Paragraf Soru Tipleri ve Çözüm Teknikleri

1.KENDİNDEN ÖNCEKİ YARGININ GEREKÇESİ OLMA

(I) Dillerin yapısı, onu konuşan toplumların yaşam biçimine benzer. (II) Bu nedenle bir dildeki düşünce başka bir dile aktarılınca bütünüyle yansıtılamaz, değişir. (III) Fransızcadan Türkçeye aktarılan bir metin, ne kadar Türkçeleştirilebilir? (IV) Bu, bence mümkün değildir. (V) Çünkü yaşantılar birbirine benzemiyor. (VI) Bu, hayatın temel kuralıdır.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi ” kendinden önceki” cümlenin gerekçesidir?

A) II.                                 B) III.                        C) IV.                       D) V.                    E) VI.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Bu tip soruda yanıtı bulmak için “çünkü veya zira “ sözcüklerine odaklanın. Bu sözcüklerden biri hangi seçenekteyse yanıt odur.

YANIT: D.

2.KENDİNDEN SONRAKİ YARGININ GEREKÇESİ OLMA

(I) Genç şairlere anlamsızlığı benimsemelerini tavsiye etmem. (II) Zor şiirler yazmak, kişiye bir şeyler katmaz. (III) Bu açıdan kimse zor şiirler yazacağım diye uğraşmasın. (IV) Bu yüzden genç şairlere anlaşılır olmak için uğraşmalarını salık veririm. (V) Şiirin sırrını, aynı zamanda anlaşılır olmanın içinde yakalamaya çalışsınlar ki genç şairlikten kurtulsunlar. (VI) Keşke ben de bunu yapabilseydim.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi “kendinden sonraki” cümlenin gerekçesidir?

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Hangi cümlede “bu yüzden, bu sebeple, bundan dolayı vb.” sözcükler varsa yanıt o cümleden bir önceki cümledir.

Dikkat!

Parçada “bu yüzden, bundan dolayı vb.” sözcükler yoksa hangi cümlenin başına bunları ekleyebiliyorsanız yanıt o cümleden önceki cümlede aranmalıdır.

3.NEDEN- SONUÇ İÇEREN YARGILAR

Bir insan, bir başka dili kendi kendine de öğrenebilir elbette. (I) Yeter ki sözcüklerle boğuşmayı, onların anlamlarıyla maceraya atılabilecek iradeyi taşısın. (II) Eskiler bu iradeyi zorunlu olarak içlerinde taşıyorlardı. (III) Dil kursları, geniş kaynaklar olmaksızın dil öğreniyorlardı. (IV) Öğrenecekleri dilin eski ustalarının romanlarından, şiirlerinden başlıyorlardı öğrenmeye. (V) Çünkü başka bir dili öğrenmenin en geçerli yolu, o dilin edebiyatını tanımaktır.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangileri arasında neden- sonuç anlamı vardır

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Bu soru tipinde “ çünkü, zira, bu yüzden, bu nedenle vb.” sözcüklerinin geçtiği cümleyi ve o cümleden önce gelen cümleyi cevap kabul etmeliyiz.

4.SÖZ ÖBEĞİNDE ANLAM ÖZELLİĞİ

Sina Akyol, şiir yaşamına “Su Tadında” yla başladığı günden bu yana daima okurunu da işin içine katmış, hatta okurunu şair yapacak boşluklar bırakmaya başlamıştır. Dizelerinde avazı  çıktığı kadar susması bundan. Bu suskunluk, okur için bir sağaltım süreci aynı zamanda. Akyol’u okumak; okuru besleyen, koruyan ve düşündüren bir uğraş…

Bu parçada geçen “avazı çıktığı kadar susmak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Anlamı oluşturmada okurun da sorumluluk almasını sağlamak

B)İlk şiirlerinden itibaren okurun düşüncesine uygun yazmak

C)Şiirinin anlam derinliklerini yüksek kültüre mensup okurlara açmak

D)Kısa şiirler yazarak okuru dinginleştirmek

E)Edilgen bir okur kitlesi oluşturmaya çalışmak

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Bu tip sorularda ilk yapılacak iş, altı çizili sözün geçtiği cümlenin öncesi ve sonrasına odaklanmaktır. Parçanın tamamını okumak yerine sadece seçilen ifadenin geçtiği cümlenin kendisi ya da bir öncesi veya sonrası şifredir.

Bu soruda “okurunu da işin içine katmış, hatta okurunu şair yapacak boşluklar bırakmaya başlamıştır. Dizelerinde “avazı çıktığı kadar susması bundan” bölümünü okuduğunuzda yanıtı daha çabuk bulursunuz. Bu durumda okuru da işin içine katıyorsa anlamın oluşması için okurun da sorumluluk almasını sağlamaktadır.

                                                                                      YANIT: A

 5. CÜMLE TAMAMLAMA

Son yirmi yılda akıllı teknolojik cihazların —- tasarımları ile ilgi çekici —- stratejileri, bu cihazların bir önceki sürümlerinin değerini kaybetmesine ve çöp —- için potansiyel atık hâline gelmesine neden olmaktadır.

Bu cümlede boş bırakılan yerlere, düşüncenin akışına göre, aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?

A)gösterişli – pazarlama – alanları

B)güzel – piyasa – bölgeleri

C)uygun – reklam – tesisleri

D)resmî – tanıtım – kutuları

E)sevimli – satış – merkezleri

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Bu tip sorulara yanıt ararken boş bırakılan yerlerin öncesi ve sonrası çok önemlidir. Bakın mesela “cihazlar ve tasarımlar” arasında bir boşluk bırakılmış. Tasarım neyle ilgili peki? Tabii ki gösterişle ilgilidir. Aynı zamanda “strateji “sözcüğü “pazarlama”yla ilgilidir. “Çöp” sözcüğü de “alan “ sözcüğüyle ilgilidir.

                                                                                      YANIT: A

6.CÜMLEDEN KESİN YARGI ÇIKARMA

Türk edebiyatının önemli sanatçılarından Yaşar Kemal’in, düşlerine sığınarak hayata tutunmaya çalışan sokak çocuklarının unutulmamaya mühürlenen hayat hikâyelerini anlattığı “Neredesin Arkadaşım”, büyük ustanın çocuklarla yaptığı söyleşilerden oluşmaktadır.

Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Neredesin Arkadaşım adlı eser, Yaşar Kemal’in sokak çocuklarıyla yaptığı röportajların bir seçkisi olarak yayımlanmıştır.

B) Yaşar Kemal’in sokak çocukları üzerine yaptığı araştırmalar okurlarca beğenildiği için bir araya getirilmiştir.

C) Sokak çocuklarından edindiği izlenimlerle Yaşar Kemal, Neredesin Arkadaşım adlı öyküyü sokak çocuklarına ithaf etmiştir.

D) Neredesin Arkadaşım adlı eseriyle Yaşar Kemal, ilk defa sokak çocuklarının sorunlarını bir öykü kitabında işlemiştir.

E) Sokak çocuklarının hayat hikâyelerini konu edinen Neredesin Arkadaşım adlı öykü kitabı üzerine Yaşar Kemal’le yapılan röportajlar bir kitap hâline getirilmiştir.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Bu soru tipinde metinde verilen bilgilerin dışına çıkmadan, nesnel bir yaklaşımla soruyu çözmelisiniz. Yani örtülü anlamlar aramayıp metinden nesnel bir bilgi elde etmeliyiz. Bunun içinde “Bu metnin temel konusu nedir?” diye metne yaklaşınız.

Şifre!

Yüklem ve yüklemden önce gelen sözlere dikkat edin, hızlanırsınız.

                                                                                      YANIT: A

7. CÜMLELERDE KAVRAMSAL YORUMLAMA

(I) Yahya Kemal’in şiirlerini ikiye ayırarak yarısına eski, yarısına yeni demek garip bir hatadır. (II) Bir ruh nasıl hem yeni hem eski olabilir, özellikle Yahya Kemal gibi kişiliği bilinen bir şairde birbirine karşıt iki dünya nasıl bir arada yaşayabilir? (III) Herhâlde bu yanlışlık, onun gazellerini birer taklit olarak görmekten, Yahya Kemal’i taklitçi olarak değerlendirmekten ileri geliyor. (IV) Belki birçok kişi taklit yapabilir, taklitçi olabilir ama onun bu sınıflandırmaya girmediği kesinlikle doğrudur. (V) O, yeni şiir anlayışıyla oluşturduğu gazellerinde Türkçenin lezzetine ve öz şiire susamış bir şair olarak çıkar karşımıza.

 Yahya Kemal’in anlatıldığı bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

  1. A) I. cümlede, şiirlerine yönelik oluşmuş bir yanılgıdan söz edilmiştir.
  2. B) II. cümlede, kişiliğiyle ilgili araştırmaların yetersizliğine değinilmiştir.
  3. C) III. cümlede, şaire ilişkin bir görüşün sebebi belirtilmiştir.
  4. D) IV. cümlede, kimi şairlerden ayrılan yönüne dikkat çekilmiştir.( ama onun bu sınıflandırmaya girmediği)
  5. E) V. cümlede, şairin dil ve şiir anlayışındaki duyarlılık ifade edilmiştir.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Bu tip sorularda parçayı okumadan önce seçeneklere bakmalısınız. Yani önce seçenek sonra söz konusu cümlede o seçeneğin varlığı aranmalıdır. Çünkü kimi sorularda parça bazen beş cümleden daha fazla yer verildiği için öğrenci gereksiz yere seçeneklerde yer almayan cümleyi de okumak durumunda kalıp vakit kaybedebiliyor.

Buna göre sorunun yanıtı A’dır.

                                                                                     YANIT: A

8.KARŞILAŞTIRMA VE ÖNERİ ANLAMI

(I) Dizüstü bilgisayar ekranları çaprazlama, bir köşeden ters köşeye genellikle 12 ile 20 inç arasında boyutlara sahiptir. (II) Büyük ekranların çözünürlükleri daha yüksek olduğundan görüntü daha keskin olur. (III) Büyük ekranlar daha çok yer kaplar, daha ağır olur ve pil ömrünü kısaltır. (IV) Dizüstü bilgisayar; film izlemek, oyun oynamak veya video izlemek için kullanılır. (V) Temel işlemler için kullanacak veya sıkça yanınızda taşıyacaksanız daha küçük ve hafif bir ekran tercih etmelisiniz.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde hem bir karşılaştırma hem de öneri söz konusudur?

A) V.               B) IV.                                              C) III.                         D) II.                         E)I.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ

  • Soruda karşılaştırma sorulmuşsa “ daha, kadar,  en, vb.” “kıyaslama” anlamı olan sözcüklere odaklanın.
  • Soruda öneri sorulmuşsa cümlelerin yüklemlerine hızlıca bakınız ve yüklemde “gereklilik” anlamı aramalısınız.

Dikkat edilirse bu sorunun iki cümlesinde “daha “ sözcüğü kullanılmış: II. ve V.

Bu iki cümlede de karşılaştırma olduğunu gösterir. Ama “öneri” anlamı dikkat edilirse V. nin yükleminde vardır: Tercih etmelisiniz.

 

                                                                                 YANIT: A

 9.ÇIKARIM ANLAMI

(I) Bugünlerde bazı eleştirmenler tarafından şiirin, şiirimizin geçmişe göre gerilediği iddia ediliyor. (II) Hatta günümüzde büyük şairlerin de artık çıkmadığı, insanları derinden etkileyen güçlü şiirlerin de yazılmadığı söyleniyor. (III) Ben bu iddialara ve onun delillerine inanmadığım gibi aslına bakılırsa inanmak da istemiyorum. (IV) Fakat bu iddiayı hazırlayan pek çok nedenin sorgulanmasını ve konunun mutlaka aydınlığa kavuşturulmasını istiyorum. (V) Aslında roman ve öyküde ortaya çıkan çalışmaların niceliksel artışı düz yazıyı ön sıraya taşımışa benziyor. (VI) Şiirde ise niceliksel artışın onun niteliğine katkı sağlaması her zaman mümkün olmamasına rağmen bu alanda bir gerileme varmış gibi görünüyor.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde çıkarım yapılmıştır?

A)I. ile II.                                        B)II. ile III.                                      C) III. ile IV.

D)IV. ile V.                                  E)V. ile VI.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Bir cümlede çıkarım ararken saptamaya bağlı bir yorum yapılıp yapılmadığına odaklanmalısınız. Yani cümlede hem bir “saptama” olacak hem de buna bağlı bir “yorum” yapılmış olacak.

  • Cümlede “ o halde, demek ki, olmalı ki, sonuç olarak, öyleyse vb.” sözcüklerin yer aldığı cümlede kesinlikle “çıkarım” yapılmıştır.
  • Cümle “ Bu da ………….dığını gösterir.” şeklinde bir yapıdaysa kesinlikle çıkarım vardır.

 

Buna göre IV. cümlede geçen bir niceliksel artış saptandıktan sonra ” Düzyazıyı ön sıraya taşımışa benziyor.” yorumu yapılarak çıkarım yapılmıştır. Aynı şekilde V. cümlede saptanan şiirde bir niceliksel artıştan sonra “Bu alanda bir gerileme varmış gibi görünüyor.”  Çıkarımı yapılmıştır.

