Blog

Servetifünun Dışında Gelişen Edebiyat

Gönderen:

Servetifünun Dışında Gelişen Edebiyat

Paragrafta Hızla ve Servetifünun Dışında Gelişen Edebiyat Servetifünun hareketinin geliştiği dönemde, aynı nesilden oldukları halde, bu topluluğa katılmış olanların edebiyat ve sanat anlayışını benimsemeyerek, değişik anlayışta eserler veren birçok şairler ve yazarlar da vardır.

Bunların bir kısmı, Türk edebiyatının Batılılaşmasını istemeyenlerdir. Bu sebeple sürekli olarak Servetifünunculara hücum ederler.

 BU DÖNEMDE ÖN ÇIKAN İSİMLER

MEHMET AKİF ERSOY (1873-1936)

Mehmet Akif 1873 yılında İstanbul’da doğdu.  Baytar Mektebine başladı. Tahsil hayatı boyunca yabancı dil derslerine ilgi duydu. Fransızca ve Farsça öğrendi. Zirâat Bakanlığında baytar olarak göreve başladığı dönemde memuriyetinin yanında Ziraat Mektebinde ve Dârulfünûn’da edebiyat dersleri vermiştir. Yanın hayatı 1908′de İkinci Meşrutiyetin ilanıyla başlamaktadır. Bu tarihten itibaren şiirlerini Sırât-ı Müstakîm’de yayınlamaya başladı.  Kur’ân-ı Kerîm tercümesiyle de meşgul olan Akif,  siroza yakalanarak 27 Aralık 1936 tarihinde vefat etti.

Edebi Düşüncesi

  • Çağdaş İslamcılığı savunan Akif, Batının bilim fen ve teknolojisinin alınması gerektiğini ancak, ahlak yapısının Türk toplumundan uzak tutulması gerektiği görüşünü savunmaktadır. İslam birliği düşüncesini savunmuştur.
  • Milli edebiyat anlayışını savunmuştur.
  • Divan edebiyatını halktan kopuk olması yönüyle reddetmiştir.
  • Sanat toplum içindir anlayışını savunmaktadır.
  • Edebiyatın konusunun halkın sorunları olması, edebiyatın halkı eğiten bir özellik taşıması gerektiği görüşündedir.
  •  Eserlerinde halkın anlayabileceği sade bir dil kullanmıştır.
  • Şiirlerinde aruz ölçüsünü kullanmıştır. Türk edebiyatında aruzu kusursuz denebilecek kadar güzel kullanan isimlerden biridir.
  • Şiirlerinin konusunu İslam, güzel ahlak, vatan sevgisi, çalışkanlık, eğitim, yardımlaşma, dürüstlük gibi didaktik konular oluşturmaktadır.

ESERLERİ

SAFAHAT: Manzum bir şiir kitabıdır. Eser kendi içerisinde yedi kitaptan oluşmaktadır.

  1. Birinci Kitap: Toplumun acı çeken kesiminden, hürriyet, istibdat gibi siyasi olaylardan bahsedilmektedir.
  2. Süleymaniye Kürsüsünde: 1002 mısralık tek bir şiirden oluşur. Şairin dostu vaiz Abdürreşid İbrahim’in ağzından yazılmıştır. Mehmed Akif’in bütün Safahat’a yayılan İslam birliği idealinin şekillendiği kitaptır.
  3. Hakkın Sesleri:  Balkan Savaşı’nın acılarıyla yazılmış on şiirden oluşur. Sekiz ayet ve bir hadisin açıklaması ile toplumsal sorunlara çare göstermeye çalışır. Toplumsal sorunlara karşı insanları uyarmak için gerçek İslam mesajı yansıtılmaktadır.
  4. Fatih Kürsüsünde: 1692 mısralık tek bir şiirden oluşur. Hakk’ın Sesleri ile aynı konuları işler. İkinci kitapta olduğu gibi tek bir uzun şiirden oluşur. Toplumsal ve siyasal bir yergidir. Tembellik, gerilik ve batı taklitçiliği hedef alınmıştır.
  5.  Hatıralar: On şiirden oluşur. Balkan ve 1. Dünya Savaşı’nın acılı anıları ile Akif’in savaş sırasında yaptığı seyahatlerdeki gözlemlerini anlattığı bölümdür.
  6. Asım: Hocazade (Akif) ile Köse İmam arasında geçen karşılıklı konuşmalar şeklinde yazılmış 2292 mısralık tek bir manzum hikāye içerir. Batıcılık, gençlik, eğitim, ırkçılık gibi birçok konuyu içerir. “Çanakkale Şehitleri” adıyla meşhur olan şiir, bu eserin sonunda yer alan bir bölümdür.
  7. Gölgeler: Mısır yıllarında yazdığı 41 şiiri içerir, manzum roman olarak da bilinir. Bu bölümde Akif toplumsal konulardan sıyrılarak tasavvufi bir üslup kullanmıştır.

