Blog

Tanzimat Edebiyatı-1

Gönderen:

Tanzimat Edebiyatı-1

 

1.Tanzimat Edebiyatının Oluşum  Süreci

Osmanlı Devleti’nde görülen hızlı gelişmeler her alanda olduğu gibi edebiyat alanında da kendisi göstermiş ve yeni bir edebiyat anlayışı doğurmuştur. Batılılaşma sürecinde gelişen bu Türk edebiyatı  dönemine Yeni Türk edebiyatı adı verilmektedir. Bu dönem Osmanlı Devleti’nde yenileşme hareketlerinin başlangıcı olan Tanzimat Döneminden günümüze kadar olan süreci kapsamaktadır.  Bu dönem itibariyle Türk edebiyatı içerik, tür, üslup, teknik gibi birçok yönden değişim sürecine girmiştir. Bu değişim sürecinin temelinde yatan sebep eski edebiyattan uzaklaşma Batı tesirinde yeni bir edebiyat yaratma çabalarıdır.Tanzimat Edebiyatı-1

Divan Edebiyatını Diriltme Çabaları ve Encümen-i Şuāra

Edebiyatta yeni başlayan bu yenileşme süreci belirli bir zümre tarafından büyük bir ilgi ve heyecanla karşılanırken, altı yüz yıldır süregelen divan edebiyatını savunan ve bu edebiyatın yaşatılması gerektiğini dile getiren bir edebi zümrede bu süreçte varlığını korumuştur. Bu anlayış etrafında toplanan şairler, (1861) “Encümenişuara” adı verilen bir meclis oluşturdular. Hersekili Arif Hikmet Bey’in evinde toplanan aydınların amacı, eski tarzda şiir yazan aydınlara yardımcı olmak, eski tarzda yeni şiirler oluşturmaktı.Tanzimat Edebiyatı-1

Encümen-i Şuāra Şairleri

Leskofçalı Galip, İbrahim Halet Bey, Üsküdarlı Hakkı Bey, İrfan Paşa, Salih Naili, Kazım Paşa, Nevres, Ziya Paşa, Namık Kemal, Hersekili Arif Hikmet, Recaizade Celal, Salih Naili, Osman Şems, İrfan Paşa.

Encümen’in Özellikleri

Şiirlerine başlık koyarlar. Nazireciliğe önem verirler.Ortak şiirler kaleme alırlar.Yeni tema arayışına girerler.İçlerinden bazıları sade Türkçe söyleyişin peşine düşer.

Eski Ve Yeni Edebiyat Anlayışlarının Karşılaştırma Süreci

           ESKİ EDEBİYAT ANLAYIŞI

         YENİ EDEBİYAT ANLAYIŞI

Bu edebiyat anlayışının içeriğini; hayal unsurları, tasavvufi ve mistik düşünceler oluşturmaktadır. Bu süreçte ise içerik yerini hayal unsurlarından akıl ve sağduyuya bir edebiyat anlayışına bırakmıştır.
 Edebiyat toplumsal meselelerden uzak, belirli bir zümreye hitap eden bir anlayış süreci içerisinde gelişmektedir. Bu dönem edebiyatı toplumsal meselelerden beslenen, toplumun eğitimini amaçlayan bir süreçte gelişmektedir.
Bu dönem edebiyatında Arapça ve Farsça kelimelerle örülü ağır bir dil anlayışı görülmektedir.  Şinasi’nin oluşturduğu ‘’Safi Dil’’ anlayışının etkisiyle, halkın anlayabileceği sade dil anlayış amaçlanmıştır.
Bu dönemde romantik ögeler ağırlıklı yer tutmaktadır. Bu dönem edebi anlayışla birlikte realizm- natüralizm akımlarından başlamak üzere birçok edebi akımın etkileri edebiyatımıza girmiştir.
Bu dönem edebiyatında aşırı kuralcı bir anlayış vardır.  Yenileşme döneminde yeni edebiyat anlayışları ve türlerinin etkisi sonucunda edebiyat aşırı kuralcı yapıdan sıyrılmış, ilerleyen süreçte serbest edebiyat anlayışına yerini bırakmıştır.
Bu dönem edebiyatında görülen edebi türler(gazel, kaside, mesnevi vb .) Arap ve Fars edebiyatlarından alınarak zamanla bu türlere yenileri eklenmiştir. Yenileşme döneminde Batının tanınması, Batı’dan birçok tercüme ve çeviri faaliyetlerinin etkisi ile edebiyatımıza Batı edebiyatından türler(roman, öykü, makale, deneme) girmiştir.