                                                                                YANIT: E

10. ANLAMCA EN YAKIN YARGILAR

I. Bazen bir insan yüzü, bir olay, bir konuşma, bir doğa parçası yıllar önce okuduğum öykülere götürür beni.

II. Bir öykücünün belleğinde iz bırakan, sessiz bir anıya dönüşen her şey, zamanı geldiğinde yazarını yazmaya zorlar.

III. Öyle öyküler vardır ki ilk okuyuşumda bende bıraktığı izlenimler nedeniyle onu, bir dostu özler gibi özler, zaman zaman onunla birlikte olmak isterim.

IV. Küçük bir ayrıntı, belki bir çocuğun bakışı, bir kedinin kamburunu çıkarıp yazarın ayağına sürtünmesi, öyküde etkileyici ögeler olarak karşımıza çıkar.

V. Yazarları etkileyen, konu sandığında beklemeye bırakılan nice olaylar, durumlar bir süre sonra öyküleştirilmeyi ister.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca birbirine en yakındır?

A) I. ve III.                   B) II. ve   V.                       C) II. ve  IV.              D) III. ve   V.                                    E) IV.  Ve   V.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

  • Öncelikle yapmanız gereken ilk şey, her cümlenin konusunu bulmanızdır. Konuyu bulmak için de “ Bu cümlede neyin sözü ediliyor?” diye basit bir soruyla yola çıkabilirsiniz.
  • Konuyu bulduktan sonra her cümlenin yüklemine ve yüklemden önce gelen sözlere odaklanmalısınız.

Buna göre cümleler irdelendiğinde II. ve V. cümlede altını çizdiğim yerlerin aynı mesajı verdiği görülecektir.

                                                         YANIT: C

11. KOŞUL ANLAMI

(I) Kimi okul kitapları, çocuğu şiirden soğutan örneklerle doludur. (II) Uyak ve ölçüye uydurulmuş bu didaktik söz yığınlarını çarpım cetveli gibi ezberleme zorunlu hâle getirilirse bunlar, iyice sevimsizleşir. (III) Ezberlenen bu tıkırtılı metinler, tek doğru çözümü olan matematik problemlerine dönüşürse çocuk şiirden soğur. (IV) Bir de şiiri, yaşamın dışında bir alan olarak görürlerse duygularını “arabesk” biçimde anlatmaktan başka yol bulamayacaklardır. (V) Eğer eğitimde gerekli düzenlemeler yapımazsa gençler şiirin, matematik, kimya ve bilgisayar kadar güzel bir uğraş olduğunu hiç anlayamayacaklar.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde koşul anlamı yoktur?

A) I. B) II. C) III.           D) IV.                  E) V.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Koşul Nedir?

Bir durumun gerçekleşmesi için lazım olan şey.

Bir yargıda koşul ararken ‘’ ise, ancak, ama, eğer, yeter ki …’’ gibi sözcüklere odaklanın.Bu parçanın cümleleri hızlı bir şekilde incelendiğinde II. cümlede “getirilirse” , III. cümlede “dönüşürse”, IV. cümlede “görürlerse” ve V. cümlede “yapılmazsa” sözcüklerinde “ise” şart ekinin kullanıldığı görülecektir. Ama I. cümlede koşul anlamı verecek bir ek ve anlam yoktur.

                                                                         YANIT: A

12.KENDİNDEN ÖNCEKİ CÜMLENİN AÇIKLAMASI OLAN YARGILAR

(I) Dünyada yedi bin dilin yarısından fazlası yok olma tehlikesiyle karşı karşıya ve gelecek yüzyılda birçoğu da tamamen kaybolacak. (II) Bilim adamları dillerin kaybolmasının, hayvan ve bitki türleri için de tehlike oluşturduğunu saptadı. (III) Buradan yola çıkarak dünyanın biyolojik çeşitlilik haritası ile dillerin dağılım haritasını çıkardı. (IV) Bitki ve hayvan türlerinin en zengin olduğu Amazon Havzası ve Yeni Gine Adası’nda dil yönünden de çeşitlilik görüldü. (V) Bilim adamları bu bölgelerde biyolojik çeşitliliğin nasıl korunacağı bilgisinin dillerin içinde gizli olduğuna inanıyor. (VI) Çünkü bu dillerde, bitkilerin nasıl ve nerede yetiştiğine, hangi hastalıkları tedavi ettiğine ilişkin pek çok bilgi bulunduğunu ancak bunların birçoğunun, yok olan dillerle beraber ortadan kalktığını belirtiyor.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisi kendinden önceki cümlenin açıklamasıdır?

A) II.               B) III.                 C) IV.                     D) V.                    E) VI.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Bir cümlenin kendinden önce gelen cümlenin açıklaması olabilmesi için o cümlede ” yani, çünkü, zira, bu nedenle, bundan dolayı, bu yüzden vb. ” sözcükler olması gerekir.

Buna göre parçaya bakıldığında VI. cümlede “çünkü” sözcüğünün kullanıldığı görülmektedir.

                                                                                YANIT: E

13.DOLAYLI ANLATIM

(I) Foklar ve beyaz ayılar üzerine belgesel hazırlamak üzere kutba gidenler mahsur kalmıştı. (II) Ekipteki üç kişi yoğun uğraşlardan sonra kurtarıldı.(III) Bölgede hava sıcaklığının -20°C olması kurtarma çalışmalarını güçleştirdi. (IV) Kurtarılanlar öncelikle en yakın hastaneye kaldırıldı. (V) Bunlardan biri, kilo kaybettiklerini, gözlerinin bozulduğunu söyledi.

 

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde “dolaylı anlatım” a yer verilmiştir?

A) I.                     B) II.         C) III.               D IV.           E) V.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Dolaylı Anlatım Nedir?

Herhangi birine ait bir ifadeyi anlatıcının sözleriyle değil de aktaranın sunumuyla bildirmeye denir.

ŞİFRE- 1

Bir cümlenin yüklemi

………   dığını söyledi.(belirtti, ifade etti)

………. eceğini söyledi.( belirtti, ifade etti)

………. dediğine göre şeklinde bitiyorsa o cümlede dolaylı aktarım vardır.

                                                                              YANIT: E

14.ÖZNELLİK

(I) İlçedeki termal tesislerin çoğu, kendi kuyularından yararlanıyor. (II) Geri kalanına, İl Özel İdaresinin işlettiği kuyulardan su veriliyor. (III) Burası Türkiye’nin en  sıcak  termal  suyuna sahip,  topraktan 93 derecede çıkan su  mineral açısından çok zengin. (IV) Alman Kaplıcalar Birliğinin raporlarına göre sodyumlu, kalsiyumlu ve klorlu; A ve C grubu şifalı sulardan. (V) Radyoaktifli bileşimiyle içme suyu olarak ya da banyo kürlerinde kullanılabiliyor. (VI) Romatizmaya, kireçlenmeye ve cilde iyi geldiği söyleniyor.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde altı çizili söz cümleye öznellik katmamıştır?

A) I.                       B) II.                       C) III.         D) V.                         E) VI.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Bir yargıda veya sözde kesinlik yoksa yani belirsizlik varsa o yargıda öznellik vardır. Yargıda kesinlik, netlik, tarafsızlık varsa o yargı nesneldir.

Şimdi soruya gelirsek I. cümlede geçen ”çoğu” sözcüğünde belirsizlik vardır. II. cümlede geçen “geri kalanı” ifadesi de belirsizlik taşıyor çünkü geri kalan ne kadardır belirtilmemiş. Aynı şekilde III. cümlede geçen ”çok zengin” ifadesi de kişiden kişiye değişen belirsiz bir anlam taşıyor. V. cümlede geçen “ iyi geldiği söyleniyor “ ifadesi de bir duyuma bağlı belirsizlik anlamı taşıdığı için öznel bir nitelik taşıyor. Ama IV. cümlede geçen ” radyoaktifli bileşim” sözü ispatlanabilir, nesnel bir nitelik taşıyor.

                                                                               YANIT: D

15.DEĞERLENDİRME

(I) Günümüzde gerek yazın yapıtları gerekse genel olarak yazın olgusu üzerinde araştırmalar yapılmaktadır. (II) Araştırmaların yazınsal gösterge bilimi alanında gerçekleştirildiği görülmektedir. (III) Ama bu alanda bile, ortaya konulan tüm ürünlerin aynı ölçüde başarılı olmadıkları açık. (IV) Neredeyse her gün, yeni bir örnekle karşılaşıyoruz; her yeni örnek de bambaşka bir yönelim çıkarıyor karşımıza. (V) Ama değişik yönelimler içinde en tutarlı, en geçerli yolun hangisi olduğunun belirlenmesinin en önemli sorun olduğu da ortada.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde değerlendirme yapılmamıştır?

A)I. ve II.            B) II. ve III.                 C) II. ve IV.                D) III. ve IV.           E) IV. ve V.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

  • Yorum yapılan cümlelerde değerlendirme var diyebiliriz.
  • Bir cümlede “ ama, fakat, oysa, neredeyse, çünkü, yani, bu yüzden ” varsa kesinlikle o cümlede yorum vardır.

Değerlendirme Nedir?

Bir eserin, kişinin niteliğinin ve niceliğinin yorum yapılarak belirlenmesidir. Değerlendirme bir ölçüte dayalı olarak yapılır. Değerlendirme olumlu da olumsuz da olabilir. Aynı zamanda değerlendirmede kesinlikle nesnellik yoktur. Değerlendirme bir kişi, durum veya ürün üzerine iyi veya kötü yorum yapmaktır.

Buna göre III. de geçen “ama “, IV. geçen “neredeyse,  “sözcüğü ve V. geçen “ama” sözcüğü yorum içerdiğinden bir değerlendirmenin varlığından söz edilebilir. Ama birinci ve ikinci cümleler nesnel saptamalar olduğu için değerlendirme yapılmamıştır.

                                                                              YANIT: A

16.OLUMLU VE OLUMSUZ ELEŞTİRİ

(I) Mario Giordano’nun Deney adlı romanı ilk kez dilimize çevrilmesine karşın sinemaseverler bu isme yabancı değil. (II) Deney önce Das Experiment, ardından da The Experiment adlarıyla iki kez sinemaya uyarlanmıştı. (III) Bu uyarlamalar, romanı kadar başarılı değilse de ilki Alman, ikincisi Amerikan yapımı olan her iki film de seyircilerin ilgisini çekmişti. (IV) Doğrusunu söylemek  gerekirse hikâyesi o kadar etkileyici ve sinemaya uyarlamaya o kadar elverişli ki bu filmlerin ilgi çekmemesi için yönetmenlerin özel bir beceriksizlik göstermeleri gerekliydi. (V) Çünkü Deney otorite ve güç arasındaki ilişkiyi, iktidarın doğasını ve büyüsünü, hapishanenin işlevini, sonuç olarak da insanın karanlık yanlarını sorgulayan bir roman.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde hem olumlu hem de olumsuz bir eleştiri söz konusudur?

  1. A) I. B) II. C) III.                       D) IV.                          E) V

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Eleştiri Nedir?

Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit.

Dikkat!

Eleştiri olumlu da olumsuz da olabilir. Eleştiri de tıpkı değerlendirme gibi mutlaka yorum içerir. Yani eleştiride nesnel ve kesinlik aranmaz. Bu tip sorularda bir şeyin hem iyi hem kötü özellikleri hangi seçenekte verilmişse oraya odaklanın.

Buna göre III. cümlede geçen” Romanı kadar başarılı değilse de ilki Alman, ikincisi Amerikan yapımı olan her iki film de seyircilerin ilgisini çekmişti.” yargısı hem olumlu hem olumsuz eleştiri özelliği göstermektedir.

                                                                                   YANIT: C

17.ÜSLUP

(I) O, öykülerinde, insanların kenarda bırakılmışlıklarını, unutulmuşluklarını, geçmişte kalan anılarını işliyor. (II) Onlardaki ince hüzün, okuyucusunu ağlatmıyor ama kimi zaman gözleri dolu dolu yapıyor. (III) Bunların yanı sıra toplumsal özü de var öykülerinin. (IV) Ayrıca denemeleri de olan bu öykücümüzün, işlek, akıcı ve kolay anlaşılır dili göze çarpan özellikleri arasında. (V) Öykülerinin konusunu ise çoğunlukla büyük şehirlerdeki orta sınıf insanının yaşamı oluşturuyor.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde belirtilenler  ”üslup” la ilgilidir?

  1. A) V. B) IV.             C) III.                     D) II.                           E) I.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Üslup (Biçem, Teknik,) Nedir?

Bir sanatçının yazarken dili kullanmadaki başvurduğu yol, teknik, üsluptur.

ŞİFRE:

Bir sanatçının üslubunu (anlatımını) ararken “Nasıl yazmış, nasıl anlatmış?” sorularının yanıtını arayın! Hangi cümlede dil ve anlatım sözcükleri kullanılmışsa o cümlelerde cevabı arayın. Yani “Sanatçının şöyle bir dili var.” veya “Böyle bir anlatım tarzı var.” dediği cümleler üslup cümleleridir.

Buna göre metin incelendiğinde IV. cümlede geçen” işlek, akıcı ve kolay anlaşılır dili” ifadesi üslupla ilgilidir.

                                                                              YANIT: B

18.İÇERİK

(I) Yaşadığı dönemin şiir anlayışından uzaklaşarak uçlarda dolaşan, alışılmadık bağdaştırmaları ve imgeleriyle zaman zaman, bilinen söylemin dışına taşan şair, sürekli yenilikler peşinde koşmuştur. (II) Karşılaştığı insanlık durumlarına yeni duygu ve anlamlar yükleyerek onları yeniden yazmıştır. (III) Şiirlerini oluştururken boş alanlar bırakmış, uzun dizeleri kırmıştır. (IV) Şiirde bir yenilik gerçekleştirmek için dilin yerleşik söz değerlerini olduğu gibi kullanmaktan kaçınmış, dili yeniden kurmaya yönelmiştir. (V) Şiirlerinin çoğunda, çok anlamlı sözcükler kullanarak değişik çağrışımlar uyandırmıştır

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisi, sözü edilen şairin şiirlerinin içeriğiyle ilgilidir?

