Blog

PARAGRAFTA HIZ BİRİNCİ YENİ (GARİP HAREKETİ)

Gönderen:

 PARAGRAFTA HIZ BİRİNCİ YENİ (GARİP HAREKETİ)

GARİP AKIMI TEMSİLCİLERİ

  • Orhan Veli Kanık
  • Melih Cevdet Anday
  • Oktay Rifat Horozcu

PARAGRAF HIZ BİRİNCİ YENİ (GARİP HAREKETİ) (1940–1950)

Garip Hareketi veya Birinci Yeni Şiiri, Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat Horozcu ve Melih Cevdet Anday’ın birlikte başlattıkları şiir akımının adıdır. PARAGRAFTA HIZ BİRİNCİ YENİ (GARİP HAREKETİ)

İlk şiirlerinde vezinli, kafiyeli biçimler kullanırlar. Tanpınar, Kısakürek, Dıranas gibi dönemin ses ve duyuş bakımından etkili şairlerinin izlerini taşırlar. Bu etkiler, onları aynı zamanda Ahmet Hâşim ile Baudelaire, Rimbaud, Verlaine gibi Fransız Sembolistlerine de yöneltir. PARAGRAFTA HIZ BİRİNCİ YENİ (GARİP HAREKETİ)

 

Aklında Bulunsun!

Orhan Veli’nin 1938’de yayımladığı “Kitabe-i Seng-i Mezar” şiiri alayla karşılanan, eleştirilen bir metin olmuştur. Bu şiirde sıradan bir insan tipi olan “Süleyman Efendi”nin ve özellikle onun “nasır”ının konu edinilmiş olması tuhaf karşılanmıştır.

Orhan Veli 1937–1945 yılları arasında yazdığı şiirlerle, eski şiir anlayışını yıpratmış, hececi şiir anlayışını yıkmıştır.

Bu girişimin yapı ögeleri ise, şiir dilinin yalınlaştırılması, şiir lügatinin değiştirilmesi, konuşma dili sözcüklerinin şiire girmesi, dizenin şiirdeki işlevinin değişmesi, yinelemelere başvurulması, şiir bütününün simetri ve karşıtlık anlayışlarıyla kurulması, ironi ve parodi gibi mizahlı anlatım tekniklerinden yararlanılması, öyküleme, alıntılama ve duygusal söylemden oluşmasıdır.PARAGRAF HIZ BİRİNCİ YENİ (GARİP HAREKETİ)

Orhan Veli ve arkadaşları şiir üzerine yazdıkları yazılarda ve söyleşilerde “eskiye ait olan her şeye karşı çıkmak” ifadesiyle özetlenebilecek bir tavır takındılar.

1941 yılında yayınladıkları Garip adlı ortak kitapla ve bu kitabın Orhan Veli’nin yazdığı “Ön söz” üyle şiirde değişiklik yapmak konusundaki tutumlarını ortaya koydular.

İstanbul’da Resimli Ay Matbaası’nda basılan Garip adlı kitabın kapağında Orhan Veli, içinde ise Orhan Veli ile birlikte Oktay Rifat ve Melih Cevdet’in isimleri bulunmaktadır.

Garip hareketinin adı bu kitaptan kaynaklanır. Kitabın ilk şiiri “Kuş ve Bulut” ile son şiiri “Ağaç”, Orhan Veli ile Oktay Rifat tarafından ortaklaşa yazılmıştır.

1937 yılından itibaren bir akım haline dönüşmüş ve bu akım 1940’lardan 1950’lerin ortalarına kadar etkisini sürdürmüştür.

Orhan Veli 1945’ten sonra bu ilk çıkışlarındaki tavrı yumuşatmaya, halk şiiri özelliklerini ve kafiye gibi geleneksel şiir araçlarını kullanmaya başlamış; Oktay Rifat ile Melih Cevdet ise Orhan Veli’nin ölümünden sonra Garip anlayışından uzaklaşarak kendi şiirlerini yazmayı sürdürmüşlerdir. (PARAGRAF HIZ BİRİNCİ YENİ (GARİP HAREKETİ) (1940–1950)

Not:

Oktay Rifat, İkinci Yeni akımına da katılmıştır.