 

TANZİMAT EDEBİYATI (1860-1896)

Tanzimat Dönemi Türk edebiyatı, Batı tesirinde gelişen Türk edebiyatının ilk sürecini oluşturan 1860-1895 yılları arasında varlığını sürdüren Türk edebiyatı dönemidir.

Tanzimat Dönemi Türk edebiyatı, bir yandan, artık eski gücünü büyük ölçüde yitirmiş bulunan eski edebiyata bir tepki; bir yandan da merkezi Fransa olan Batı’nın önümüzde serdiği yeni değerlere ve bunların telkin ettiği sanat anlayışına özenme sonucu meydana gelmiş bir edebiyattır. Tanzimat Edebiyatı-1

TANZİMAT DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATININ OLUŞUMUNU SAĞLAYAN TEMEL ETKENLER

Paragrafta Hızda Tanzimat Edebiyatı-Tanzimat Dönemi Türk edebiyatı, 19. yüzyılda başlayan yenileşme sürecinin edebiyattaki ilk yansımalarını içeren dönemdir. Bu dönemin oluşumunda en temel etken Osmanlı Devleti’nde 17. yüzyıldan itibaren görülen yenileşme hareketleridir.

TERCÜME FAALİYETLERİ

Paragrafta Hızda Tanzimat Edebiyatı-Bu dönemde Batılı yazar ve şairlerden yapılan çeviri ve uyarlama çalışmaları Batı kültür, tarih ve edebiyatının tanınması ve Batı tesirinde gelişen yeni edebiyat çalışmalarına ışık tutması bakımından oldukça büyük önem taşımaktadır.

Yapılan çeviri ve uyarlama çalışmalarından bazıları şunlardır:

Yusuf Kamil Paşa 1859 yılında Fenelon’un Telemaque (Telemak) adlı eserini Türkçe’ye çevirmiştir.

 PÜF NOKTASI: Yusuf Kamil Paşa’nın Telemak adlı eseri, Türk edebiyatında yazılmış ilk çeviri romandır.


Münif Paşa
1859 yılında Fenelon, Fontenelle ve Voltaire’den seçilmiş on bir diyaloğun tercümesinden oluşan  “Muheverat-ı Hikemiyye” adlı çeviri bir eser yayınlamıştır.

PÜF NOKTASI: Münif Paşa tarafından yayınlanan Muhâverât-ı Hikemiyye, Batı dillerinden Türkçe’ye çevrilen ilk edebi ve felsefi eserdir.

Unutma!
Münif Paşa
1759 yılında Victor Hugo’nun Sefiller adlı romanını “Hikâye-i Mağdurin” adlıyla  Türkçe’ye  çevirmiştir.

  • Ahmet Lutfi Efendi 1864 yılında Daniel Defoe’nun “Robinson Crusoe” adlı romanını Türkçe’ye çevirmiştir.
  • Teodor Kasap 1871-1873 yılları arasında “Monte Cristo”, 1872 yılında “Topal Şeytan” adlı romanları Türkçe’ye çevirmiştir.
  • Ziya Paşa 1870 yılında J.J. Rousseau’nun “Emil” adlı eserini Türkçe’ye çevirmiştir.
  • Ziya Paşa 1872 yılında Molier’in Tartuffe adlı tiyatro eserini Riyanın Encamı adlıyla Türkçe’ye çevirmiştir.

Ahmet Vefik Paşa’nın Moliere’den Yaptığı Çeviriler: Tortuffe(Tartuffe), İnfial-i Aşk, Don Juan

 Uyarlamalar: Zor Nikâh, Zoraki Tabib, Tabib-i Aşk, Dekbazlık

 

SORU:

Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat Dönemi’nde verilen tercüme eserlerden biri değildir?

A) İnfial-i Aşk

B) Monte Cristo

C) Muheverat-ı Hikemiyye

D) Topal Şeytan

E)Cimri

DÜŞÜNDÜREN CEVAP:E

Fransız tiyatro yazarı Molier’in Cimri adlı eseri Tanzimat Dönemi’nde verilen çeviri eserler arasında değildir.

GAZETECİLİK FAALİYETLERİ:

Paragrafta Hızda Tanzimat Edebiyatı-Tanzimat Dönemi’nde 1840 yılından itibaren birçok alanda gazete ve dergi faaliyetleri yürütülmüştür. Gazeteler dönemin kitle iletişim araçları olmakla birlikte, toplumda belirli bir kültür ve heyecan ortamı yaratan iletişim organlarıdır. Gazeteler bu özellikleri ile yazarlar tarafından toplumu eğitme; fikirleri, yeni eser ve türleri halka tanıtma, açıklama araçları olarak kabul edilmiştir. Gazeteler dönemde yaşanan birçok edebi tartışma ve edebi türlerin ilk örneklerinin verildiği yerler olması bakımından edebi açıdan büyük önem taşımaktadır.