  1. A) I. B) II. C) III.                       D) IV.                                  E) V.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Konu ( İçerik )Nedir?

Konu, bir cümlede ele alınan, işlenen olay kişi, nesnedir.

ŞİFRE:

Konuyu bulmak için cümlenin yüklemine “ Bu cümlede anlatılan nedir?” sorusu sorulmalıdır.

Parçada dikkat edilirse II. cümlede geçen “ karşılaştığı insanlık durumlarına yeni duygu ve anlamlar yükleyerek yeniden yazmıştır.” sözünde söz konusu yazarın eserlerinin içeriğine ilişkin bir bilgi verilmektedir.

Bu da konu ve içerikle ilgilidir. Diğer cümleler üslupla ilgilidir. Çünkü eserlerini nasıl yazdığına yönelik bir bilgi vardır.

                                                                            YANIT: B

19. ÖN YARGI

(I) Yol üstündeki köyler, sırtlarını tepelere dayamış, kuş bakışı izliyorlardı denizi. (II) Kararmış tahtalı, kırmızı damlı evler ağaçların arasında kaybolmuştu. (III) Biliyordum, burada yaşayanlar, benim iç geçirdiğim, imrendiğim yaşamlarının farkında değiller. (IV) Hatta onlar, ayaklarının dibindeki denizi bile önemsemiyorlardır. (V) Fakat böyle bir yerde yaşadıkları için onları önemsiyorum.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde “ön yargı” ağır basmaktadır?

A) I. ve II.          B) II. ve III.               C) III. ve I.          D) IV. ve V.                E) II. ve IV.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Ön Yargı Nedir ?

Bireyde başka bireylere, toplumsal kümelere karşı sevgi ya da düşmanlık duygusu uyanmasına yol açan, koşullanmış bir duygusal tutumu yansıtan yalınkat inanç, kanı, genelleme.

ŞİFRE:

Bir şey hakkında bilip bilmeden konuşanlar ön  yargılıdır. ”Elbette ve kesinlikle” sözcükleri varsa ön yargı vardır. Ön yargı bir davranış özelliğidir.

Konu hakkında bir şey bilmeden beğenme veya beğenmeme duygusuyla konuşmak. Örneğin birine “Senden bana yar olmaz, olsa da vefakar olmaz.” dersek önyargılı olmuş oluruz. Ne biliyorsun, belki ben çok iyi ve vefalı bir yar olurum, diyebilir karşı taraf.

Dikkat edilirse III. ve IV. cümlelerde konuşan kişi köylülere ilişkin ön yargılı bir tutum sergilemiştir.

                                                                YANIT: C

20.ÖNGÖRÜ

(I) Rusya’nın yaz saatinde kalmaya devam ederek saatlerin geri alınmayacağı devlet başkanı Dimitri Medvedev tarafından mart ayında açıklanmıştı. (II) Bu yüzden Rusya’da saatlerde herhangi bir değişiklik yapılmadı. (III) Medvedev’in söz konusu kararı alırken Rusların saat değişimi sebebiyle yaşadıkları strese engel olmak amacıyla hareket  ettiği bildiriliyor. (IV) Ülkede saat değişikliğinin yapıldığı dönemlerde intihar oranlarında artış yaşandığı yönünde uzman görüşleri de yaygın. (V) Ayrıca ülkede yaz saate uygulamasından çıkılmaması sebebiyle uluslararası bağlantıları bulunan iş kollarında sıkıntılar yaşanabileceğine de dikkat çekiliyor.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde “öngörü” söz konusudur?

A) I.                           B) II.                        C) III.                               D) IV.                                E) V.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Öngörü Nedir?

Bir işin ilerisini kestirme veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilme ve ona göre davranma. Bir olay, durum ya da sonucu henüz gerçekleşmeden, sağ duyusal ya da sezgisel ipuçlarına dayanarak önceden kestirme yeteneği, tahmin.

ŞİFRE:

Öngörü anlamı için hızlıca yüklemlere ve eylemsilere  bakın hangisinde gelecek zaman eki varsa o cümleye yoğunlaşın.

DİKKAT!

Ön yargıda duygusallık var ama öngörüde akıl yürüterek ve ipucu kullanarak gelecekte ne olacağını tahmin etme anlamı vardır.

Bu bilgilere göre cümleler irdelendiğinde yanıtın V. cümle olduğu görülecektir. Bu cümlede geçen “bulunan iş kollarında sıkıntılar yaşanabileceğine” ifadesi bir işin ilerisine yönelik bir kestirmedir.

                                                                                      YANIT: E

21.TAHMİN

(I) Ortalama sıcaklığın yükselmesiyle, biyolojik çeşitlilikte  de büyük değişiklikler oluyor. (II) Hayvanların kısıtlı da olsa yer değiştirme olanağı varken bitkilerin  yerlerini değiştirememesi, bu tür değişimlerin etkilerinin  bitkilerde daha kolay izlenebilmesini sağlıyor.     (III) Bilim insanlarının yaptığı bitki örtüsü modellemelerine göre sıcaklıkların yükselmesiyle dünya genelinde kurakçıl bitkilerin yaygınlaşacağı düşünülüyor. (IV) Örneğin, son Buzul Çağı’nda Anadolu toprakları ibreli (çam, selvi) ve geniş yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlarla kaplıydı. (V) Daha sonra iklimin yumuşamasıyla bu bitki örtüsü ortadan kalktı ve yerini subtropik bölgelerden gelen daha kurakçıl bitkilere bıraktı.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde tahmin söz konusudur?

A) I.                  B) II.                     C) III.                  D) IV.                      E) V.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

ŞİFRE- 1:

Cümlelerde tahmin anlamını hızlıca bulmak için “ belki, sanırım, olabilir, düşünülüyor, vb.” ek ve sözcükleri hızlıca arayınız.

ŞİFRE-2:

Cümlelerin hızlıca yüklemlerini tarayın, hangi cümlede “olabilir, düşünülüyor. …yordur.” ek ve sözcükleri varsa yanıt o seçenektir. Buna göre cümleler incelendiğinde yanıtın III. cümle olduğu görülür.

                                                                               YANIT: B

22. VARSAYIM

(I)Bütün sınavları üstün başarıyla geçmiş ancak bir kere bile denize açılmamış bir kaptan düşünelim. (II)Bu kaptanın denizde bir fırtınaya yakalandığını varsayalım.(III) Ne yapması gerektiğini elbet biliyordur ama bir denizcinin gecenin karanlığında, yıldızlar gözden kaybolduğunda nasıl bir korkuya kapılacağını bilemez. (IV)Bir kaptanın, eliyle tuttuğu dümenin azgın dalgalar karşısında küçücük bir oyuncağa dönüştüğünü hissettiğinde içine düştüğü âcizliği, böyle bir anda hesap yapmaya çalışırken kanının beynine nasıl sıçradığını anlayamaz.(V) Kısacası bilgi sahibi kişinin, bilgisini uygulamak zorunda kaldığında ne yapması gerektiğine ilişkin bir fikri yoktur.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde “varsayım” ağır basmaktadır

A) I. ve II.                     B) II. ve III.                 C) III. ve IV                 D) IV. ve          E) II. ve IV.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Varsayım Nedir?

Olmamış, gerçekleşmemiş durumları olmuş gibi kabul etmek.

ŞİFRE:

Varsayım için “diyelim ki, tut ki, farz edelim, öyle kabul edelim, …dığını düşünelim ” gibi sözlere odaklan.

Buna seçenekler incelendiğinde I. cümlede geçen “düşünelim” ve II. cümlede geçen “varsayalım” sözcükleri varsayımın şifresidir.

                                                                                     YANIT: A

23.KÜÇÜMSEME

(I)Telefona not alır gibi şiir yazılırsa ortaya çıkan ürünün kalitesi de bu kadar olur! (II) Bu şiirlerde kimi okurun dikkatini soru cümlelerinin fazlalığı çekecektir. (III)  Öykülerin, türün klasik özelliklerinden ayrıldığı nokta da işte bu. (IV) Bunlar da elbette ki bir olguyu, bir karakteri, bir yaşam dilimini, bazı etkileşimleri anlatıyor ama karakterler genellikle bunları, kendilerine sordukları sorular üzerinden hayata geçiriyor. (V) Okuma tamamlandığında okur, ya soruların yanıtlarını seziyor ya da tamamen gereksiz olduklarını anlıyor ve yeni bir soruyla karşılaşıyor.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde küçümseme söz konusudur?

A) I.               B) II.                       C) III.                         D) IV.                     E) V.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Küçümseme Nedir?

Herhangi bir şeye değer ve önem vermemek,  o şeyi küçük görmek.

Buna göre I. cümleye bakıldığında söz konusu şiirlerin pek beğenilmediği ve değer görmediği anlaşılacaktır.

DİKKAT!

Azımsama ve küçümseme kavramları aynı anlama gelmez.

Azımsama Nedir?

Bir şeyin umulduğundan az olduğu yargısına varmak, az görmek, az bulmak.

                                                                                   YANIT: A

 24. HAYIFLANMA, KANIKSAMA, YADIRGAMA

(I) Yıllardır, evin tüm işlerinden sorumlu olan, bize her koşulda destek olan kişiydi annem. (zorunluluk) (II) O gün, içeri girdiğinde giydiği kıyafetle onu tanımakta zorlandık; sanki bambaşka biriydi. (yadırgama)  (III) Oysa onun da kendine zaman ayırması, bakımlı olması lazımdı. (gereklilik) (IV) Yüzüne bir süre baktığımızda, o bildik gülümseyişini gördük. (kanıksama) (V) Çok istememize rağmen bir türlü babamızla kaynaşamadık annemle kaynaştığımız kadar. (hayıflanma)

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi ayraç içinde verilen anlamı içermemektedir?

A) I.                          B) II.                     C) III.                  D) IV.                               E) V.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Hayıflanma Nedir?

Acınmak, üzülmek, yerinmek,  esef etmekti.  Kaybedilen bir fırsat için üzülmek.

Kanıksama Nedir?

Çok tekrarlama sebebiyle etkilenmez olmak, alışmak. Bıkkınlık getirmek, usanmaktır.

Yadırgama Nedir?

Herhangi bir kişiyi veya o kişinin davranışını tuhaf görme, o davranışa alışkın olmamak.

Gereklilik Nedir?

Lazım olma durumu.

Zorunluluk nedir?

Bir işi yapmaya mecbur olma durumu.

Bu bilgilere göre soru incelendiğinde I. cümlede geçen ifadenin zorunluluk anlamı olmadığı taşımadığı görülecektir.

                                                                                  YANIT: A

25.UYARI

(I) Kuruluşumuz, baş döndürücü bir hızla gelişmesini sürdürüyor. (II) 1950’li yıllarda yola çıkan kuruluşumuz, bugün ülkenin her bölgesinde şubeleri bulunan dev bir işletme durumunda. (III) Önümüzdeki yıllarda yeni katılımlarla kuruluşumuzun yapısında köklü değişimler gerçekleşecek. (IV) Dolayısıyla etkinlik alanlarımız da değişip artacak. (V) Bu nedenle yeni işletme planımızı hazırlayacak kişilerin söz konusu gelişim ve değişimleri göz önünde bulundurmaları gerekiyor.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde “uyarı” söz konusudur?

A) I.                 B) II.                C) III.                        D) IV.                     E) V.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Uyarı Nedir?

Belirlenmiş kurallara uyulmadığında yapılan tembihe denir.

ŞİFRE:

Bir yargıda uyarı anlamının varlığı için  “sakın, …ması gerekir” sözcüklerine odaklanın. Uyarı anlamı için ilk yapacağınız şey yüklemlere odaklanmaktır. Buna göre parça incelendiğinde son cümlenin yükleminde geçen  “Göz önünde bulundurmaları gerekiyor.“ yargısında uyarı anlamı vardır.

                                                                                 YANIT: E

26.OLASILIK

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “olasılık” söz konusudur?

A) Küresel iklim değişikliğinin bir sonucu olarak ülkemizde yağışlar yazın büyük ölçüde azalacaktır.

B) Küresel iklim değişikliğine bağlı olarak, ülkemizin özellikle İç Anadolu ve Ege bölgelerinde çölleşme eğilimleri görülebilecektir.

C) Yüksek basınç kuşağının kuzeye kaymasıyla ülkemizde uzun süreli kuraklıklar yaşanacaktır.

D) Küresel iklim değişikliği nedeniyle kuşların göç yolları ve konaklama yerleri değişecektir.

E) Basınç merkezlerinin değişmesi, yağışların mevsimsel dağılımını ve şiddetini de etkileyecektir.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

ŞİFRE:

Cümlede olasılık ararken ‘’ belki, sanırım… ebilir vb .’’ sözcüklere odaklanın.

DİKKAT!

Hızlı çözmek için önce yüklemlerde  “ebilir” var mı yok mu  ona bakın.

Bu bilgiye sorunun cümlelerine bakıldığında B seçeneğinde geçen “ görülebilecektir” sözcüğü olasılık şifresidir.