 

GARİP ŞİİRİNİN ÖZELLİKLERİ

  1. Öyküleme tekniğine başvurmak.

Yeni Türk edebiyatında şiir içerisinde öyküleme örnekleri olarak Tevfik Fikret’in “Balıkçılar”, Mehmet Âkif’in “Küfe”, “Seyfi Baba” gibi manzumeler gösterilebilir.

Bu konuya Orhan Veli’nin “Kitabe-i Seng-i Mezar”, “Monitör Sabri” gibi şiirleri örnektir.

  1. Konuşma dilinin sözcüklerini, günlük dildeki anlam yapısı içerisinde kullanmak.
  2. Dizeyi geleneksel işlevinden koparmak
  3. Şiirlerde sık sık cümle yapısında devrikleşme ve vurguyu şiirin son dizesine kaydırma dikkati çeker.
  4. Yinelemelere anlam vurgusunu oluşturan temel bir işlev yüklemek
  5. Geleneksel şiirin düzenli, sistemli formlarıyla değil, tamamen şairin seçtiği özel uygulamalar biçimindeki yinelemeler öncelikle anlamı belirginleştirmek, anlamın etkisini artırmak amacıyla kullanılır.
  6. Anlam simetri ve karşıtlıkları oluşturmak
  7. İroni, parodi gibi mizah ögelerine şiirde asli bir yer vermek
  8. Garip şiirinin en çok dikkati çeken özelliği mizahî dili başarıyla kullanmasıdır.

 

İRONİ NEDİR?

“İronie” Yunanca’da “söylenenin tam tersini kastetmek, lafı ters yüz etmek, alaya almak” anlamlarına gelmektedir. Edebiyatta dolaylı ve alaylı bir anlatım sağlamak amacıyla, söylenenin tersini kastetme, neden-sonuç bağını kopararak olması gerekenden farklı bir sonuç yaratma, bilmezden gelme gibi ironi tanımına uygun uygulamalara sıkça başvurulmuştur.

 

PARODİ NEDİR?

“Parodi” ise, Eski Yunanca “yanında, boyunca, hilafına, tarafından” anlamlarına gelen para edatı ile “türkü, şarkı” anlamına gelen aoidê sözcüklerinden oluşmuştur. Eğlenceli, alay eden, şaka dolu şarkılara parodi denilmektedir. Sanat ve edebiyatta ise ciddi bir durum veya bir eseri taklit ederek alaya almak, gülünç duruma düşürmek anlamlarına gelir.

Duygusal söylem de Garip şairlerinin bir başka özelliğidir. Orhan Veli’nin “Anlatamıyorum” başlıklı şiiri bu konuyu en iyi veren örneklerdendir.

 

BAĞLANTI KURALIM

Şinasi’nin şiirde özel başlık kullanarak Türk şiirinde bir yenilik yapmasının ardından, Fransız şiirinin etkisiyle Orhan Veli’nin şiirlerine başlık koymaması da bir yeniliktir.

Garip’e kadarki Türk şiirinin insanı, yüceltilmiş bir insan tipidir. Garip şiiri bu insan tipini yıkmıştır. Garipçilerin şiirlerinde başta “küçük adam” olmak üzere, toplumsal eleştiri, aşk-cinsellik, çocukluk duygu ve bakış açısı, yaşama sevinci ve boşluk duygusu gibi içerik ögeleri dikkat çeker.PARAGRAF HIZ BİRİNCİ YENİ (GARİP HAREKETİ)

 

 PARAGRAFTA HIZ BİRİNCİ YENİ (GARİP HAREKETİ) 

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

Orhan Veli’nin Şubat 1945 yılında yayımladığı Vazgeçemediğim kitabı içinde bulunan “İstanbul Türküsü” başlıklı şiir Garip hareketinin dönüm noktası kabul edilmiştir. Bu şiirden sonra Orhan Veli belirgin bir biçimde halk şiiri ögelerini kullanmaya başlamıştır.

