Blog

ÖĞRENMEDE BEŞ DUYUNUN ÖNEMİ VE ÖĞRETİM SİSTEMLERİ ELEŞTİRİSİ

Gönderen:

ÖĞRENMEDE BEŞ DUYUNUN ÖNEMİ VE ÖĞRETİM SİSTEMLERİ ELEŞTİRİSİ

Öğrenmede beş duyuya seslenen ayrıntılara yer verildikçe öğrenmenin kalitesi artar ve kalıcı bir öğrenme sağlanmış olur. Bu beş duyunun öğrenmeye etkisi – kişisel farklılıklar olmasına rağmen – genellikle şöyledir:ÖĞRENMEDE BEŞ DUYUNUN ÖNEMİ VE ÖĞRETİM SİSTEMLERİ ELEŞTİRİSİ

Görme Duyusu                                      % 75

İşitme Duyusu                                       % 13

Dokunma Duyusu                                 % 6

Koklama Duyusu                                    % 3

Tatma Duyusu                                         % 3

Öğretmen öğretirken ve öğrenci öğrenirken bu tabloyu göz önünde bulundurmak zorundadır.

Görme Duyusu

Göz gören için öğrenmede en etkili organdır ve öğretmen sınıf ortamını, dersin konusunu ve ünitesini de hesaba katarak bu organın en aktif bir şekilde kullanılmasını sağlayacak şekilde düzenlemelidir. Bu amaçla çizelge, taslak, şema, tablo, harita, modeller, filmler, rol oynama, drama, gezi, gözlem vb. ögelere yer vererek görme duyusu hareket geçirip öğrenmeyi kalıcı hale getimelidir.

Türk eğitim sitemindeki en büyük hatalardan bir tanesi de öğretmenin görsel hiçbir ögeye yere vermeden elinde tebeşir veya kalemle elini kolunu sallayarak sınıfa girip etkili bir şekilde dersi işlediğini sanması. Bu durum, sadece o öğretmenin suçu değil çünkü onun öğretmeni de aynen bu şekilde sınıfa girerdi. Peki, temel sıkıntı nerede? Tabii ki her zamanki gibi balık baştan kokar: Türk Öğretim Sistemi. Bakın, Türk eğitim sistemi demedim. O ayrı bir olgu. Onu ayrıca değerlendirmek lazımdır.ÖĞRENMEDE BEŞ DUYUNUN ÖNEMİ VE ÖĞRETİM SİSTEMLERİ ELEŞTİRİSİ

İşitme Duyusu

Öğretmenin öğretim sürecinde kullandığı en önemli kanal sesidir. Ses tonu ne öğrencinin duyamayacağı kadar kısık ne de öğrencinin kulaklarını sağır edecek yüksek tonda olmalıdır.

Türk Öğretim Sistemindeki hatalardan biri de öğretmenlerden bazısının iyi ders anlatacağım diye derslerde bulunduğu kattaki bütün sınıfların ders işleyişini zorlaştıracak kadar yüksek tonda der anlatması ya da sınıfın en arkasındaki öğrenciyi bırakın en öndeki öğrencinin bile zar zor duyabileceği bir tonda anlatması. Olması gereken ne peki? Bakın bizleri yaratan yüce Rabbimiz ne diyor Lokman suresinde: ” Sesinde ve yürüyüşünde tabii ol! Sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini herhalde eşeklerin sesidir!”

Yani sesimizde doğal olmalıyız. Ne öğrenciyi uyut ne de sağır et! Ayrıca yan sınıflarda ders işleyen öğrenci ve öğretmenleri rahatsız etme ki öğrenme ortamı bozulmasın.

Dokunma Duyusu

Bazı öğrenciler dokunarak öğrenirler. Öğretmenlerin öğrencilerin konuyla ilgili materyallere dokunmalarına izin ve imkân tanıması gerekir.

Türk Öğretim Sisteminde genellikle öğretmenin sınıfa getirdiği materyallere öğretmenden başkası dokunamaz. Neden mi? Kırılır ve yenisi alınmaz diye. Devlet her şeye para bulur ama iş okula malzeme almaya gelince asla alınmaz, müdüre havale edilir. Müdür de ne yapacak? Ya tebeşire ve tahtaya devam ya da velilerle iş birliği yaparak okula malzeme almaya çalışır. Bu arada unutmadan söyleyeyim alınan malzemeler de genellikle beden eğitimi dersinin işlenmesine elverişlidir. Yani bir kimya laboratuvarı kurmaz. Okul futbol, voleybol, basketbol takımları için top çeşitleri bol bol alınır ama diğer dersler boş verilir.ÖĞRENMEDE BEŞ DUYUNUN ÖNEMİ VE ÖĞRETİM SİSTEMLERİ ELEŞTİRİSİ

Bu işi layıkıyla yapan idareci ve öğretmenlerimiz tenzih ederim.