                                                                                     YANIT: B

Çok Zor Soru

Yazı yazmak, yemek pişirmeye benzer. —-. Burada önemli olan, uygun yöntemle, ustalıkla pişirebilmektir.

Yukarıda boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) İkisi de uzun süren ve derinlemesine düşünmeyi gerektiren bir hazırlık dönemi ister.

B) Kimseden etkilenmeden, özgün bir ürün ortaya koymak gerekir.

C) Herkesin başarabileceği, sıradan bir iştir

D) Yalnız, yetkinleşebilmek için birçok kere yapıp bozmak gerekir.

E) Aynı malzemeyle iki kişi birbirinden çok farklı tatlarda iki yemek yapar.

                                                      CEVAP: 0555 850 19 04 TELİ ARAYIN, ÖĞRENİN.

27.  TARTIŞMA

Öykünün amacı ne olmalıdır? Bir olayı uzunca bir süreye yayarak anlatmak mı? Bu, romanın görevi değil mi? Peki hayata dair dersler mi vermektir? Bence öykü, kalem nereye ilerlerse oraya giden türdür. Sokağa, eve, çarşıya, denize, bakkala nereye isterse oraya gitmelidir. Ama sözü uzatmamak şartıyla yol alandır öykü.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi “ağır” basmaktadır?

A) Açıklama             B) Tartışma         C) Öyküleme           D) Betimleme         E) Örnekleme

ÇÖZÜM TEKNİĞİ

Tartışma nedir?

Bir parçada kişisel düşünceler soru sorularak okura benimsetiliyorsa o parçada kullanılan anlatım biçimi tartışmadır.

Bu parçada da dikkat edilirse kişisel fikirler sorular sorularak benimsetilmeye çalışıldığı için kullanılan anlatım biçimi tartışmadır.

                                                                                YANIT: B

 28. AÇIKLAMA

Ortaköy Camisi, Sultan Abdülmecit tarafından 1853 yılında yaptırılmıştır. Oldukça zarif bir yapı olan cami, barok üslubundadır. Boğaziçi’nin en güzel yerindedir. Cami, harem ve hünkâr olmak üzere iki kısımdan oluşur. Geniş ve yüksek pencereleri, boğazın değişken ışıklarını caminin içine toplayacak biçimde düzenlenmiştir. Merdivenle çıkılan yapının tek şerefeli iki minaresi vardır. Duvarları beyaz kesme taştan yapılmıştır. Tek kubbenin duvarları pembe mozaiktendir. Mihrap mozaik ve mermerden, minber ise somaki kaplı mermerden yapılmıştır.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi “ağır” basmaktadır?

A) Açıklama                             B) Tartışma              C) Öyküleme        D) Betimleme           E) Örnekleme

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Açıklama nedir?

Bir parçada okura bir konu hakkında” aydınlatıcı, nesnel bilgiler”  veriliyorsa o parçada kullanılan anlatım biçimi açıklamadır. Bu parçada da Ortaköy Cami hakkında bilgiler verildiği açıklama anlatım biçimine başvurulmuştur

                                                                                   YANIT: A

SORU TİPİ -29:BETİMLEME

O hiçbir yanıyla öteki çarşı esnafına benzemezdi. Başındaki şapkası, tertemiz gömleği, kravatı ve ütülü pantolonuyla çok titiz, temiz bir insan izlenimi verirdi. Kaşları, daima iki iri uzatma işareti gibi hayretle kalkmış olurdu. Burnunun ucuna doğru yerleştirdiği teneke çerçeveli gözlüğünün üstünden bakan kahverengi gözlerinde, kendini masal dünyasına kaptırmış çocukların bakışlarındaki duru hayranlık ışıldardı.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi “ağır” basmaktadır?

A) Açıklama    B) Tartışma    C) Öyküleme        D) Betimleme       E) Örnekleme

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Betimleme Nedir?

Betimlemede anlatıcı, cansız ve canlı varlıkları anlatırken onları birbirinden ayırarak özgün niteliklerini bulmaya, göstermeye çalışır. Bunun için gözlem gücüyle birlikte beş duyusunu kullanır, ayrıntıları bu yolla seçer.

DİKKAT!

Varlıkların ayırıcı özellikleriyle verilmesi betimlemedir.

Betimlemeyi bulmak için üç yöntemimiz var:

1.Varlıklara “nasıl?” sorusunu sormalısınız.

Nasıl araba? Nasıl okul? Nasıl deniz?

Sarı araba, sevimli okul,  sıcak deniz…

2.Eylemlere “nasıl?” sorusunu sormalısınız.

Nasıl çalışıyor? Nasıl bakıyor?

İyi çalışıyor. Sertçe bakıyor.

3.Duyusal anlatımın varlığını saptamalısınız.

Görme, işitme, dokunma, tatma, koklama…

Küf kokuları arasından, kuş cıvıltıları eşliğinde sahile iniyorum.

Buna göre parçada bir varlık ayırıcı özelliğiyle verildiği için başvurulan anlatım biçimi betimlemedir.

                                                                                      YANIT: D

30.ÖYKÜLEME

Sofraya hep birlikte otururduk. Tahtadan, yuvarlak bir yer sofrasına, ayaklarımızı altımıza alıp yan oturarak yaklaşırdık. Sofra örtüsünü dizlerimizin üzerine çekerdik. Babam bağdaş kurarak başköşede otururdu. Beni sağına, kız kardeşimi de soluna alırdı. Karşısına da annem otururdu. Babam, yemeğe başlamadan içimizden biri yanılıp da yemeğe uzanacak olursa hiç acımadan kaşığının tersini, uzanan elin sırtına indirirdi.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinde verilenlerden yararlanılmıştır?

A) Betimleme – öyküleme

B) Öyküleme – örnek verme

C) Betimleme – açıklama

D) Açıklama – öyküleme

E) Açıklama – örnek verme

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Öyküleme Nedir?

Varlıkların durumlarını ve başlarından geçenleri yer, zaman ve kişi göstererek anlatılan parçalar öykülemedir.

Bir parçada öyküleme varsa ve seçenekler ikili verilmişse öykülemeyle beraber genellikle betimlemeyi düşünmelisiniz. Bu parçada hem varlıklar özellikleriyle verilmiş hem de varlıkların belli bir zamandaki durumları anlatıldığı için parçada ağır basan öyküleme ve betimlemedir.

                                                                               YANIT: A

 31. TANIMSAL NİTELİK

(I) Bilinç akışı yöntemi, öykü ve romanlarda karakterlerin, geçmişe ve bugüne ilişkin duygu, düşünce ve anılarının aktarımında kullanılan bir tekniktir. (II) Söz konusu duygu ve düşüncelerin hiçbir denetim ya da sınırlama olmaksızın, olanca doğallığıyla aktarılması, anlatıyı zenginleştirir. (III) Bu teknikle yazar, okura kendi duygularını anlayabilme olanağı sunar. (IV) Bir başka anlatımla okurun, gerçeği farklı boyutlarda görmesini sağlar. (V) Böylece yazar, yüzeysel olanın anlatımıyla yetinmeyerek, yarattığı kahramanların iç dünyalarını da yansıttığı için anlatımına derinlik kazandırmış olur.

 

 Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisi tanımsal bir nitelik taşımaktadır?

A) I.                           B) II.                                              C) III.                      D) IV.              E) V.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Tanım Nedir?

Bir kavramın ne olduğunu belirlemeye denir. Tanım, “Neye denir ve nedir?” sorularının yanıtıdır.

– Sevgi, sonsuzluk kapılarını açan bir anahtardır.

– Sokak, şairlerin yalnızlıklarını paylaştığı imgeye denir.

ŞİFRE:

Tanımsal nitelik için hızlıca yükleme “Nedir, Neye denir” sorularını sormalısınız. Hangi cümlenin yüklemi bu soruların yanıtını veriyorsa yanıt o cümledir.

Buna göre yanıtın birinci cümle olduğu anlaşılacaktır.

                                                                                     YANIT: A

32.ÖRNEKLEME

(I) Bütün büyük ressamlar adı bilinmeyen ressamlarla birlikte önce böyle bir çalışma içine girerler. (II) Fakat resim sanatında yapıtları üstüne konuşulan ressamlar daha çok tek başına çalışan ressamlardır. (III) Hiçbir ressam başkasıyla çalışarak büyümemiştir. (IV) Van Gogh, Monet, Picasso ve Rembrandt böyle yetişti. (V) Bu sanatçıların boya ve fırça kullanmadaki teknikleri birinin Van Gogh, birinin Monet olmasını sağlamıştı.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi kendisinden önceki yargıyı örneklemektedir?

A) I.            B) II.                 C) III.                         D) IV.                             E) V.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ

 Örnekleme Nedir?

Ortaya atılan bir düşünceyi, saptamayı, çıkarımı desteklemek için başvurulan yol, yöntemdir.

ŞİFRE:

Bir sözün örnekleme olup olmadığını anlamak için o sözün başında “örnek olarak, örneğin, misal olarak…”gibi sözlerin bulunması gerekir. Bunlar yoksa hangi cümlenin başına bu sözleri ekleyebiliyorsanız yanıt odur.

Bu bilgi ve uyarılara göre parça incelendiğinde III. cümlede bir iddianın var olduğu IV. cümlede de örnekleme yapıldığı görülecektir.

                                                                              YANIT: D

33.ALINTILAMA

(I) Yaşı 60’ın üzerinde olan Alaaddin Bey, aslen Ordulu ama 1961’den beri Heybeliada’da yaşıyor. (II) Bu da adanın yerlisi sayılmak için yeterli bir süre. (III) Kendisi ve ailesi adalı olmaktan mutluluk duyuyor ve burayı çok seviyor. (IV) Alaaddin Bey, adayı İstanbul’un bir parçası olarak görmüyor. (V) İstanbul’a gidince korkarım kalabalıktan, trafikten tedirgin olurum, diyor.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde ‘’ alıntı ‘’ yapılmıştır?

A) I.               B) II.                    C) III.                     D) IV.                    E) V.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ

Alıntılama Nedir?

Bir parçada alıntı olması için

……………….. , dedi.(diyor, dedi)

Şeklinde olduğu gibi başkasına ait sözler yüklemden virgülle ayrılacak

Ya da başkasına ait sözler tırnak içinde aktarılmalıdır:

Kişi:” kişinin sözü” dedi.

Buna göre parçanın son cümlesinde alıntı yapıldığı görülecektir.

                                                                                    YANIT: E

34. TANIK GÖSTERME

Jean Paul Sartre: “İnsan bazı şeyleri söylemeyi seçtiği için değil, onları belli bir biçimde söylemeyi seçtiği için yazardır.” der. Bu görüşe katılmamak mümkün mü? Söz sanatçısı dediğin kendisine ait güzel söyleyiş geliştirendir.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

A) Tanık Gösterme

B) Karşılaştırma

C) Öyküleme

D) Betimleme

E) Açıklama

ÇÖZÜM TEKNİĞİ

Tanık Gösterme Nedir?

Bir iddiayı, savı desteklemek için başkasının görüşlerinden yararlanma varsa tanık gösterme de vardır.

Buna göre soruda Jean Paul Sartre tanık gösterilerek üslubun önemine işaret edilmiştir.

                                                                          YANIT: A

35.  YALINLIK

(I) Servetifünun temsilcileri içinde Tevfik Fikret’ten sonra “en büyük şair” olarak nitelendirilen Cenap Şahabettin ile okul kitaplarında ilk karşılaşmam hançer gibi keskin bir Erzurum kışına rastlar. (II) Zaten büyük bir çoğunluğumuz şair ve yazarlarla ancak okul kitaplarında tanışmışızdır. (III) Ne gariptir ki o büyük şairin o büyük şiiriyle Erzurum’un kan donduran, kasıp kavuran soğuğu yüzünden bir türlü ısınmayan sınıfında tanışınca içim ısınmıştı. (IV) Şiir sevenler bilir; şiir insanın içini ısıtır, yerine göre serinletir, düşüncelerin ağırlığından kurtarır, alır götürür insanları bir yerlere gönlünün elinden tutarak. (V) Elhân-ı Şitâ, o soğuk kış mevsiminde, o yatılı okulda yalnızlığımın ve özlemlerimin üzerine örtülüveren sıcacık bir battaniye etkisi yaratmıştı.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde ‘’yalın ‘’ bir anlatım söz konusudur?

A) I.                     B) II.                C) III.                           D) IV.                          E) V.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

ŞİFRE:

Bir anlatımda söz sanatı varsa yani kısacası mecazlı bir anlatıma başvurulmuşsa yalınlık yoktur. Eğer söz sanatı veya mecaz yoksa yalınlık vardır.

Buna göre

I. cümlede geçen ” hançer gibi Erzurum kışı” sözü (mecaz)

III. cümlede geçen ” kan donduran soğuk” sözü (mecaz)

IV.de geçen “Şiir insanın içini ısıtır.” ( mecaz)

V.de geçen “Elhan-ı Şita’nın battaniye etkisi yaratması “ (mec. )

  YANIT: B  

36. ANLATIM NİTELİĞİ

Edebiyatta düşüncenin ardında bir düşünce daha olması, onun ardında gene bir düşünce olması iyidir. Böyle olmazsa edebiyat bir plastik masaya benzer; dümdüz olur. Oysa bir tahta masaya benzemesi gerekir; tahtanın altında başka damarlar, başka biçimde görünümler vardır. Tahtanın derinine indikçe insan başka biçimlere rastlar.

Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmektedir?