Orhan Veli 1946’da yayımladığı “Destan Gibi” kitabında bulunan “Yol Türküleri” başlıklı uzun şiirde kullanılan halk türküleri, daha sonra yazdığı “Pireli Şiir”, “Gelirli Şiir”, “Delikli Şiir” gibi metinlerinde görülen halk şiiri kafiye anlayışları ve söyleyiş özellikleri dikkati çeker.

Garip’in öncü şairleri 1945’ten sonra halk şiirinin türlü form özelliklerinden yararlanma yönünde bir değişme göstermeye başlamışlardır.

Garipçiler 1945’ten itibaren başladıkları ılımlılaşma eğilimini, 1949’da çıkardıkları Yaprak dergisinde yayımladıkları şiirlerle sürdürürler. Bu dergi süreci, şiirlerindeki toplumcu özelliklerin artması bakımından önemlidir.

 

DİKKAT!

Garip şiirinin Türk edebiyatında yaptığı en önemli yenilik, şiirin konu sınırını ortadan kaldırmak olmuştur.

 

BAĞLANTI KURALIM

Türk şiirindeki insan tipleri: Divan şiirindeki insan soyut, ideal bir aşkın arayıcısıdır. Yeni Türk edebiyatında Namık Kemal’den Necip Fazıl’a kadar birçok şairde örneği görülen bir dava adamı, bir kahraman özelliği taşır. Eski şiirin ulaşılmaz, yeni Türk edebiyatının ‘kusursuz sevgili’ imajı Orhan Veli’de sokağa düşmüş, ‘vesikalı yâr’e dönüşmüştür.

 PARAGRAFTA HIZ BİRİNCİ YENİ (GARİP HAREKETİ)

EDEBiYATTA MODERNİZM VE ORHAN VELİ KANIK

  • Yirminci yüzyıl modernizmin çağıdır. Modernizm sanat ve edebiyatta sembolizm sonrası akımları karşılamak için kullanılmıştır.
  • Dadaizm, Empresyonizm, Ekspresyonizm, Sürrealizm, Fütürizm vd. Sembolizm sonrası sanat akımlarının ilk belirgin özelliği ise genellikle iki dünya savaşı arasındaki bunalım dönemine ait olmanın getirdiği eleştirel tutumdur.
  • Orhan Veli, Oktay Rifat ve Melih Cevdet, Türk şiirinin akışını değiştirmişlerdir. Bunu başta Ahmet Hâşim ve Hececi şiir olmak üzere kendilerinden önceki şiir anlayışını yıpratarak gerçekleştirmişlerdir.

 

GARİP AKIMININ TÜRK EDEBİYATI İÇERİSİNDEKİ YERİ

Garip etkisine girenler arasında özellikle heceden serbest şiire geçiş noktasında Cahit Sıtkı, Ziya Osman, Tanpınar gibi şairler gösterilir.

Kendi kuşaklarından Cahit Külebi, Sabahattin Kudret, Necati Cumalı, Rüştü Onur, Muzaffer Tayyip Uslu; 40 Kuşağı Toplumcu Gerçekçilerinden Rıfat Ilgaz, Suat Taşer, Ömer Faruk, Garip şiir anlayışından etkilenmiş şairlerdir.

Asıl kalıcı ve olumlu etkisi İkinci Yeni şiir akımının ortaya çıkışına zemin hazırlamış olmalarıdır.

Attila ilhan’ın Mavi Hareketi çerçevesinde yaptığı eleştiriler, Garipçileri “bobstil” olmakla, meselesizlikle suçlaması etkili olmuştur.

1950’lerin ortalarında onların açtığı yoldan gelişen ikinci Yeni şairleri, Garip’in akla çok bağlı, düz anlatımlı şiirinin yerine imaja dayalı bir anlayış geliştirerek, Garip akımının edebiyat üzerindeki etkisini ortadan kaldırdı.

“Ukde” adlı ilk şiiri 1936’da Varlık dergisinde çıktı.

