Blog

Serbest Toplumcu Şiir ve Nazım Hikmet (1920–1940)

Gönderen:

Serbest Toplumcu Şiir ve Nazım Hikmet (1920–1940)

BAĞLANTI KURALIM

Serbest Toplumcu Şiir ve Nazım Hikmet (1920–1940) önce Millî edebiyat, ülke dertlerini tespit ve tasvir ile yetinmiş ve ıstıraplar karşısında hüzünlenmiştir. Tüm bu ülke sıkıntılarını ortadan kaldırmak üzere 1917 Rus devrimiyle yayılan sosyalizm düşüncesi birtakım şairler için kurtuluş yoludur. Millî edebiyatçılarda görülen tasvir, toplumcu şairlerde çözüm getirme çabasına dönüşür.(SERBEST ŞİİR VE TOPLUMCU ŞİİR  VE NAZIM HİKMET(1920–1940))

 

Serbest Nazım:

  • Ölçü ve kafiyeye önem vermeyen ve bağlı hissetmeyen, dizelerindeki hece sayısı farklı olan şiirlerdir.
  • Servetifünun’dan sonra kullanılmaya başlanan bu nazım şekli günümüzde çok rağbet görmektedir.
  • Ölçü ve kafiyenin verdiği ahenk, serbest şiirde aliterasyon ve asonanslarla sağlanır.
  • Serbest nazmın, şairlerin kullanışlarına göre pek çok çeşidi vardır. Bunun için de henüz belirginleşmiş bir kuralı yoktur.

Toplumcu Şiir:

  • Halkı ve halkın sorunlarını dile getiren şiir türüdür.
  • Nazım Hikmet ve Rıfat Ilgaz’ın şiirlerinde görülür.
  • Yirminci yüzyılın başlarında, neredeyse tüm dünyada eşzamanlı olarak gelişen siyasal ve toplumsal hareketlere bağlı olarak yeni bir edebiyat akımı doğar:

 

Toplumsal (Toplumcu) Gerçekçilik (Sosyal Realizm):

  • Toplumcu gerçeklik, Marksist ideolojinn sanatkâra ve doğal olarak da onun yaratısına yansımasıdır.
  • Toplumcu gerçekçilik, sanatçıyı toplumsal bir varlık olarak görür.
  • Emekçilerin, işçilerin sorunlarını, emek-sermaye çelişkisini ve yaşamsal kaygıları konu edinir.
  • Her sanatçı, bilincini ve yaratısını şekillendiren çağına karşı toplumsal bir sorumluluğa sahiptir. Bu sorumluluk da sanatçıyı toplumsal olaylara ve çağına karşı aktif hale getirir.
  • Sanatçı toplumsal eşitsizlikleri ve sömürüyü görerek, kendi bilincinde bunu estetize eder ve sanatsal bir yaratı biçiminde ürününü topluma sunar.
  • Toplumcu gerçekçilik sanatı ve onun eserini tarihsel bir sürecin ürünü olarak görür.

Serbest Toplumcu Şiir ve Nazım Hikmet (1920–1940)

Bu akım, “toplum için sanat” görüşünü temsil eder.

Gelecekçilik (Fütürizm):