A) Anlatımda Akıcılık

B) Anlam Yoğunluğu

C) Anlatımda Kalıplaşma

D) Anlatımda Doğallık

E) Anlatımda Duruluk

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Önce bazı kavramları açıklayalım:

 Özlülük:

Az sözcükle çok ve derin bir kavramı anlatma sanatı.

Akıcılık :

Anlamca apaçık ve pürüzsüz olup sözcüklerinde, tümcelerinde en küçük ses kakışması bulunmayan ve hiçbir engele uğramadan akıp giden anlatım.

Doğallık:

Düşüncelerin, duyguların, imgelelerin yapmacıktan, bezekten uzak olarak anlatılması.

Duruluk:

Anlatımın  gereksiz sözcüklerden ve eklerden arındırılması.

ŞİFRE:

Parçada düşünce derinliği varsa söz konusu edilen anlam yoğunluğudur.

                                                                                   YANIT: B                 

37.DURULUK

 

Aşağıdaki cümlelerin hangisi duru bir cümle değildir?

A) Her gün biraz yem atarak kuşları buraya alıştırdı.

B) Bin yüz tonluk ağırlıktaki gemi Kilyos sahilinde karaya oturdu.

C) Masaya serdiği güzel örtü evin havasını değiş

D) Yedi saatlik yolculuğu hep uyuyarak geç

E) Elinde bir kilo kuru pastayla çıkageldi.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

ŞİFRE:

Bir cümlede gereksiz ek ve sözcük kullanılmışsa duruluk bozulur.

Buna ”B” seçeneğinde geçen “ağırlıktaki” sözcüğü gereksiz kullanılmıştır. Çünkü cümlede zaten ağırlık anlamı taşıyan “tonluk “ sözcüğü kullanılmıştır.

                                                                                      YANIT: B

38. GENEL YARGI

(I) Türk ulusu Batıya hiç benzemeyen bir topluluktur.(II) Anadolu insanının tarihi Batılıların tarihlerinin geçtiği aşamalardan geçmemiştir. (III) Bu nedenle insanlarımızın olaylar karşısındaki davranışları, iç dünyalarını açığa vuruşları Batı insanınkine hiç benzemez. (IV) Bu açıdan bakılırsa, Türk romanının, gerek öz gerek biçim bakımından Batı romanından farklı özellikler taşıması kaçınılmazdır. (V) Bu gerçeğin, eleştirmenlerce göz ardı edilmemesi gerekir.

Bu parçada anlatılmak isteneni içeren en genel yargı numaralanmış cümlelerden hangisidir?

A) I. B) II.         C) III.                    D) IV.                              E) V.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

ŞİFRE:

Bir parçanın an düşüncesi parçada konuşan kişinin iddiasıdır. Hangi cümlede yazarın asıl iddiası varsa yanıt o cümledir.

Bu parçada konuşan kişi Türk romanı ve Batı romanı öz ve biçim bakımından tümüyle farklıdır, iddiasındadır.

                                                                                     YANIT: D

39.ÇIKARILABİLEN YARGI

İnsanoğlu uzun yıllar avcılık ve toplayıcılıkla hayatta kaldıktan sonra nasıl oldu da yerleşik hayata geçti ve çiftçiliğe başladı? Bu sorunun cevabının, iklim ve nüfus değişikliğiyle ilişkili olduğu düşünülüyordu. Bugüne kadarki tezler, o bin yıl önce başlayan tarımsal etkinliklerin, Neolitik devrimi tetiklediğini ve insanların avcılık ve toplayıcılıktan yerleşik düzene geçtiğini ileri sürüyordu. Bu anlayışa göre din de yerleşik hayatın ve çok sayıda insanın bir arada yaşamasının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştı. Ancak Şanlıurfa yakınlarındaki Göbeklitepe kazıları bu teoriyi geçersiz kılıyor. Kazı sonuçları gösteriyor ki insanlar; yerleşmeden, tarıma başlamadan ve hayvanları evcilleştirmeden önce kapsamlı ve organize bir dine inanıyorlarmış.

Bu parçadan, aşağıdakilerin hangisi çıkarılabilir?

A)Bilimsel bilginin yeni veriler ışığında değişebileceği

B) Sosyal bilimlerde varılan sonuçların göreceli olduğu

C) Bir dayanağı olmayan araştırma sonuçlarının inandırıcı olmadığı

D) Kimi konuların, bilimsel tartışmaların dışında kaldığı

E) İnsanlık tarihinde, bilinmeyenlerin bilinenlerden çok olduğu

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

YÖNLENDİRİCİ SÖZCÜKLER

Önemli olan, İşte bu yüzden, Oysa, Ama, Çünkü, Açıkçası, İşin temelinde, Bana kalırsa, Yeter ki, Ancak, Kısacası, Öyleyse, O halde, Demek ki, Denilebilir ki, Bence, Tam tersine, Bu açıdan bakılırsa, Öyle ki…

Metin okurken bu sözcüklerin geçtiği cümleleri daha dikkatli okursanız metni anlamanız kolaylaşır.

Parçada Göbeklitepe kazılarından sonra bazı bilgilerin değiştiği dikkat edilirse son cümlede geçmektedir.

                                                                                YANIT: A

40. ANLATILMAK İSTENEN YARGI

Bir resim öğretmenimiz vardı. Bence dünyanın en büyük ustasıydı. Elinden fırçayı bırakmazdı. Bana söylediği şuydu: Hiç boş durmayacaksın. Bir gün boş dursan elin acemileşir. İşte yazarlık da böyledir. Bir hafta, on gün yazmayan, bir ay yazmayan bir insan, ‘Ben yazarım.’  derse inanmam o insanın yazarlığına. Yazar vapurda, trende, uçakta, her yerde, her an yazma halinde olmalıdır.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) İnsan, resim sanatında ancak sürekli çalışarak ustalık kazanabilir.

B) Ressamlıkla yazarlık arasında, yaratıcılık yönünden sıkı bir ilişki vardır.

C) Bütün gününü çalışmakla geçiren yazarlar yaratıcı olabilirler.

D) Usta bir yazar ve ressam olma, deneyimli sanatçıların öğütlerinden yararlanmayı gerektirir.

E) Yazarlık hiç ara vermeden çalışmayı zorunlu kılan bir iştir.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ

ŞİFRE:

Ana düşünce sorularında parçada aktarma sözler varsa yoğunlaşmanız gereken yerler aktarma sözlerdir.

Bu soruda da dikkat edilirse “Bana söylediği şuydu: ‘Hiç boş durmayacaksın. Bir gün boş dursan elin acemileşir.’ İşte yazarlık da böyledir.” Bölümünde aktarma söz var ve ana düşüncenin anahtarı burasıdır. Bu bölüm ve hangi seçenek uyumluysa yanıt odur.

Görüldüğü gibi tırnak içi sözün ilgili olduğu bölüm anlamca E seçeneğiyle uyumludur.

                                                                             YANIT: E

41.VURGULANMAK İSTENEN DÜŞÜNCE

“İnsan, doğa ile savaşmak ve hemcinsine karşı kendini korumak için araç ve gereçleri yapar. Buna teknoloji diyoruz. Teknolojiyi üreten insan, ürettiği araç ve gereçleri çok farklı, kimi zaman da birbirine karşıt amaçlarla kullanır. Örneğin, ister ok ve yay, isterse otomatik tüfek olsun, silahı, kendini korumak ya da avlanmak için olduğu gibi hemcinslerini öldürmek ya da onu sömürmek için de kullanabilir.”

Parçada vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hangi amaçla kullanılırsa kullanılsın teknoloji uygarlığın göstergesidir.

B) Uygarlığın göstergesi olan araç ve gereçler insanoğlunun öldürme güdüsünün ürünüdür.

C) İnsan, yarattığı araç ve gereçleri iyi amaçlarla kullanabileceği gibi kötü amaçlarla da kullanılabilir.

D) İnsanlığın gelişmesi, teknolojinin bilinçli olarak kullanılmasına bağlıdır.

E) İnsanoğlu, yarattığı araç ve gereçlerle doğayı egemenliği altına almıştır.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

ŞİFRE:

Parçada örnekleme yapılmışsa örnekten önceki cümle ana düşünceyi vermektedir.

Teknolojiyi üreten insan, ürettiği araç ve gereçleri çok farklı, kimi zaman da birbirine karşıt amaçlarla kullanır. (Örnekten Önceki Cümle)

C) İnsan, yarattığı araç ve gereçleri iyi amaçlarla kullanabileceği gibi kötü amaçlarla da kullanılabilir.(Cevap Cümlesi)

Dikkat edilirse cevap cümlesi ile örnekten önce gelen cümle içerdikleri mesaj bakımından aynıdır.

DİKKAT!

Soruya göre parçanın neresine yoğunlaşacağını bilmelisiniz. Bu beceriye sahip olursan gereksiz yere cümle okumazsınız. Bu sayede vakit kaybetmezsin.

                                                                          YANIT: C

 42. ANA DÜŞÜNCE

“Ben edebiyat türleri arasında ayrım yapmayı sevmem. Roman, öykü, anı, deneme hepsi aynı kapıya çıkar. Eninde sonunda hepsi bir anlatı değil mi? Ha yaşananı anlatmışsın ha düşleneni… Önemli olan, anlattığın şeyin okurun ilgisini çekmesi, onun yaşamını zenginleştirmesidir. Bunu başarabiliyor musun? İşte hangi türü seçerse seçsin bir yazarın yapması, başarması gereken şey budur.”

Bu parçaya göre bir yazardan beklenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Konularını yaşamdan alması.

B) Aynı konuyu değişik türler içinde iş

C) Okuyucuyu etkileyecek nitelikte yapıtlar vermesi.

D) Dili sanatlı bir biçimde kullanması.

E) Okurun alışık olduğu türde yazması.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

ŞİFRE

Parçada yönlendirici sözcükler varsa bu sözcüklerin yer aldığı cümlelere odaklanmalısınız.

“ Önemli olan, o halde, işte bu yüzden, başka bir deyişle, demek ki, öyleyse, bu açıdan bakılırsa..”

Dikkat ederseniz bu parçada da “ önemli olan “ sözünün geçtiği bir bölüm var.

İşte sorunun yanıtı tam da bu cümlenin geçtiği yerdedir.

“Önemli olan, anlattığın şeyin okurun ilgisini çekmesi, onun yaşamını zenginleştirmesidir.”

C) Okuyucuyu etkileyecek nitelikte yapıtlar vermesi.

Okurun ilgisini çeken aynı zamanda okuru etkiler de.

                                                                                 YANIT: C

 43.PARÇANIN BAŞLIĞI

Heyecan isteği ve can sıkıntısı mutsuzluk doğurmaktadır. Ne var ki can sıkıntısı büsbütün kötü bir şey sayılmamalıdır. Can sıkıntısı kimilerini verimli kılar. Bütün büyük yapıtlarda sıkıcı bölümler, bütün büyük yaşamalarda ilgi çekici olmayan dönemler vardır. Birinci yaprağından sonuncu yaprağına kadar göz kamaştıran yapıtlar, büyük yapıt değildir. Yeryüzünün temposu yavaştır. Birçok büyük işlerimizde verimli monotonluğa boyun eğmek zorundayız. Birtakım iyi işler vardır ki belirli derecede monotonluk olmadan mümkün değildir. Modern kentlilerin çektiği can sıkıntısı, doğadan uzak bulunuşlarıyla ilgilidir. İstedikleri gibi yaşayabilecek derecede varlıklı olanlarsa can sıkıntısından kaçmak isterken çok daha kötüsüne tutulurlar. Mutlu bir yaşama, büyük ölçüde sakin bir yaşamayla mümkündür. Çünkü gerçek hoşnutluk ancak sakin bir ortamda yeşerebilir.

Bu parçanın başlığı aşağıdakilerden hangisi olabilir?

A) Can sıkıntısın etkileri

B) Monotonluğun etkileri

C) Heyecan isteği ve can sıkıntısı

D) Mutlu bir yaşama

E) Monotonluk ve yaşama

 ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

ŞİFRE:

Düşünce yazılarında başlık ararken parçanın “önce son cümle” sini anlayarak “ilk cümle” yle bütünleştirip hangi seçeneğin bu iki cümlenin özeti olduğunu belirlemeye çalışın.

Şimdi bu anlayışla parçanın son cümlesini seçeneklerle bağdaştırdığımızda parçaya başlık olarak C seçeneğinin seçilebileceği görülebilecektir.

Belki neden A değil diyebilirsiniz başlık seçerken başlığın parçanın ana düşüncesiyle ilgisi olması gerekir.

                                                                              YANIT: B

 44. KONU

Bu adada hiç kimse parmağını bile oynatmıyor. Öyle ki kekik, adaçayı gibi dağlarda yetişen otları ya da ağaçlardaki incirleri bile zahmet edip toplamıyorlar. Balıkçılıktan söz açıldığında ise kendi kıyılarında tutacak balık kalmadığından, tüm balıkların karşı kıyılarda olduğundan yakınıyorlar. Evlerinin bahçesinde yetiştirebilecekleri sebzelerden tutun da su gibi en gerekli maddelere değin hemen her şey sekiz saat ötedeki bir başka adadan geliyor.

Bu parçada ada halkının hangi yönü üzerinde durulmaktadır?