İlk şiirlerinde hececilerin biçim ve tema özelliklerini benimsedi.

Gizemci denebilecek bir duyarlılıkla nesneleri sıralayan, çevresine çocuksu bir şaşkınlıkla bakan bu şiirlerin ayırıcı yanı, uyaklı yazılmalarına rağmen uyağa bağlı olmamalarıdır.

Orhan Veli ve Oktay Rifat’la ortak eserleri “Garip”teki (1941) şiirlerinde çocuksu şaşkınlığın bilince dönüştüğü, uyakların aşıldığı ve ölçünün kırıldığı görülür. Bu ilk dönem şiirlerinde yer yer Dadaizm’den etkiler hissedilir ama belirleyici değildir.

Başlangıçta çocukluktan beri arkadaş olduğu Orhan Veli ve Oktay Rifat’la aynı şiir çizgisinde yürüdü. Ama Veli ve Rifat’tan “duygu” bakımından ayrıldı.

Şiirlerinde duygu, düşünceyle gelişir, hatta düşünceyi hazırlar.

Düşünce ögesi duygularını hep ayrıntıdan kotarır.

 PARAGRAFTA HIZ BİRİNCİ YENİ (GARİP HAREKETİ)

Orhan Veli Kanık

Yeni bir zevk ortaya çıkarabilmek için eski olan her şeyden uzak duran Orhan Veli,hece ve aruz ölçülerini kullanmayı reddetti.

Kafiyeyi ilkel, mecazteşbihmübalağa gibi edebi sanatları gereksiz bulduğunu açıkladı.

“Geçmiş edebiyatların öğrettiği her şeyi, bütün geleneği atmak” amacıyla yola çıkan Kanık’ın bu arzusu şiirinde kullanabileceği teknik olanakları azaltsa da şair, ele aldığı konular, bahsettiği kişiler ve kullandığı sözcüklerle kendine yeni alanlar oluşturdu.

Yalın bir anlatımı benimseyerek şiir dilini konuşma diline yaklaştırdı.

1941 yılında, arkadaşlarıyla birlikte çıkardıkları Garip adlı şiir kitabında bu fikirlerinin örnekleri olan şiirleri yayınlandı ve Garip akımının doğmasına sebep oldu.

Bu akım özellikle 1940–1950 yılları arasında Cumhuriyet Dönemi şiirinde büyük etki bıraktı. Garip şiiri hem yıkıcı hem de yapıcı özelliği ile Türk şiirinde bir mihenk taşı kabul edilir.

Kanık, şiire getirdiği bu yenilikler yüzünden önceleri büyük ölçüde yadırgandı, çok sert eleştiriler aldı ve küçümsendi.

Geleneklerin dışına çıkan eserleri, önce şaşkınlık ve yadırgama, daha sonra eğlenme ve aşağılamayla karşılansa da hep ilgi uyandırdı.

Bu ilgi ise kısa zamanda şaire duyulan anlayış, sevgi ve hayranlığın artmasına yol açtı.

Sait Faik Abasıyanık da Orhan Veli’nin bu yönüne dikkat çekerek onu “üzerinde en çok durulmuş, zaman zaman alaya alınmış, zaman zaman kendini kabul ettirmiş, tekrar inkâr, tekrar kabul edilmiş; zamanında hem iyi hem kötü şöhrete ermiş bir şair” olarak tanımladı.

Eserleri

Şiir kitapları

Hikâye/Şiir

  • Nasreddin Hoca Hikâyeleri(1949, Doğan Kardeş Yayınları)

Yazılar

  • Nesir Yazıları(1953, Varlık Yayınları)
  • Edebiyat Dünyamız(1975, Bilgi Yayınları. Hazırlayan: Asım Bezirci)
  • Bütün Yazıları(1982, Can Yayınları)

Melih Cevdet Anday (1915–2002)

“Akşam”, “Büyük Gazete”, “Tanin” ve “Cumhuriyet” gazetelerinde fıkra yazarlığı, sanat sayfası yöneticiliği yaptı, denemeler yazdı. 1954’te başladığı İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü fonetik-diksiyon öğretmenliğinden 1977’de emekli oldu. 1964–1969 arasında TRT Yönetim Kurulu üyeliğinde bulundu. 1979’da UNESCO Genel Merkezi Kültür Müşaviri olarak Paris’e gitti.