MEHMET EMİN YURDAKUL(1869-1910)

1869 yılında İstanbul’da doğdu. 14 Ocak 1944 tarihinde İstanbul’da vefat etti.

Sanatı

·         İslamcılık ve Osmanlıcılık akımlarına karşı Türkçülük akımını savundu.

·         Geleneksel Türk şiirinde kullanılan kalıpların yerine alışılmışın dışında kalıplar kullandı.

·         Sone nazım biçiminde şiirler yazdı.

·         Halkçı, ulusçu düşünce ve duyguları işledi.

·         Toplumsal konuları şiirlerine konu etti.

·         Sıcak, coşkulu, sade bir üslup kullandı.

ESERLERİ:

Türkçe şiirler, Türk Sazı, Ey Türk Uyan, Tan Sesleri, Zafer Yolunda, Aydın Kızları, Dante’ye, Mustafa Kemal,Ankara, Cenge Giderken ,Fazilet ve Adalet ,Ordunun Destanı Dicle Önünde, İsyan ve Dua ,Turan’a Doğru ,Türk’ün Hukuku

RIZA TEVFİK BÖLÜKBAŞI (1869-1949)

1869’da Cesir’de doğdu. Osmanlı delegesi olarak, Sevr Antlaşması’nı (1920) imzaladı. Bu nedenle yüzelilikler listesinde yer aldı ve 1922’de yurtdışına kaçtı. İstanbul’a döndükten sonra 1949 yılında vefat etti.

Sanatı

·          Hece veznini kullanmış, hece vezninin kullanılması gerektiğini savunmuştur.

·          Şiirlerinde halkın anlayabileceği sade bir dil anlayışını savunmuştur.

·          Bazı şiirlerinde aruz veznini kullanmıştır.

·          Koşma türünde şiirler yazmıştır.

·          Şiirlerinde yaşadıklarının etkisi, ağır hüzünlü bir hava hakimdir.

ESERLERİ:

Bütün şiirlerini tek kitabı olan “Serâb-ı Ömrüm” adlı kitabında bir araya getirmiştir

HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR (1864- 1944)

17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul’da doğdu.

İkinci Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren “Boşboğaz ve Güllâbi” adlı bir gazete çıkardı. Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada’daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde vefat etti.

Hüseyin Rahmi, dönemindeki yazarlardan farklı olarak, toplumdaki aksaklıkları, batıl inançları, batılılaşma sorununu mizahi bir dille eserlerinde işlemektedir.

  •  Eserlerindeki karakterleri toplumun içinden,  gerçekçi ve canlı karakterlerdir.
  • Hüseyin Rahmi eserlerinde mizah ögesini toplumun eksik yanlarını göstermek için bir araç olarak kullanmış, aslında toplumun eksik yanlarını hiciv etmiştir.
  •  Kişiler toplumsal durumları, yaşayışları ve karakterlerine uygun bir üslupla verilmiştir.
  • Eserlerinde realizm ve natüralizm akımlarının etkileri görülmektedir.
  • Toplum için sanat anlayışını benimsemiştir.