A) Geçim sıkıntısında bulunmaları

B) Fakir bir doğal çevrede yaşamaları

C) Bulundukları yeri iyi tanımamaları

D) İşsizlikten sıkılmaları

E) Ellerindeki olanakları kullanmamaları

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

ŞİFRE:

Bu tür sorularda

  • Giriş cümlesine odaklanın
  • Sonuç cümlesine odaklanın.
  • Yönlendirici sözcüklere odaklanın: Önemli olan, İşte bu yüzden, Oysa, Ama, Çünkü, Açıkçası, İşin temelinde, Bana kalırsa, Yeter ki, Ancak, Kısacası, Öyleyse, O halde, Demek ki, Denilebilir ki, Bence, Tam tersine, Bu açıdan bakılırsa, Öyle ki…

Dikkat edilirse giriş cümlesi ve “ Öyle ki …” ile başlayan cümleyi okuyup anlamlandırdığımızda ada halkının ellerindeki olanakları kullanmayan kişileri oldukları açıkça görülecektir.

                                                                           YANIT: E

45.DEĞİNİLEN YARGI

Tortullar, dünyanın destansı şiiri gibidirler. Onlarla ilgili yeterli bilgiye eriştiğimizde, belki de dünyanın bütün tarihini onlardan öğrenmiş olacağız. Çünkü tortullar, onları oluşturan maddelerin doğasıyla ve onların art arda yığılmış katmanlarının düzeniyle, yeryüzünde olup biten şeyleri yansıtırlar. Dünyanın geçmişinde “çarpıcı” olarak nitelenen ya da felaketler getiren her şey, tortullarda izler bırakmıştır: yanardağların lavları, buzulların ilerlemesi ve geri çekilmesi, çöl bölgelerinin yakıcı kuraklığı, sellerin alıp götüren yıkıcılığı…

Bu parçada tortullarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmiştir?

A) En eski yazınsal yapıtlara konu olduğuna

B) Birçok bilim insanının araştırma yaptığına

C) İçerisinde bulunan madde türlerine

D) Günümüzde oluşumlarının durduğuna

E) İncelemelerde ne tür bilgilere ulaşılabileceğine

ÇÖZÜM TEKNİĞİ

ŞİFRE:

Bu tip sorularda sözü edilenin en belirleyici özelliğine odaklanın! (Bu parçada tortulların sözü edilmiş)

Yönlendirici sözcüklere odaklanın: Önemli olan, İşte bu yüzden, Oysa, Ama, Çünkü, Açıkçası, İşin temelinde, Bana kalırsa, Yeter ki, Ancak, Kısacası, Öyleyse, O halde, Demek ki, Denilebilir ki, Bence, Tam tersine, Bu açıdan bakılırsa, Öyle ki…

Dikkat ederseniz parçada yönlendirici sözcük olarak “çünkü” sözcüğü parçada kullanılmış. Cevap da işte bu cümlededir: Çünkü tortullar, onları oluşturan maddelerin doğasıyla ve onların art arda yığılmış katmanlarının düzeniyle, yeryüzünde olup biten şeyleri yansıtırlar.

Bu cümleyi E seçeneğiyle okuduğumuzda cevap çok iyi anlaşılacaktır. Yeryüzünde olup biten birçok şeyi yansıtıyorlarsa incelemelerde birçok bilgiye ulaşılabileceği anlaşılabilecektir.

                                                                         YANIT: E

 46.DEĞİNİLMEMİŞTİR

Yıllardır dergilerde öykü ve yazılarıyla yer almasına karşın yazdıklarının kitaplaşmasını uzun süre bekleyen bir yazar. İyi bir yazar olmanın öncelikle iyi bir “bekleyici” olmaktan geçtiğini bilen biri. Bu ilk kitabının kapak tasarımı kusursuz. Yetkin bir dille ve özenle insanın dünyasına eğilen, başkalarının görmezlikten geldiği kalp yaralarını şefkatli bir elin dokunuşu gibi işleyen; dostluğu, sevgiyi, insanı bir anda mutlu eden küçük ayrıntıları kendine has üslubuyla anlatan bir yapıt. Bu yönüyle okuyucuyu, kitabı uzun süre elinden bırakamayacağı bir zaman dilimine sürüklüyor. Sıradan insanların hayatlarındaki sıradan sorunları, yaşamsal kaygılarını öykülerine taşırken sanatlı, süslü söyleyişlerden uzak duruyor.

Bu parçada, sözü edilen yazarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) İşini yaparken titizlik gösterdiğine

B) Okurunu derinlemesine etkilediğine

C) Duygusallığa önem verdiğine

D) Anlatımda yoğunluğu yeğlediğine

E) Günlük yaşamla ilgili incelikler üzerinde durduğuna

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Bu tür soruları çözerken baştan ve son ikişer cümleyi birleştirip bir anlam elde edin ve seçeneklerden bulduklarınızı elemeye başlayın. Mesela bu soruda sadece son cümleyi bile anlasanız D şıkkıyla çeliştiğini görürdünüz. Çünkü yalın anlatımda yoğunluk olmaz.

DİKKAT!

Yoğun anlatım, mecazlı ve süslü anlatımdır ama yalınlık süssüz ve sade anlatımdır.

47.SORULAN SORUYA YANIT OLAN PARAGRAF

Size içtenliğimizden söz edebilirim. Ticari kaygımız olmadığı için, istediğimiz gibi besteler yapma konusunda ısrarcı olduk. Bir başka niteliğimizse insana dair şarkılar yapmamız ve bir makama göre yapılmış müziği kendi tarzımızla yeniden üretmemizdir. Başlangıçta insanlar Doğu ve Batı enstrümanlarını bir araya getirmemizi yadırgadı. “Udla gitarın aynı şarkıda ne işi var?” dediler bize. Ne var ki başlattığımız bu sentez, 1990’lı yıllardan bugüne çoğalarak yaygınlaştı.

Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?

A) Şarkılarınızın kabul görmesi için özel bir çaba harcadınız mı?

B) Varlığını hâlâ koruyan grubunuzu özel kılan sizce nedir?

C) Tarzınızı oluştururken neden klasik Türk müziğinden ilham almayı yeğlediniz?

D) İlk şarkılarınızla, müzik piyasasında bir devrim yaptığınıza inanıyor musunuz?

E) 1990’lı yıllarda genç müzisyenler tarzınızdan çok yararlandı ,bunun size katkısı ne oldu?

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

ŞİFRE:

Bu tür soruların yanıtları genellikle ana düşünce ve konuyla ilgilidir. Önce parçanın ana düşüncesi ve konusunu bulunuz.

Parçanın giriş ve sonuç cümlelerini iyi anlamaya çalışınız.

cümlesinde geçen “ size içtenliğimizden söz edebilirim ” yargısı kişiyi özel kılan özelliklerden içtenlikle ilgilidir.

Buna göre sorunun yanıtı B’dir.

                                                                                YANIT: B

48.PARÇADAN CÜMLE ATILMASI

(I) Sinir kodu, beynin işlenmemiş duyusal verileri algılayan; anılara, kararlara ve anlamlara dönüştürmesine yardımcı olan yazılım, algoritma ya da yasalar dizisidir. (II) Nörobilimcilerin, beynin gizli dili olan sinir kodunu hiçbir zaman insanların düşüncelerini izinsiz okumaya yetecek kadar çözemeyeceklerine inanıyorum. (III) Bu kod tam anlamıyla çözülebilseydi prensipte bilimciler zihni hassas bir doğrulukla izleyebilir, yönlendirebilirlerdi. (IV) Bir şüphelinin zihni taranarak geçmiş suçlara dair anıları ve geleceğe dair planları araştırılabilirdi. (V) Tüm beyinler belli birtakım genel prensiplere göre işlese de her insanın kendi geçmişiyle şekillenmiş olan sinir kodu, “kişiye özel” yapıdadır. (VI)  Beyinlerimizin çalışma ilkeleri ortak da olsa benim aşk, savaş ya da bilgisayar kavramımı oluşturan kalıplarla sizinkiler birbirinden farklıdır ve kişiye hastır.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi çıkarılırsa parçanın anlamında bir daralma olmaz?

A) I.                     B)II.                                        C) III.                       D) IV.                               E) V.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ

Bir cümlenin parçadan atılabilmesi için

  • O cümleyle anlamca paralel yani aynı olan bir cümle varsa parçadan atılabilir.
  • O cümle parçada geliştirilen konu ve ana düşünceyle ilgili değilse atılabilir.

Ama bu tür sorularda aynı anlama gelen iki cümleden birinin atılmasına ilişkin soru sorulur.

ŞİFRE:

Seçeneklerde verilmeyen cümlenin eş anlamlısını bulmalıyız.

Bakın VI. cümle parçada yazılmasına rağmen seçeneklerde yer almamış o halde VI. cümlenin eş anlamlısını parçada bulmalısınız. Bu da genellikle cümlenin öncesi ve sonrasındadır.

                                                                              YANIT: E

49. PARÇAYA CÜMLE DÂHİL EDİLME SORULARI

(I)Tanzimat Dönemi’nde eleştiri yapanların amaçları estetik değerlendirmeler ve metin çözümlemesi yapmak değildi kuşkusuz.(II) Bu dönem yazarları roman, tiyatro ve anı gibi türlerin ilk örneklerini verirken nasıl “bakir” bir alanda ilerliyor idiyseler eleştiri alanında da önlerinde örnek olabilecek çalışmalardan yoksun olarak işe başladılar. (III) Fransız edebiyatının çoğu zaman gelişigüzel olarak seçtikleri ürünlerini model aldılar. (IV) Ancak bir yanlarıyla da eskiye bağlı olan ilk Tanzimat kuşağının Fransız eleştirisinden gerektiği gibi yararlanmadığını, kendilerine özgü birer eleştiri anlayışı geliştirdiklerini de belirtmek gerekir.(V)Çünkü onlar için sanat yapıtı “kendi için” incelenecek, çözümlenecek bir yaratı değil; toplumsal düşüncelerini yaymak için bir “araç”tı.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisinin yerine “ Örnek aldıkları ürünleri ciddi bir değerlendirmeden geçirmeden Fransız yazınından almışlardı.” cümlesi getirilebilir?

A) I.               B)II.                                                C) III.                      D) IV.                                   E) V.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Bu tip sorularda soru kökünde verilen cümleyle parçadaki cümlelerden birinin eş anlamlı olduğunu unutmamalıyız. Yani parçadan bir cümle çıkarılacak ve onun yerine soru kökünde verilen cümle yerleştirilecek demektir

ŞİFRE :

Soruyu çözebilmek için soru kökünde verilen cümleden ipucu sözcük bulup parçaya bakmalıyız.

Mesela soru kökünde verilen cümlenin şifresi ”Fransız yazınını örnek almak” sözüdür. Aynı ifadenin,  metin tarandığında III. cümle olduğu görülecektir: Fransız edebiyatının çoğu zaman gelişigüzel olarak seçtikleri ürünlerini model aldılar.

                                                                             YANIT: C

 50.PARÇAYA CÜMLE DÂHİL EDİLMESİ

(I) İnsan ilişkilerinin öneminin yeterince kavranmamış olması, çocuk gelişimiyle ilgili birtakım sorunları da beraberinde getirdi. (II) Söz gelimi günümüzde, kendi kendine oyun kuramadığı için üretken olamayan, edilgen, çevreye karşı ilgisiz, evlere hapsolmuş çocuklar yetişiyor. (III) Bunların hayal güçleri, erken yaşta tanıştıkları ve hayatlarının doğal bir parçası olan televizyonla ve bilgisayar oyunlarıyla sınırlanmış durumda. (IV) Televizyondaki reklamlar çocukları ticari birer araç olarak görüyor. (V) Kaba kuvveti ve silah kullanmayı özendiren, sanat değeri düşük filmler ve kimi yayınlar yüzünden özellikle çocuklar, çeşitli psikolojik sorunlarla yüz yüze geliyorlar. (VI)

 Bu parçadaki numaralanmış yerlerden hangisine düşüncenin akışına göre “Bütün bunlardan daha da önemlisi, bu türden olumsuzluklar tekrar tekrar yaşanıyor.” cümlesi getirilebilir?

A) II.              B) III.                                              C) IV.                          D) V.                               E) VI.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Bu soruda parçanın hiçbir cümlesini çıkarmadan verilen cümleyi parçaya dahil etmemiz isteniyor.

ŞİFRE:

Bunun için önemli soru kökünde verilen cümleden bir ipucu yakalayıp metni okumaktır.

İPUCU:

Bu türden olumsuzluklar tekrar tekrar yaşanıyor.

Dikkat edilirse parçanın başından sonuna kadar olumsuzluklardan söz ediliyor. Soru kökünde verilen cümle de bunları özetlediği için V I no’lu yere eklenebilir.

                                                                                   YANIT: E

51. PARÇADAKİ BİR CÜMLEDEN SONRA CÜMLE EKLEME

(I) Şişmanlık, yaşadığımız çağda insanların belki en büyük ortak sorunu. (II) Şişmanlığın temel nedenini ise yoğun olarak tüketilen unlu ve şekerli besinler oluşturuyor. (III) Bu sorunu önemseyen yazar, kitabında Türk ve dünya mutfağından “düşük glisemik indeksli” yüz elli yemek tarifini derlemiş. (IV) Aile bireylerinin sağlıklı yaşaması, kilo almaması ya da kilolarından kurtulması için bir “akıllı mutfak” oluşturmuş. (V) Bu mutfakta uyulması gereken altın kuralları da belirlemiş.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra, düşüncenin akışına göre, “Bir de market raflarını süsleyen paketli yiyecekler…” cümlesi getirilmelidir?