 

Şiir Anlayışı

PÜF NOKTASI

“Telgrafhane” ve “Yan Yana” kitaplarındaki şiirlerle bu kez, toplum ve insan değerlerini savunan, kavgacı bir şiire yöneldiği dikkat çekti. Duyguya toplumu da eklediği bu dönem kitaplarından “Yan Yana” sakıncalı bulunup toplatıldı ama beraat etti.

Lirizme karşı çıkmasına rağmen, toplumsal güçlüklerin içe akışı olarak gördüğü bu unsuru şiirlerinde kullanmaktan geri durmadı.

1960 sonrası şiirinde bu kez mitolojik unsurlar görülmeye başlandı. “Kolları Bağlı Odysseus” (1963) ile başlayan bu süreçte, Anadolu’daki eski Yunan kültürü ile yaşadığımız tarihsel ve güncel koşullar arasında bir metafor kurmayı istedi.

1975 sonrası eserlerinde yeni sorularla yeni arayışlara yönelmek isteyen bir şairin aynı zamanda bir filozofun ve halk ermişinin sesi duyulur.

Mitologya serüvenine Doğu kültürleri unsurlarını da katmaya başlar. Şiirindeki bu gelişme denemeleri ve romanlarında da hissedilir.

Eserleri

Garip (1941, Orhan Veli ve Oktay Rifat’la birlikte)

Rahatı Kaçan Ağaç (1946)

Telgrafname (1952)

Yan yana (1956)

Kolları Bağlı Odysseus (1962)

Göçebe Denizin Üstünde (1970)

Teknenin Ölümü (1975)

Sözcükler (1978, toplu şiirler)

Ölümsüzlük Ardında Gılgamış (1981)

Tanıdık Dünya (1984)

Güneşte (1989)

Yağmurun Altında (1995)

Yalan

Şinanay

Tohum

Tek Başına

Anı

Roman

Zifaftan Önce (1957 – Murat Tek adıyla)

Yağmurlu Sokak (1959 – Murat Tek adıyla)

Dullar Çıkmazı (1962 – Murat Tek adıyla)

Bir Gecede Üç Erkek (Murat Tek adıyla)

Aylaklar(1965)

Gizli Emir (1970)

İsa’nın Güncesi (1974)

Raziye (1975)

Tiyatro Oyunu

İçerdekiler(1965)

Mikadonun Çöpleri(1967)

Yarın Başka Koruda

Dikkat Köpek Var

Ölüler Konuşmak İster

Müfettişler(1972)

Ölümsüzler(1984)

Ankara Erkek Lisesi’ndeki öğrencilik yıllarında şiir yazmaya başlayan Oktay Rıfat, şiirde biçim ve kural anlayışını tam anlamıyla yansıtan ilk şiirlerini19361944 yılları arasında Varlık Dergisi’nde yayımlamıştı.Garip Dönemi şiirlerinde kentte yaşayan sıradan insanların günlük yaşamlarına şaşırtıcı, alaycı bir söyleyişle yaklaşmıştır.

Oktay Rifat

Türk Şiiri’nin en büyük isimlerinden birisi kabul edilir. Orhan Veli ve Melih Cevdet’le birlikte Garip Akımı‘nın kurucularındandır. 1955 yılından itibaren İkinci Yeni adlı şiir akımına yönlenmiştir. Şiir dışında roman ve oyun türlerinde de çok başarılı eserler vermiştir.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

İlk şiirlerinde hece veznini kullanmaktaydı, daha sonra serbest vezne geçti. 1941 yılında Orhan Veli Kanık ve Melih Cevdet Anday ile birlikte Garip adlı şiir kitabını yayımlayarak Garip şiir akımının öncülerindendir.