Ahmet Mithat Efendi’nin edebi anlayışını sürdürmüştür.

Eserleri teknik açıdan kusurludur.

Sokağı edebiyat eserlerine taşıyan isimdir.

ESERLERİ:

Roman ve tiyatro türündeki eserlerinin sayısı elli dörtten fazladır

Şık, İffet, Metres, Tesadüf, Şıpsevdi, Nimetşinas, Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, Gulyabani, Hakka Sığındık, Efsuncu Baba, Evlere Şenlik, kaynanam Nasıl Kudurdu, Namusla Açlık Meselesi, Utanmaz Adam, iki Hödüğün Seyahati, Gönül Ticareti, Melek Sanmıştım, Şeytanı Dirilen İskelet, Deli Filozof, Kaderin Cilvesi, Namuslu Kokotlar,  Ölümüne Sevgi, Namussuz Necdet, Fiyasko, Mürebbiye, Hayattan Sayfalar, Kadınlar Vaizi, İstanbul’da Bir Frank, Ben Deli Miyim?İnsan Maymun Muydu?, Can Pazarı Ölüler Yaşıyor Mu?, Şeytan işi, cadı.

AHMET RASİM (1864-1932)

1864’te İstanbul’da doğdu.  O, Ahmet Cevdet Paşa ve Ahmet Mithat Efendi’nin doğu ve batı edebiyatının olumlu yanlarını sentez haline getirmeyi amaçlayan edebi anlayışını benimsemişti

1908’de Hüseyin Rahmi ile birlikte 37 sayı süren “Boşboğaz ile Güllâbi” adlı bir mizah gazetesi çıkaran Ahmet Rasim, gazetecilikteki fıkralarıyla tanınmıştır.

Paragrafta Hızla ve Servetifünun Dışında Gelişen Edebiyat der ki bu arada okullar için yazdığı tarih, dil bilgisi, imlâ ve aritmetik gibi çeşitli konulardaki eserlerini kitap halinde bastırdı. “Menâkıb-ı İslâm” adlı kitabı dolayısıyla II. Abdülhamit’ten Mecîdî nişanı aldı. Şiir,  hikāye ve roman alanlarında eserler verdiyse de onu günümüze ulaştıran “Şehir Mektupları”, “Eşkâl-i Zaman”, “Cidd-ü Mizah”, “Gülüp Ağladıklarım” gibi inceleme, araştırma ve gözleme dayanan yazıları oldu.

1932’de Heybeliada’daki evinde hayatını yitirdi, Heybeliada’daki Abbaspaşa Mezarlığı’na gömüldü.

Devrin önemli ve üretken yazarlarından olan Ahmet Rasim, divan edebiyatı ve Tanzimat Dönemi yazar ve şairlerinin etkileri altında kaldı, bu nedenle Servetifünun hareketini eleştirdi.

Sanatı

  • Eserlerinde daha çok Ahmet Mithat Efendi, Namık Kemal etkileri görülmektedir
  • Roman ve hikāyelerinin konusunu aşk, hayat tecrübesi olmayan gençler, aile gibi konular oluşturmaktadır
  •  Roman ve hikāyeleri teknik bakımdan zayıftır.
  •  Roman ve hikāyelerinde tasvir ön planda iken psikolojik tahlil yok denecek kadar azdır.
  •  Birçok türde eser vermiş olan Ahmet Rasim asıl ün ve başarısını deneme, hatıra, fıkra, şarkı türündeki eserleriyle sağlamıştır.