A) I.                 B) II.                            C) III.                           D) IV.                        E) V.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

  • Bu tür sorularda dikkat edilmesi gereken nokta soru kökünde verilen cümleden bir şifreyi bulmaktır.
  • Ayrıca sörü kökündeki cümleyi hangi cümleden sonra okuyabileceğimizi hesaplamaktır.

ŞİFRE:

Bir cümleyi başka bir cümleden sonra okuyabilmek için iki cümle arasında mantıksal ve anlamsal bir bağ olması gerekir. Örneğin “ Hava bugün yağmurlu.” cümlesinden sonra “ Sanatsal ürün sadece bir sanatçının çabalarıyla ortaya çıkmaz.” cümlesi gelmez ama “ Hava yağmurlu ise maçımız oynanmaz.” cümlesi gelebilir. Çünkü iki cümle arasında anlamca bir ilişki vardır.

Gelelim soruya dikkat edilirse soru kökünde verilen cümlede “paketli yiyecekler” den söz ediliyor. O halde biz de yiyeceklerden söz eden bir cümleye odaklanmalıyız.

Dikkat edilirse parçanın II. cümlesinde yiyeceklerden söz edilmiş o halde soru kökündeki cümleyi ikinci cümleden sonra okursak sıkıntı olmaz.

                                                                     YANIT: B

 52. PARÇAYA CÜMLE DÂHİL DİLMESİ

(I)Yunanlılar insan vücudunu tasvir etme konusunda hayranlık uyandıran bir ölçü ortaya koydular. (II) Klasik Dönem heykeltıraşları insan vücudunu gerçekçi ve doğal görünüşüyle betimleme sanatını mükemmel hâle getirdiler. (III) Bu dönem heykelleri güzellik ve durağanlıklarıyla dikkat çekiyordu. (IV) Zamanla yüz ifadelerini ve duyguları gösterme konusunda maharet kazandılar ve ünlü insanların tanınabilir portrelerini yapmaya başladılar. (V) Arkaik Dönem’de  ise basit, geleneksel tarzda ve Mısır sanatını taklit ederek heykellerini oluşturdular. (VI) Bu heykellerdeki figürler sol bacak önde, kollar iki yanda olmak üzere ayakta dimdik durur hâlde, yüzde de hafif bir tebessümle betimlendiler.

 Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra düşüncenin akışına uygun olarak “Bu konudaki yeteneklerini göstermek için Tanrı figürleri ve spor etkinliğinde bulunan ünlü erkek figürlerini, özellikle gladyatörleri kullandılar.” cümlesi getirilebilir?

A) I.                      B) II.                                           C) III.                              D) IV.                           E) V.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Bu tür soruları “Yerini Bulma” tekniği ile çözebilirsiniz.

Bu tekniği göre soru kökünde verilen cümlenin içinden bir şifre seçiliyor. Bu şifrenin geçtiği cümle aranıp cevap kabul ediliyor.

 BU SORUDA ŞİFRE:

Bu konu ve ünlü erkek figürleri

Parçaya göz attığımızda IV. cümlede “konusunda” ve “ünlü insanların tanınabilir portrelerini” sözlerinin kullanıldığını görüyoruz. Bu durumda soru kökünde verilen cümle IV. cümleden sonra okunabilir demektir.

                                                                               YANIT: D

53. PARAGRAF DÜZENLEME

I. Araştırmacılar, lityum-iyon pillerin geliştirilmesinde, nanoteknolojiden yararlanmaya çalışıyorlar.

II. Bu çalışmalar, dizüstü bilgisayar ve cep telefonu gibi çeşitli elektronik cihazlarda kullanılan yeniden doldurulabilir lityum-iyon pillerin üretimi üzerinde yoğunlaşıyor.

III. Örneğin, yeni bulunan bir başka yöntemle,   piller aynı ağırlıkta daha fazla enerji depolayabilecek ya da belirli bir miktarda enerji, daha hafif pillerle sağlanabilecek.

IV. Bunun yanında daha farklı ve kullanışlı piller üretmek için başka yöntemler de deneniyor.

V. Bu gelişmeler sonucunda, cep telefonu ve dizüstü bilgisayar gibi taşınabilir elektronik cihazların küçülebileceği düşünülüyor.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangilerinin yerleri değiştirilirse parçada anlatım akışı sağlanmış olur?

A) II. ile III.        B) II. ile IV.                   C) II. ile V.                D) III. ile IV.                          E) IV. ile V.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

  • Cümle giriş cümlesi olmaya uygunsa bu durumda yeri değişemez demektir. kaç seçenekte ı. cümle varsa o seçenekleri eleyin. çünkü bize yeri değişenlere sormuş, değişmeyenleri değil.
  • Önce I. cümlenin giriş cümlesi olup olmadığını bulmalıyız. I. cümle giriş cümlesi değilse bu, I. cümlenin yerinin değişmesi gerektiğini gösterir.

Bu durumda seçeneklerin hangisinde I. cümle varsa bunları seçmelisiniz. I. cümle tek seçenekteyse cevap olarak o seçeneği işaretleyebilirsin.

Bu sorunun seçeneklerine bakıldığında I. cümlenin seçeneklerde olmadığı görülecektir. Bu birinci cümlenin giriş cümlesi olduğu ve yerinin değişmeyeceği demektir. O halde birinci cümlenin yeri değil de başka cümlelerin yeri değişmelidir.

Gelelim sorumuza

Dikkat edin birinci cümlede bir çalışmadan söz edilmiş ve ikinci cümlede bu çalışmaların devamı hakkında bilgi veriliyor. Bu, ikinci cümlenin de yer değiştiremeyeceğini göstermektedir.

Bu durumda ikinci cümleyle ilgili tüm seçenekleri elemelisiniz çünkü bu cümlenin de yeri değişemez. Yani A, B, C seçenekleri elenmiş oldu. İşiniz ne kadar kolaylaştı değil mi? Artık geriye kalan iki seçeneği de deneme – yanılma yöntemiyle çözersiniz.

                                                                     YANIT: D

54. PARAGRAFIN İKİYE AYRILMASI

(I) Editör, bir yayınevinin olmazsa olmazlarındandır. (II) Yayımlanacak bir yapıtı düzenlemek, yayıma hazırlamak ve yayımlamak gibi birçok işi ve işlevi var. (III) Yazarın ve eserinin seçilmesinden, nasıl yayımlanacağına değin yayımlama işinin bütün aşamalarını kapsayan zorlu bir iştir bu. (IV) Günümüzde editörlük, yayıncılık alanında kurumsallaşamamış işlerden. (V) Yazarların çoğu, editörün yaptığı işi küçümseyip onu yalnızca bir düzeltmen olarak algılıyor. (VI) Bu yüzden de editörlüğü böyle algılayan birçok yazarın yayımlanan kitaplarında yanlışlardan geçilmiyor.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

A) II.                                        B) III.                                                 C) IV.                      D) V.                         E) VI.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

ŞİFRE : Ana konuya bakış açısının değiştiği yerden itibaren paragraf başı yapmalısınız.

Yani konunun başka bir boyutunun anlatıldığı bölüm yeni bir parçadır ve o bölümden itibaren parça ikiye bölünmelidir. Bu parçanın ilk üç cümlesinde editörlüğün zorlukları ve görevleri anlatılmaktadır. Ama dördüncü cümleden itibaren yazarların editörlere bakış açısına değinilmiştir.

                                                                             YANIT: C

55. ANLAMLI BÜTÜNDE CÜMLE SIRASINI BELİRLEME

I. İlk olarak kraterin yaklaşık 200 metre derinliğe ve 800 metre genişliğe sahip olduğu tespit edildi.

II. Bu katmanlar, Mars’ta milyonlarca yıl öncesinde su bulunduğuna dair önemli bir ipucu olarak değerlendiriliyor.

 III. NASA’nın 2004 yılında Mars’a yolladığı Opportunity robotu, Victoria Krateri’ni görüntülemeyi başardı.

IV. Bu boyutlarıyla Victoria Krateri, Mars’ın büyük kraterlerinden biri olma özelliğine sahip.

V. Ayrıca görüntülerde kraterin içerisinde, sarp duvarlardaki kaya katmanları da göze çarpıyor.

Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında, hangisi baştan üçüncü olur?

A) I.                                      B) II.                   C) III.                        D) IV.                          E)V.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

  •  Cümle sıralama veya paragraftaki bir cümlenin sırasını bulma sorularında ilk yapılacak iş birinci cümleyi yani giriş cümlesini bulup başa koymaktır.

İlk cümleyi bulmadan hiçbir şey yapma!

  •  İlk cümlede “ama, oysa, bu nedenle, o halde, bunun gibi, sonuç olarak, buna, bundan, tam tersine…” gibi bağlayıcı ögeler bulunmaz.

Buna göre bu paragrafın giriş cümlesi olabilecek yargı III. cümledir. Bundan sonra bu cümleden sonra kalan cümlelerden hangisi okunabilir, bunu bulmalısınız. Dikkat edilirse bu cümlede bir kraterin görüntülendiği belirtiliyor. Bu görüntülerde neyin tespit edildiği I. cümlede belirtilmiş. Demek ki III. den sonra I.ye geçilecek. Şimdi bir adım daha atarsak soru çözülmüş olur. Kalan cümlelerden V. de görüntülerden ayrıca neye ulaşabileceğimizi belirttiği için I. den sonra V.ye geçilmelidir.

Bu da sorunun çözüldüğünü ve yanıtın V. cümle olduğunu gösterir.

Dikkat! Bazı öğrenciler üçüncü cümlenin sırasını bulduktan sonra soruya devam edip paragrafın bütün cümlelerini sıraya koymaya çalışıyor. Bu, vakit kaybına ve kafa karıştırmaya neden olacağından bundan kaçınılmalıdır.

Bizden ne istendiyse o kadarıyla uğraşacağız. Eğer bütün cümleleri sıraya koyun deseydi bunu yapardık ama böyle bir şey dememiş.

                                                                                     YANIT: E

Cümleler Arasındaki Mantıksal İlişkiler

Kimi zaman bileşik yapılı cümlelerde, kimi zaman sıralı ya da bağlı cümlelerde, kimi zaman da bağımsız cümleler arasında (bir paragraf içinde) mantıksal ilişkiler oluşur. Bu ilişkilerin adlandırılması, cümlelerin ve paragrafın anlaşılmasını kolaylaştırır. Mantıksal ilişki içermeyen “bileşik, sıralı, bağlı cümleler ya da paragraflar” oluşturulamaz.

  • Ali hastaydı. Sanatçı toplumun sözcüsü olmalı. Babam ailesine bağlıydı. Uçak şimdi kalktı.
  • Çok akıllı olduğundan midesi bulanmıştı.
  • gün ders çalışıyorduk. Bir kelebek suya düştü. Yoksul adam sokakta yatmaya başladı. Kırlangıç, bir böceği yakaladı. …

Yargıları mantıksal ilişki içermediklerinden birbirine bağlanamaz.

Oysa

  • Yağmur başlamıştı. Kedi yavrusu ıslandı. Aysel, kedi yavrusuna acıdı. Kucağına aldı. Eve götürüp kuruladı. Karnını doyurup onunla oynamaya başladı.
  • Ali hastaydı. İki üç gün evden çıkmadı. Yapılacak en iyi iş kitap okumak, dedi. “Sanata Bakış” adlı bir kitabı okumaya başladı. Bir cümle ilgisini çok çekmişti: “Sanatçı toplumun sözcüsü olmalı.”

cümeleri mandıksal ilişki taşıdığı için art arda gelebilir.

DİKKAT!

Birbirine bağlanan cümlelerde anlamlı ve mantıksal bağdaştırmalar olmak zorundadır.

O gün ders çalışıyorduk. Bir kelebek suya düştü. Yoksul adam sokakta yatmaya başladı. Kırlangıç, bir böceği yakaladı.

Bakın,  yukarıdaki parçada birbirine bağlanan cümlelerde mantıksal bağdaştırma çok zayıftır.

56. PARÇALARDAN ANLAMLI CÜMLE ELDE ETME

1.sanatsal değerini artırıyor

2.karakterlerin duygularına da

3.bazı polisiye filmlerde

4.yer veriliyor olması filmlerin

5. gerçek olayların ele alındığı

Yukarıdaki sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında, hangisi baştan ikinci olur?

A)1.                    B) 2.                     C) 3.                D)4.             E)5.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

ŞİFRE: Bu tarz cümle oluşturma sorularında ilk iş yüklem parçacığını bulmaktır.

Mesela bu soruda yüklem: I. sanatsal değerini artırıyor..

Bundan sonra kalanlardan hangisinin birinci parça olduğunu bulmalıyız.

Bu soruda birinci parça: III. bazı polisiye filmlerde

Bundan sonra işiniz kolay. Kalan parçalardan hangisinin “III. bazı polisiye filmlerde” parçasından sonra okunabileceğini deneme – yanılma yöntemiyle bulunuz.

Buna göre ”Bazı polisiye filmlerde gerçek olayların yer aldığı karakterlerin duygularına da yer veriliyor olması filmlerin sanatsal değerini artırıyor.” cümlesi elde edilir.

                                                                               YANIT: E

57. GİRİŞ CÜMLESİNİ TAMAMLAMA

—-. Belli ki yazar, ayrıntılarla gerçeklik duygusunu güçlendirmek istemiş. Neredeyse bir çırpıda okunabilecek kadar sürükleyici bir dile sahip olan romanın tek zorluğu bu. Anlatım zaman zaman dipnotlarla desteklense de yöreye özgü kültürel özelliklere yabancı olanlar, romana kendini kaptırmakta bir parça zorlanabilir. Ama aynı zorluğun okunan bir Rus romanında ya da Batı romanında da karşımıza çıkabileceği de göz ardı edilmemelidir.