Perçemli Sokak” adlı kitabıyla Türk şiirinde İkinci Yeni denilen anlayışa, anlamca kapalı bir şiire yöneldi.

Türkçenin ses zenginliğini, geniş bir sözcük dağarcığıyla ustalıkla kullanan unutulmaz şiirler yazdı. Kitaptan kitaba değişen şiiri ile Türk şiirinin genel akışını en çok etkileyen şairlerden sayılmaktadır.

1960’lı yıllarda genellikle sosyal sorunlar, emekçilerin hakları ve sistemsel karmaşalar ile ilgili düşüncelerini satırlara döktü.

Özellikle, 1966’da çıkan “Elleri Var Özgürlüğün” adlı şiir kitabında bu düşüncelerinin oldukça fazla etkisi görüldü.

1969 yılında yayımladığı, “Şiirler” adlı kitabıyla, edebiyat hayatında üçüncü ve son dönemine girdi. Tarzını, biçimini ve yazın anlayışını iyice belirginleştirdiği, dili ve kelimeleri kullanmada ustalaştığı bu dönemde şiirin kuramsal karakteri üzerine de kitaplar yazdı.

Tiyatro oyunu ve roman türünde de eserler veren Oktay Rıfat, her biri toplumun değişik kesimlerini sembolize eden oyun ve roman kahramanları yarattı.

Eserleri

Şiir

Garip

Yaşayıp Ölmek Aşk ve Avarelik Üstüne Şiirler (1945)

Güzelleme (1945)

Aşağı Yukarı (1952)

Karga ile Tilki (1954)

Perçemli Sokak (1956)

Âşk Merdiveni (1958)

İkilik (Aşağı Yukarı ve Karga ile Tilki’nin ikinci baskısı,1963)

Roman

Bir Kadının Penceresinden (1976)

Danaburnu (1980)

Bay Lear (1982)

Tiyatro Oyunu

Birtakım İnsanlar (1961)

Kadınlar Arasında (1948 de Devlet Tiyatrosunda gösterilmiştir.) ya da Fettah Paşalar (1966)

Atlarla Filler ya da Dirlik Düzenlik (ilk yayınlanışı 1988)

Çil Horoz (ilk yayınlanışı 1988)

Yağmur Sıkıntısı (ilk yayınlanışı 1988)

 

SORU

Garip akımın öncülüğünü yaparak Türk şiirinde bir sıçrama gerçekleştirmiştir. Yeni bir zevk ortaya çıkarabilmek için eski olan her şeyden uzak durarak hece ve aruz ölçülerini kullanmayı reddetti. Kafiyeyi ilkel, mecazteşbihmübalağa gibi edebi sanatları gereksiz bulduğunu açıkladı. “Geçmiş edebiyatların öğrettiği her şeyi, bütün geleneği atmak” amacıyla yola çıkan şairin bu arzusu şiirinde kullanabileceği teknik olanakları azaltsa da o, ele aldığı konular, bahsettiği kişiler ve kullandığı sözcüklerle kendine yeni alanlar oluşturdu. Yalın bir anlatımı benimseyerek şiir dilini konuşma diline yaklaştırdı.

Parçada bahsedilen şair aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A) Oktay Rifat
  2. B) Attila İlhan
  3. C) Tevfik Fikret
  4. D) Orhan Veli
  5. E) Melih Cevdet

.

CEVAP: D.

 SORU

 

Aşağıdakilerden hangisi Garip akımı temsilcilerinden Oktay Rifat’a ait eserlerden biri değildir?

A) Güzelleme

B) Aşağı Yukarı

C) Vazgeçemediğim

D) Perçemli Sokak

E) Aşk Merdiven

 

CEVAP: C.

2
  Related Posts
  • No related posts found.

Yorumlar

  1. Onur  Nisan 22, 2017

    Ellerinize sağlık hocam bir sürü şey öğrendim .

    cevap
    • Faysal DAL  Nisan 28, 2017

      Sağol Onurcum! Yararlı olabildiysek ne ala!

      cevap

Yorum Ekle


error: İçerik Korumalıdır !!