Koklama Duyusu:

Bütün öğretmenlerin görevi,  madde ile karakteristik kokular arasındaki bağı öğrencilerine kavratmaktır. Dil,  edebiyat, fizik, kimya ve diğer derslerde koku duyusuna seslenen ayrıntılara yer verilerek ders işlenmelidir.

Türk Öğretim Sisteminde maalesef çoğu derste çoğu öğretmen kardeşimiz bu farkındalığa sahip bir anlayışla öğretim faaliyetlerini düzenle(y)miyor. Bu farkındalık bütün sistemin sorunudur. Bir öğreten bu yetiye sahip diye işin doğru ve yerinde yapıldığı söylenemez. Bir edebiyatçı işlediği şiirde biçim ve anlam yönünden bu duyuya seslenen ayrıntıları ayıklayıp öğrenciye sunmuyorsa, bir dilci duyuların kavramsal açıklamalarında yetersiz kalıyorsa, bir fen ve teknoloji öğreteni renkler arası geçişlerden habersizse bu duyuya ilişkin ayrıntılar kalıcı hale gelemez. ÖĞRENMEDE BEŞ DUYUNUN ÖNEMİ VE ÖĞRETİM SİSTEMLERİ ELEŞTİRİSİ

Tatma Duyusu:

Öğretmen bu duyuya ilişkin ayrıntıları ön plana çıkararak dersini işleyebilmelidir. Ayrıca bu sadece bir öğretenin sorunu olmamalı. Öğretmenler hem zümreleriyle hem de diğer ders zümreleriyle iş birliği içinde ve koordineli çalışarak bu duyuya ilişkin farkındalık yaratmalıdır. Bütün okul, bütün duyuların işe koyulduğu bir öğrenme ortamı haline getirilmelidir.

Türk Öğretim sisteminde ne yazık ki bırakın bütün okulu bir sınıfta bile bu duyuya ilişkin ayrıntılar çok az işe koyulabiliyor.

ÖNERİLER

  1. Okulda müdürden tutun kapıdaki görevliye kadar herkes öğretim faaliyetlerinin kalıcı olması için açık veya gizil bir şekilde iş birliği yapmalıdır.
  2. Okulun her bölgesi bu duyuların işe koyulduğu ögelerle donatılmalıdır. Bu o kadar da maliyetli bir iş değildir. Yeter ki bütün personelde aynı ruh olabilsin. Okulumuzdaki bir öğrenciyi bile bu farkındalıkla yetiştirip bir değer haline getirebilirsek bu hem okulumuz hem çevremiz hem devletimiz hem de dünya için bir değerdir.
  3. Okulun tek amacı insanı kendine yarar sağlayan bir varlık haline getirmek değildir. Okul bireyi Allah için yetiştiren kurumdur.

Bunu bağnazca ve muhafazakârca bulanlar olacaktır ama dert değil, tartışabiliriz. Bazıları fikri tartışmadan direkt karşı çıkıyor. Bu, entelektüel bir kafanın tavrı olamaz, sığ ve yalınkat bir kafanın tavrı olur. Bunu yapmayın lütfen!

  1. Okulun görevi, bireyin yeryüzünde yaşarken Allah’ın kanunlarını ölçüt alarak hem kendisini hem çevresini düzenleyecek bir bilince ulaşmasını sağlamaktır.
  2. Okul aynı zamanda bireyin buradan göçüp başka bir âleme giderken taşıması gereken argümanlara da sahip olmasını sağlamalıdır. Öyle ya, birey sadece yeryüzünde yaşasın diye oluşturulmadı; onun yeryüzündeki macerasının süresi sonsuz değildir. Buradan gideceği yere hazır olmasını sağlamak gerekir. Nasıl ki çocuk daha anne karnındayken, bu dünyayla bir bağı bile yokken buraya hazır olabilsin diye ona müzik dinletiliyor, iyi besinler yeniyorsa buradan göçüp gideceği yere de hazır hale getirilmelidir. Yaşam alanları ve eğitim ve öğretim faaliyetleri buna göre düzenlenmelidir. Bunu sağlamayan bütün sistemler ve kurucuları vebal altındadır. Yaşam alanlarını açık veya örtük bir şekilde buna göre düzenlemeyen bütün sistemler ve kurucuları elbette sorumluluk altındadır. Bugün bazı kurumlarımızda “Değerler Eğitimi” altında bazı faaliyetler yapılıyor ama yeterli değildir. Planlı ve programlı ve devletin öncülüğünde bu etkinlikler ulusal düzeyde yapılmalıdır.ÖĞRENMEDE BEŞ DUYUNUN ÖNEMİ VE ÖĞRETİM SİSTEMLERİ ELEŞTİRİSİ

Vesselam!

Faysal DAL

 

 

0
  Related Posts
  • No related posts found.

Yorum Ekle


error: İçerik Korumalıdır !!