Blog

Paragrafta Hız – Özgür Bir Çocuk Asla Yetiştiremezsiniz?

Gönderen:

Paragrafta Hız – Özgür Bir Çocuk Asla Yetiştiremezsiniz?

 

ÖZGÜR OLAMAYAN ÇOCUK

Paragrafta Hız – Özgür Bir Çocuk Asla Yetiştiremezsiniz?Kalıplaşmış, koşullanmış, disiplinli ve baskı altındaki çocuk – ki bu özgür olmayan çocuktur ve bunlar ülkemizde çoğunluktadır – dünyanın her yerinde bulunur. Kendi şehrimizde ve sokağın karşı kaldırımında mutsuz ve baskı altında yaşar hatta sıkıcı bir müfredatın içine sıkıştırılmış sıkıcı bir okulun sıkışık sıralarında sıkışık bir durumda oturması olasıdır.

SONUÇ

Bu çocuk uysaldır, otoriteye boyun eğmeye alışıktır. Eleştiriden korkar. Normal ve uzlaşılır ve anlaşılır olma isteği neredeyse bağnaz bir hale gelmiştir. Hiçbir soru sormadan kendisine öğretileni kabul eder. Sonunda tüm karmaşalarını ve korkularını ve çöküntülerini, bunalımlarını kendi çocuklarına geçirir.

 

PEKİ, ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI NE ZAMAN BAŞLAR?

Özgürlüğün kısıtlanması doğumla başlar. Hatta doğumdan çok önce de başladığını söyleyebiliriz. Ezilmiş, baskı altındaki bir kadın kaskatı kesilmiş bedeniyle bir çocuk doğurursa anneden gelen katılığın yeni doğmuş çocuğun üzerinde nasıl bir etki yaratacağını kim inkar edebilir?Paragrafta Hız – Özgür Bir Çocuk Asla Yetiştiremezsiniz?

 

ÇOCUKLAR KÖPEK DEĞİLDİR

Çocuk eğitimi tıpkı köpek eğitimi gibidir. Dövülen çocuk, tıpkı dövülen köpek gibi boyun eğen, aşağılık duygusu içinde yetişen bir yetişkin olur. Nasıl köpeklerimizi kendi amaçlarımıza uygun bir şekilde yetişitiriyorsak çocuklarımızı da öyle yetiştirmeye çalışıyoruz. Köpekler temiz olmalıdırlar, çok havlamalı. Her düdüğümüze boyun eğmelidirler. Onlar için uygun gördüğümüz zaman beslenmelidir.

 

GÜNÜMÜZDEKİ EĞİTİM FACİALARI

Bugün özellikle İslami anlayışla eğitim ve öğretim vermek isteyen kurumlarımızın “Değerler Eğitimi” altında verdiği eğitsel programlar ve sözde Batılı ülkelerin eğitim sitemleri model alınarak eğitim ve öğretim faaliyetlerini düzenleyen kurumlarımızın çoğundaki çocuklar tutsak ve sıkıştırılmış olarak yaşıyor. Ne gerçek anlamda İslami ne de gerçek anlamda gelişmiş Batı medeniyetine uygun bir programın içinde yer alıyor çocuklarımız. Hepsinin ayaklarına prangalar vurulmuştur. Bugünkü uygarlık ve onun paradigmalarıyla bütün çocuklar hasta ve mutsuzdur. Çocuklar bağnazlığın  ve nefretin, aşırı kutuplaşmanın ve ötekileştirmenin doğrularıyla ruhsuz ve çölleşmiş bir tarlaya dönmüşlerdir.

Çocuklara hayattaki tüm olumsuz şeylere evet demeleri öğretilmiştir. Eskiyi muhafaza et, Allah’tan tamamen kopuk dedelerin muhafaza ettiği gelenekleri din diye kabul et ve geleceğe taşı;  okul müdürüne saygı göster, babaların yasalarına saygı göster. Yalnızca saygı…Hiçbir şey sorma; sadece boyun eğ ve sorun çıkarma.

Bugün ülkemizde yaşayan çocukların nerdeyse üçte ikisi mutsuz ve gergin. Sınavlara hazırlanmaktan hayatın hiçbir rengine dokunmadan teğet yaşıyorlar. OECD ülkeleri arasında yapılan duyuşsal bir araştırmada 174 ülke içinde Türkiye’deki çocukların  %80’i mutsuz. Peki neden? Çünkü çocuk özgür değil.

Kesinlikle şuna inanıyorum ki bebekliklerinde sarılıp sarmalanmış yeni kuşaklar birbiriyle dostça ilişkiler içinde yaşayacaklardır. Bunu evrenin ve bütün vücutların sahibi Rabbimiz de öneriyor yüce kitabında. Peki kitabın neresinde mi? Öyle kolay lokma yok . Aç, bak, incele, öğren ve paylaş!

0
  Related Posts
  • No related posts found.

Yorum Ekle


error: İçerik Korumalıdır !!