Bu parçanın başına, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Yapıtta, yazarın, yöre kültürüne özgü ögelere bolca yer verdiğini görüyoruz

B) Yazar, doğup büyüdüğü, çok sevdiği yörede okurlarıyla gezintiye çıkıyor

C) Zor okunan bir roman olmaması için yazar, her aşamada çok titiz davranmış.

D) Birbirinden farklı kültürlerin yansıtıldığı yapıtlar, okurların ilgisini daha çok çekiyormuş

E) Yerli ya da yabancı olsun, kimi yapıtlar her okura seslenemez.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Bir parçanın giriş cümlesi,  o parçanın konusunun ve ana düşüncesinin özetidir. Giriş cümlesinin bu bakış açısıyla tamamlanması gerekir.

ŞİFRE-1

Bir paragrafı oluşturan cümleler bir zincirin halkaları gibi birbirine kenetlenmiştir. Her cümle kendisinden önce ve sonra gelenin bir tamamlayıcısıdır. Bu nedenle bir parçanın ilk cümlesinin ne olabileceğini tahmin etmek istiyorsanız baştaki iki cümleyi tanımanız yeterlidir. Cümleyle okuyun cevabı çok kolay bulursunuz.

ŞİFRE-2

Bir parçanın giriş cümlesinde öncesinde bir şey söylenmiş havası veren hiçbir bağlayıcı öge bulunmaz: Bunun gibi, bundan dolayı bu sebeple, böylece, de, sonra da…

Gelelim sorumuza… Soruda boş bırakılan ifadeden sonra gelen” Belli ki yazar, ayrıntılarla gerçeklik duygusunu güçlendirmek istemiş.” yargısında geçen “ayrıntılar” sözcüğü şifredir ve başa gelen cümlede de ayrıntılarla ilgili bir anlam olmalıdır.

Buna göre seçenekler tarandığında A seçeneğinde geçen “yöre kültürüne özgü geçen bolca ögeler” sözü paragrafın başına gelebilecek yargının şifresidir.

                                                                          YANIT: A

Zor Soru

Gazeteci:

(I) —-

Oyuncu:

– Bazı insanlar mükemmeliyetçidir. Bunun için başarılı olur, iyi işler çıkarırlar. Evet, oyunculuğa yönelişimin nedeni kimi zorunluluklardı. Ama mademki bu işi yapıyorum, en iyisin yapmalıyım dedim kendi kendime. Yıllar boyunca da bunun için çaba gösterdim. Böyle olmasam bu konuma gelemezdim. Ustalığı, şunu bunu kimse önemsemez. İşini iyi yaparsan bir sonraki filmde de rolü sen alırsın.

Gazeteci:

(II) —-

Oyuncu:

– Oyuncu olmak gibi bir düşüncem yoktu. Öyle gidip iş falan da istemedim. Yönetmen, bir oyuncu arıyormuş. Bir arkadaşım da onunla birlikte çalışıyordu. Kendisine benden bahsetmiş, ben de gittim. Böylelikle o ekipte yer aldım.

Gazetecinin bir oyuncuya yönelttiği aşağıdaki sözlerden hangisi yukarıda boş bırakılan yerlere sırasıyla getirilmelidir?

A) (I) Bu işin eğitimini almadınız, buna karşın usta oyuncular arasında gösteriliyorsunuz.

(II) Planlı hareket etmemek hep tercih ettiğiniz bir yol mudur peki?

B) (I) Titizlikten ödün vermeyen tutumunuzun sanatınıza yansımasını nasıl özetlersiniz?

(II) Bu rol için biçilmiş kaftan olarak düşünüldüğünüz doğru mu?

C) (I) Rol aldığınız filmlerin bu kadar ilgi görmesinin nedeni nedir sizce?

(II) Yalnızca bu yönetmenle çalışmanızın bir nedeni var mı?

D) (I) Oyunculuğa isteyerek başlamasanız da kısa zamanda büyük yol katettiniz.

(II) Yolunuz bu yönetmenle nasıl kesişti?

E) (I) Hayatınızdaki kimi değişiklikler sonunda büyük bir heyecanla çalışma hayatına atıldınız.

(II) Roller size mi teklif edilir yoksa siz mi gidip yönetmenlerden rol istersiniz?

                                       YANIT: 0555 850 19 04 ARAYIN

58.GELİŞME CÜMLESİNİ TAMAMLAMA

Şairler arasında öteden beri süregelen açık ya da gizli bir yarış vardır. Oysa aynı gözeden su içen, aynı güneş altında ısınan, aynı ağacın gölgesinde oturan insanlardır onlar. Birbirlerine, sanıldığından daha çok ihtiyaçları vardır. Ölmüş şairlerle, onların anıları üzerinde yaşatılan dostluklar da dâhildir buna. —-? Kıskanmalar, görmezden gelmeler, kara çalmalar… Neyi paylaşamazlar? Herkesin kabı kendine göredir, alacağı su miktarı bellidir oysa. Paylaşmanın, el ele vererek yaratacakları eleştiri ortamının sağlayacağı yararlar üstünde durmak ve bunu geliştirmek varken nedir bu yok edici yarış?

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

  1. A) Oysa her şair, şiirini kendi yaşam serüveninden çıkarmaz mı?
  2. B) Bunu bilmelerine karşın nedir bu sevgisizlik şairler arasında.
  3. C) Şairler arasındaki bütün bu çatışmalar gerçekte şiirimizin tematik haritasını daraltır mı?
  4. D) Öyleyse neden şiirin kolaya kaçma sanatı olduğu izlenimi yaratılıyor.
  5. E) Şairler, birbirlerini değerlendirirken şiirsel ölçütler kullanırlar mı?

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Parçanın tam ortasında boş bırakılan bir cümleyi tamamlamak için boş bırakılan bölümden önce ve sonra gelen cümleleri tanımak yeterlidir.

ŞİFRE: Unutmayın ki parçaya dahil edilen her cümlenin genel olarak konu ve ana düşünceyle ama özel olarak kendisinden önce ve sonra gelen cümlelerle ilgisi olmalıdır.

Bu parçada sözü edilen konu “yazarlar ve sanatçılar arasındaki sevgisizlik, ilgisizlik ve kıskanmalar” dır. Buna göre parçaya dahil edilecek cümle de bu doğrultuda olmalı ve aynı zamanda kendisinden sonra cümleyle anlamca bağdaşmalıdır. Dikkat ederseniz boş bırakılan yerden sonra gelen cümlede kıskanma ve görmezden gelmelerin sözü ediliyor. Seçenekleri incelediğimizde aynı doğrultuda olan B’dir.

                                                                     YANIT: B

 

59. SONUÇ CÜMLESİNİ TAMAMLAMA

Türküler, şiirler iç dünyamızın sesi olarak yazılmış olsalar da bizden çıktıkları anda topluma mal olmuştur artık. Yalnız topluma mal olmakla kalsa iyi. Yerelden ulusala, ulusaldan evrensele bir değişme ve gelişme çizgisi izleyerek bütün insanlığın ortak değeri hâline gelir. Örneğin Yunus Emre’nin şiirlerinde yansıtılan duygular salt bize mi özgüdür? Neruda, yalnızca Şili’nin acılarını yansıtmıştır, deyip dışlayabilir miyiz onu? Acısı acımız olmuştur, halkı da halkımız. Kısaca —-.

Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Şiir, şairin şiiri düşünmeye başladığı andan okuyucusuyla buluştuğu ana değin süren, uzun ve sancılı bir dönemin ürünüdür.

B) sanatçı, ortaya koyduğu ürünlerin hangi özellikleri taşıyacağını önceden saptamalıdır.

C) sanatçı, yapıtını yaratırken bilinçli olarak ona ulusal niteliklerin dışına taşan yeni boyutlar kazandırır.

D) her birimiz, yaşadığımız bölgenin rengini, dokusunu, çizgisini yansıtan türkülerden ve şiirlerden hoşlanırız.

E) türküler, şiirler özünde kendi coğrafyalarının izlerini taşısalar da sanatsal dilin içerdiği insansal özle bütün insanlığın ortak yaratısıdır.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

ŞİFRE-1: Bir parçanın sonuna getirilebilecek cümle kendinden önceki bütün sözleri derleyip toparlayan, onların özeti olan cümledir.

ŞİFRE-2: Bir parçanın sonuna gelebilecek cümle parçanın son iki cümlesiyle şekil ve anlam bağı taşımalıdır.

Gelelim sorumuza

Bu parçanın ana konusu türkülerdir. yazar türkülerden yola çıkarak bir mesaj vermek istiyor.

MESAJ: Türkü türü ulusal olsa da evrensel nitelikler taşır.

Bu durumda parçanın sonuna getirilebilecek cümlenin bu konu ve bakış açısıyla ilgisi olması gerekir.

Dikkat edilirse E seçeneğinde geçen “ türküler, şiirler özünde kendi coğrafyalarının izlerini taşısalar da sanatsal dilin içerdiği insansal özle bütün insanlığın ortak yaratısıdır.” yargısı parçanın konusu ve ana düşüncesiyle uyumludur.

                                                                      YANIT: E

60. DÜŞÜNCENİN AKIŞINI BOZAN CÜMLELER

(I) Yetişme döneminde sevilmiş, kişiliğine saygı gösterilmiş, kendisiyle barışık bir insan değilseniz yaşamda karşılaşacağınız kimi güçlüklerin üstesinden gelemezsiniz. (II) Yaşamda çirkin-güzel ikilemi, insanı kendisine sürekli çeki düzen vermeye zorlayan bir yargılama ölçütü. (III) Çalışkanlığınız, yaratıcılığınız, iletişim beceriniz, sorumluluk bilinciniz, dürüstlüğünüz, içtenliğiniz, adalet duygunuz ikinci planda bırakılarak yalnızca bu çerçevede değerlendirilmeye tabi tutuluyorsunuz. (IV) Bu durumla karşılaşan bir insanın böylesi bir ölçütü yadsıması ve kendini bedensel görünüşü dışındaki özelliklerle de var etmeye çalışması, yadırganacak bir davranış sayılmamalı. (V) Bunları yaşayan birinin, bazı insanların sırf doğuştan gelen özelliklerle öne çıkarılmasına tepkisi, gerçekte kıskançlık değil, eşitlik isteğidir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A) I.             B) II.                      C) III.            D) IV.                 E) V.

ÇÖZÜM TEKNİĞİ:

Düşüncenin Akışı Nasıl Değişir?

Sözü edilen konun başka bir yönünün anlatıldığı cümle akışı bozar.

ŞİFRE-1:

Art arda gelebilecek cümlelerin hem şekil hem de anlam bağı içinde olması gerekir. Birbirini dil ve düşünce bakımından desteklemeyen cümleler art arda gelemez.

Örneğin, “ Hayat çok zordur ”  cümlesinden sonra “Kitap insana gerçeği bildirmelidir.” cümlesi getirilebilir mi? Tabii ki gelemez.

ŞİFRE-2:

Her paragrafta bir konu ve o konuya yönelik bir bakış açısı vardır. Paragraf cümleleriyle konu birliği içinde olmayan ya da konuya yönelik bakış açısı yönünden örtüşmeyen cümleler anlatımın akışını bozar. Diyelim ki yazar odak konu olarak kendine ormanları seçti, ormanları anlatmaya başladı, yazar ormanı değişik açılardan ele alıp işleyebilir.

 ŞİFRE-3:

Akışı bozacak cümlenin parçanın konusuyla, ana düşüncesiyle, yazarın bakış açısıyla ve kendinden önce ve sonra gelen cümlelerle anlamca bir ilgisi olmaması gerekir.

Gelelim sorumuza

Bu parçada genel olarak güzel – çirkin ikilemi ve insanların bunu bir yargılama, değerlendirme ölçütü kabul edip birbirine değer vermesi üzerinde durulmuştur. Ama parçanın birinci cümlesinde başka bir konu ve bakış açısı geliştirilmiştir: Yetişme kişiliğe verilen saygının sonraki yaşlara etkisi

                                                                                   YANIT: A

HIZLI SORU ÇÖZMEK İÇİN ALTIN ÖĞÜTLER

1.Hangi Soru Tipi Olursa Olsun Paragrafta Hızlanmanın Tek Yolu Vardır: Her soru tipiyle ilgili sürekli ve çok soru çözmektir.

2.Soru çözmeyi bir gün aksattığınız zaman hangi ders olursa olsun acemleşir ve yavaşlarsınız.

3.Dörtnala koşarak soru çözmelisiniz ve yorulduğunuzda dinlenmeyi de bilmelisiniz.

4.Herkesin bünyesi aynı değildir. Ahmet, Mehmet, Ayşe durmadan çözüyor diye yorgun olduğun halde çözmeye çalışıp yanlışa düşme. Yanlışın çoğaldığında mutsuz ve gergin olursun. Mutsuz ve gergin kişi de hedeften uzaklaşır.

5.Bünyeni hazırla ve öyle başla soru çözmeye. Unutma ki midene durmadan yemek indiremezsin çünkü belli bir çapı var ve sindirim için dinlenmesi gerekir. Beyin de öyle… Mutlaka dinlenerek ilerlemesin.

Hepinize başarılar dilerim.

Faysal Dal