anma, hatırlama” kökü ile eş kökenlidir. Aramice/Süryanice kök Akatça zakāru “adlandırma, adını anma” sözcüğü ile eş kökenlidir. Akatça sözcük Akatça zikru (ad) sözcüğünden türetilmiştir.

O halde “zikir ” sözcüğü ile kastedilen Allah’ın varlığını hatırlamadır. Bu aynı zamanda kişiyi kendi varlık nedenini sorgulamaya götürür. Çünkü Allah inşa edendir ve bir görevle insanı inşa edip yeryüzüne gönderendir.Kur’an İlmi ve Zikir İlişkisi

Bu durumda insanın Allah’ı zikretmesi, evet onu anması anlamına gelir ama daha çok insanının görev ve sorumluluklarını bilmesi anlamına gelir. Yani burada düşünülmesi gereken, eline tespihmatik alıp “Allah Allah” demekten çok, Allah’ın varlığını hatırlayıp oradan kendi varlık nedenini sorgulamaktır.

Peki Allah’ın Zikri Nedir?

Allah’ın zikri Kuran ve Kur’andaki öğretilerdir. Allah’ın insanlara verdiği görev ve sorumlulukları unutmadan kendisini, ailesini, çevresini ve yaşam kurallarını ve ilkelerini Kuran ilkelerine uydurarak yeryüzünde belirli bir süre vakit geçirmek Allah’ın zikridir.

Kişinin, toplumun, insanlığın kurtuluşu ve selameti bu zikre uygun düzenlemeleri hayata geçirmektir. Kuran’a uzak yaşamlar, kurallar, kanunlar, tüzükler, yönetmelikler asla sulh ve selamet getirmez. Gergin, mutsuz, güvensiz, huzursuz, tedirgin karakterde kişi ve toplumların varlık nedeni Allah’ın zikrinden uzak yaşantılardır.Kur’an İlmi ve Zikir İlişkisi

Bir insan veya toplum kendini ne kadar selamet ve suhulette hissederse etsin Allah’ın zikrinden uzaksa iç dünyasında tedirgin ve mutsuzdur. Dünya hayatında kaotik bir ruhla girdaplar içinde yaşar ama biz onu göremeyiz. Evi vardır, arabası vardır, yazlığı vardır, parası vardır ama yine ruhen korkaktır. Kendinden ve çevresinden emin olmadan yaşar. Yüksek duvarlı güvenlikli sitelerde yaşar ama rahat değildir. Darlık onun ruhundadır. Allah ona gıda olarak darlığı nasip etmiştir.

Bu durum ülkeler için de geçerlidir. Ülkeler vardır zenginlik ve bol nimetler içinde yüzer ama hâlâ dünyadaki bütün kaynakları ele geçirmeye yönelik politikalar geliştirir. Nerede fakir bir ülke varsa tepesine çullanır çünkü ruhu suhulette ve sükunette değildir. Selamet ve ferahlık duygusu ona nasip edilmemiştir. Allah o devlete de darlık ve sığlık nasip etmiştir.

Allah’ın zikrine uyan devletler güvenlik politikaları geliştirmek, silahlanmak ve daha fazla güçlenmek yerine, yeryüzüne barış ve huzur getiren politikalar geliştirmek zorundadır. Bütün insanlığın güvenlik ve emniyet duygusu içinde yaşaması için sistemini kurmalıdır.

Ama insanoğlu maalesef ne kendini ne toplumunu bu Zikr’e uydurmadığı için hem kendisi hem yeryüzü kaos içindedir.

Allah’ın Zikri İnsana Ne Sunar?

Allah’ın zikri insanı kendine ve çevresine olumlu bir anlayışla değerlendirmesini sağlar. Kişiyi kendisiyle ve insanlıkla barışa çağırır. Allah’ın zikrinden uzak yaşamlar; körlük, sağırlık, dilsizlik, duygusuzluk değirmeni içinde öğütülmüş anlamsız yaşamlardır.

Allâh’ ın Zikrine Uymuş Modelimiz Var mı?

Allah’ın zikrine uymuş en temiz modelimiz Resul Muhammed Mustafa ‘dır. Muhammed Mustafa ‘nın geliştirdiği yaşam modeli insanlığa şırınga edilmedikçe Allah’ın zikrine uygunluk sağlanmış olamaz.

Faysal Dal

0
  Related Posts

Yorum Ekle


error: İçerik Korumalıdır !!