ESERLERİ:

ROMAN VE HİKÂYE

İlk Sevgi, Bir Sefilenin Evrak-ı Metrukesi ,  Güzel Eleni, Mesakk-ı Hayat, Leyâl-i Izdırap, Mehalik-i Hayat, Endişe-i Hayat, Meyl-i Dil, Tecârib-i Hayat, Afife, Mektep Arkadaşım, Tecrübesiz Aşk, Numune-i Hayal, Biçare Genç,Gam-ı Hicran, Sevda-yı Sermedî, Asker Oglu , Nâkâm,Ülfet , Belki Ben Aldanıyorum, İki Güzel Günahkâr, İki Günahsız Sevda

HATIRA

Gecelerim, Eski Maceralardan Fuhş-i Atik, Muharrir, Şair, Falaka

MENSUR ŞİİR

O Çehre, Kitabe-i Gam

FIKRA VE MAKALE

Külliyat-ı Say ü Tahrir, Şehir Mektupları, Tarih ve Muharrir, Cidd ü Mizah, Eşkâl-i Zaman, Gülüp Ağladıklarım, Muharrir Bu Ya.

AHMET HİKMET MÜFTÜOĞLU (1870-1927)

1870’de İstanbul’da dünyaya geldi.  1908 yılında Türk Derneği’nin 1911’de Türk Yurdu Derneği’nin kurucu üyesi olarak hizmet verdi. Türkçülük akımına bağlı öykülerini arı Türkçeciliğe yöneldiği “Çağlayanlar” (1922) adlı kitapta topladı. Tek romanı olan “Gönül Hanım” (1970) Tasvir-i Efkar Gazetesi’nde tefrika edildi. Bu eserde Turancılık ülküsünü savundu.

1926’da Ankara’da Hariciye Müsteşar vekaletini üstlendi, aynı yıl içinde bakanlığın müsteşarı oldu. 1927 yılında İstanbul’da karaciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybetti.

Sanatı

Edebiyat tarihimizde küçük hikāyeleriyle ün yapmıştır.

Eserlerinde bireysel konuları işlemiştir.

Sanatlı bir üslup anlayışı vardır.

Yazar Türkçülük akımını benimsedikten sonra eserlerinde Türk kültür ve tarihini konu edinmiş, bu eserlerinde oldukça heyecanlı üslup anlayışı öne çıkmaktadır.

ESERLERİ:

ROMAN:

Gönül Hanım

HİKÂYE:

Haristan ve Gülistan, ÇağIayanlar

Paragrafta Hızla ve Servetifünun Dışı Edebiyatta Edebi Türler

Şiir

Bu dönem Türk şiirini dört kategoride toplamak mümkündür:

  1. Kısmen divan edebiyatı geleneğine bağlı kalanlar( İsmail Safa, Mehmed Celal, Nigar Hanım)
  2. Servet-i Fünun şiirinin tekniği ve dili ile birlikte halk şiirinin dili ve tekniğini kullananlar
  3. Servet-i Fünun şiirinden yalnız nazım şekillerini ve halk şiirinden yalnız vezni alan ve dili Türkçeleştirme iddiası ile yapma bir dil kullanan şiir( Mehmed Emin Yurdakul)
  4. Nazım şekillerini ve vezni Divan şiirinden, dilini de Osmanlıca ile konuşma dilinden alan şiir(Mehmet Akif Ersoy)

Roman ve Hikaye

Bu dönemde en çok örnek veren türler arasında roman ve hikāye türleri bulunmaktadır. Bu türlerde de şiirde olduğu gibi yazarlar eserlerinde bireysel yaklaşımları tercih etmişlerdir. Bu nedenle her yazarın eserleri özellikleri ayrı birer başlık altında incelenmektedir. Roman ve hikāye türünde eser veren en önemli isimler Hüseyin Rahmi Gürpınar ve Ahmet Rasim’dir.

 SORU:

Aşağıdakilerden hangisi Servetifunun dışında gelişen edebiyattın temsilcilerinden biridir?

A)Mehmet Rauf

B)Aka Gündüz

C) Refik Halit Karay

D) Mehmet Akif Ersoy

E)Ali Ekrem

CEVAP: D

Mehmet Akif Ersoy Servet-i Fünun dışında gelişen edebiyattın temsilcilerinden biridir.

0
  Related Posts

Yorum Ekle


error: İçerik Korumalıdır !!