  • Fütürizm, 20. yüzyılın başlarındaİtalya‘da ortaya çıkmış bir sanat akımıdır. Genel olarak büyük bir İtalyan fenomeniydi.
  • Bu akımın öncüsü ve şefi İtalyan şair, romancı, oyun yazarı ve yayın yönetmeniFilippo Tommaso Marinetti‘dir.
  • Marinetti’nin 1909’da Paris’te “Le Figaro” gazetesinde yayımladığı “manifesto futurisita” (Fütürizm Bildirisi) gelecekçiliğin manifestosudur.
  • Bildiride, “Bizler müzeleri, kütüphanelerin yerle bir edip ahlakçılık, feminizm ve bütün yararcı korkaklıklarla savaşacağız” deniyordu. Bu geçmişin bütünüyle reddi demekti.
  • Aynı bildiride, “Biz dünyadaki gerçekten sağlıklı tek şeyi, yani savaşa ve ölüme götüren güzel düşünceleri yüceltiyoruz” sözleri, siyasal alanda o dönemde gelişen faşizmden yana bir tavrın da açık göstergesiydi.
  • Süratin üstünlüğünü iddia ve ilan eden Marinetti, bir yarış arabasının Samothrake zaferinden (Yunan heykeli) daha güzel olduğunu ve buna ek olarak da: “Mutlak içinde yaşıyoruz, çünkü “her yerde hazır ve nazır olan” edebi sürati biz yarattık” demiştir.
  • İtalya’daki gelecekçiler ilk şiir antolojisini 1912’de yayımladı.
  • Gelecekçilik faşizm ile özdeşleşti. Ve 1920’lerin ortalarına doğru etkisini yitirdi. Eserlerinde mantıklı cümleler kurmayı reddeden gelecekçilerin parolası, “sözcüklere özgürlük”tü.Ezra Pound H. Lawrence ve Giovanni Papini de bu akımdan etkilenen yazarlardır.
  • Gelecekçiliğin kurucusu Marinetti, Avrupa’da birçok yazarı etkiledi.
    • Rusya’da Velemir Hlebinikov ve Mayakovski gelecekçiliğe yöneldi. Türk edebiyatında ise Mayakovski’nin tesiriyle Nazım Hikmet tarafından uygulanmıştır.
    • Rus gelecekçiler kendi bildirgelerini yayınladı.Rusya’daki gelecekçilik, Marksist edebiyatla kaynaşmıştır.
    • Puşkin,TolstoyDostoyevski
    • Şiirde sokak dilinin kullanılması istendi. 1917 Ekim devriminden sonra da gelecekçi akım güçlendi. Mayakovski’nin ölümüne kadar etkisini sürdürdü.

 

NÂZIM HİKMET RAN (1902–1963)

Nâzım Hikmet, serbest nazımı Türk edebiyatında başarılı bir biçimde uygulayan ilk şairdir. Uluslararası bir üne ulaşmış ve adı 20. yüzyılın ilk yarısında yaşamış olan dünyanın en büyük şairleri arasında anılmıştır. Nâzım Hikmet’i “Otobiyografi” adlı şiiriyle tanımak daha doğru olur:

Yasaklı Olduğu Yıllarda Kullandığı Takma İsimler : Orhan Selim, Ahmet Oğuz,Mümtaz Osman, Ercüment Er

  • Ona göre asıl önemli olan öz’dür. Biçim öze uydurulmalı, özü bir kat daha belirgin kılmalıdır.
  • Fakat onun şiiriyle gelen öz bir ideolojiye dayanmakta, siyasal bir tutumu içermektedir.
  • Toplumcu gerçekçi sanat anlayışını bilinçli olarak benimsemekle kalmamış, bu alanda en yetkin örnekleri vererek hem kendisinden sonra gelen kuşağı, hem de 1960 sonrası Türk şiirini etkilemiştir.
  • Türk yazını onunla toplumcu gerçekçi çizgiye girmiştir.
  • O, Biçim açısından bakıldığında, serbest nazım, serbest şiir, özgür koşuk adlarıyla nitelenen ve şiirden ölçü, uyak gibi bağları atan bir akımın başlatıcısıdır.
  • Eserleri birçokdile tercüme edilmiştir.
  • Mezarı halen Moskova’dadır.
  • Türkiye Komünist Partisi(TKP) üyelerinden olup ayrı ayrı toplam 11 davadan yargılanmıştır.
  • Eserleri birçok ödül almıştır.
  • Türkiye‘deki yaşamının çoğunu tutuklu geçirmiş daha sonra Moskova’ya gitmiştir.
  • 1951 yılında Türk vatandaşlığından çıkarılmış, 2009 yılında vatandaşlığa geri alınmıştır.
  • Nazım Hikmet,1938‘de cezaevine girmiş ve şiirleri yasaklanmıştır.
  • Türkiye’de ancak ölümünden iki yıl sonra1965‘te şiirleriyle yeniden önem kazanmaya başlamıştır.
  • İlk şiirlerinihece ölçüsü ile yazmaya başlamasına rağmen içerik bakımından diğer hececilerden farklıdır.
  • Şiirsel gelişimi arttıkça hece ölçüsü ile yetinmemeye ve şiiri için yeni form arayışına girer.
  • Sovyetler Birliği‘nde yaşadığı ilk yıllar olan 19221925 arası bu arayış doruğa çıkmıştır. O dönemdeki birçok şairden farklıydı.
  • Hece ölçüsünden ayrılarakTürkçenin vokal özellikleri ile harmoni oluşturan serbest ölçüyü benimsedi.
  • Nazım Hikmet, Mayakovskive gelecekçilik taraftarı genç Sovyet şairlerinden esinlendi.

Serbest Toplumcu Şiir ve Nazım Hikmet (1920–1940)

DÜŞÜNDÜREN SORU

Türk yazını onunla toplumcu gerçekçi çizgiye girmiştir. Eserleri birçok dile tercüme edilmiş ve birçok ödül almıştır.  Türkiye‘deki yaşamının çoğunu tutuklu geçirmiş daha sonra Moskova’ya gitmiştir. Mezarı halen Moskova’dadır. 1951 yılında Türk vatandaşlığından çıkarılmış, 2009 yılında vatandaşlığa geri alınmıştır.

Aşağıdakilerden hangisi bu parçada anlatılan şairin şiir anlayışı ile ilgili doğru bir bilgi değildir?

A) İlk şiirlerini hece ölçüsü ile yazmaya başlamasına rağmen içerik bakımından diğer hececilerden farklıdır. Şiirsel gelişimi arttıkça hece ölçüsü ile yetinmemeye ve şiiri için yeni form arayışına girer.

B) Ona göre asıl önemli olan öz’dür. Biçim öze uydurulmalı, özü bir kat daha belirgin kılmalıdır.

C) O, Biçim açısından bakıldığında, serbest nazım, serbest şiir, özgür koşuk adlarıyla nitelenen ve şiirden ölçü, uyak gibi bağları atan bir akımın başlatıcısıdır.

D) Toplumcu gerçekçi sanat anlayışını bilinçli olarak benimsemekle kalmamış, bu alanda en yetkin örnekleri vererek hem kendisinden sonra gelen kuşağı, hem de 1960 sonrası Türk şiirini etkilemiştir.

E) 1934 yılından sonra şiirinde tasavvufi anlayış ve dini kaygılar ağır basmaya başlar.

CEVAP

Türkiye‘deki yaşamının çoğunu tutuklu geçirdikten sonra Moskova’ya gitmiş olan ve mezarı halen Moskova’da bulunan; 1951 yılında Türk vatandaşlığından çıkarılmış olup 2009 yılında vatandaşlığa geri alınmış olan şair Nazım Hikmet’tir. Nazım Hikmet’in şiir anlayışına baktığımızda ise A, B, C ve D seçeneklerindeki bilgilerin doğru bilgiler olduğunu görürüz. E seçeneğindeki bilgi ise Necip Fazıl’ın şiir anlayışı ile ilgilidir. Nazım Hikmet, toplumsal gerçekçiliğe bağlandıktan sonra dini kaygılar taşıyan şiirler yazmamıştır. Onun şiirinde daha çok toplumsal meseleler konu edilir. Türk yazını onun şiir anlayışı ile toplumcu gerçekçi çizgiye girmiştir. Eserleri birçok dile tercüme edilmiş ve birçok ödül almıştır.  Dünyaca ünlü Türk şairidir. Türkiye‘deki yaşamının çoğunu tutuklu geçirmiş daha sonra Moskova’ya gitmiştir. Mezarı halen Moskova’dadır. 1951 yılında Türk vatandaşlığından çıkarılmış, 2009 yılında vatandaşlığa geri alınmıştır.

 

CEVAP: E

Nazım Hikmet ve Eserleri

Şiirleri:

835 satır

Rubailer (1966)

Taranta Babu’ya Mektuplar (1935)

Benerci Kendini Niçin Öldürdü? (1932)

Kurtuluş Savaşı Destanı (1937) (kuvayi millîye)

Sesini Kaybeden Şehir (1931)

Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı (1936)

Gece Gelen Telgraf (1932)

Portreler (1935)

Jokond ile Si-Ya-U (1929)

Saat 21–22 Şiirleri (1965)

Memleketimden İnsan Manzaraları (1966–1967)

Oyunları:

Romanları:

  • Kan Konuşmaz
  • Yeşil Elmalar
  • Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim

Mektupları:

  • Piraye’ye Mektuplar
  • Oğlum, Canım, Evladım, Memed’im

Fıkra:

  • İt Ürür Kervan Yürür
  • Masalları:
  • La Fontaine’den Masallar
  • Sevdalı Bulut

 

 

 

0
  Related Posts
  • No related posts found.

Yorum Ekle


error: İçerik Korumalıdır !!