Tanzimat Dönemi’nde Çıkarılan Gazeteler

1.Takvimivakayi
  • Mahmut döneminde yayınlanmış ilk resmi gazetedir.
  •  1 Kasım 1831 tarihinde yayınlanmıştır.
  • Devletin resmi yayın organıdır.
  • Dönemin resmi işlem ve olaylarını kaydeden bir gazetedir, gazetenin edebiyat alanında önemli bir yeri vardır.
Püf NOKTASI: Takvimivakayi Türk gazetecilik tarihinde çıkarılan ilk resmi gazetedir.

 

2.Ceride-i Havadis

  • Türk tarihinde çıkarılan ilk yarı özel gazetedir.
  • 1840 yılında İngiliz gazeteci William Churchill tarafından çıkarılmıştır.
  • Bilimsel ve ahlaki niteliği olan bir gazetedir.

3.Tercümanıahval

  • 1860 yılında Şinasi ve Agah Efendi tarafından çıkarılmıştır.
  • Türkler tarafından çıkarılan ilk özel gazetedir.
  • Türk tarihindeki ilk fikir ve kültür gazetesi olması bakımından önem taşımaktadır.
  • Yayın hayatına altı ay kadar bir süre devam etmiştir
PÜF NOKTASI: “Tercümanıahval” Türkler tarafından çıkarılan ilk özel gazetedir.

4.Tasvir-İ Efkar

  • 1862 yılında Şinasi tarafından çıkarılmıştır.
  • Gazete sadece olayları yayınlamakla kalmamış düşünce ve edebiyat gazetesi olarak da gazetecilik faaliyetlerinde yer vermiştir.
  • Gazetenin yönetimi 1865 yılından itibaren Namık Kemal’e bırakılmış,1867’den sonra ise Recaizade Mahmut Ekrem tarafından yayınlanmıştır.

Bu dönemde çıkarılan diğer gazeteler:

  • 1867 yılında Ali Suavi tarafından Muhbir gazetesi çıkarılmıştır.
  • 1868’de yılında Namık Kemal, Ziya Paşa tarafından Hürriyet gazetesi çıkarılmıştır.
  • 1871’de yılında Namık Kemal tarafından İbret gazetesi çıkarılmıştır.
  • 1872’de yılında Ahmet Mithat Efendi tarafından Devir, Bedir gazeteleri çıkarılmıştır.
  • 1878’de Ahmet Mithat Efendi tarafından Tercüman-ı Hakikat çıkarılmıştır.
FAYSAL HOCA’DAN SORU:

I.1860 yılında Şinasi ve Agah Efendi tarafından çıkarılan ilk özel gazetedir.

II. Türk tarihindeki ilk kültür gazetesi bakımından önem taşımaktadır

III. Şinasi’nin Paris’e üzerine gazetenin yönetimi Namık Kemal’e bırakılmıştır

Yukarıda verilen özelliklerden hangileri Tercüman-ı Ahval gazetesi için söylenemez?

A) I. ve II.             B) I. ve III.                   C) Yalnız I.           D) II. ve III.           E) Yalnız  III.

Şinasi Paris’e kaçtığı dönemde Tasvir-i Efkar gazetesini yönetmekteydi, gazeteden ayrılması üzerine  gazete yönetimini Namık Kemal’e bırakmıştır. Dolayısıyla III. Maddede verilen özellik Tercüman-ı Ahval gazetesi için söylenemez.

Cevap: E

 

FAYSAL HOCA’DAN SORU:

Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat II. Dönem özelliklerinden biri değildir?

A) Natüralizm akımının etkileri görülmektedir.

B) Sanat sanat içindir anlayışı vardır.

C) Eserlerin dili ağırdır.

D) Bireysel konular işlenmiştir.

E) Abdülhak Hamit, Sami Paşazade, Mizancı Murat önemli temsilcileri arasındadır.

Tanzimat II. Dönemde romantizm ve realizm akımlarını etkileri görülmektedir, ancak natüralizm akımının etkileri yoktur.

  • Cevap: A

TANZİMAT’IN  I.DÖNEM SANATÇILARI

 

İBRAHİM ŞİNASİ (1826-1871)

1826 yılında İstanbul’da doğmuştur. Edebiyatta görülen yenileşme sürecinin öncüsü ve en önemli temsilcisidir.Şinasi siyasi nedenlerden dolayı birçok kez Paris’e gitmiştir. Şinasi’nin çeşitli sebeplerden dolayı Fransa’da bulunması şairin Fransız kültür ve yapısını yakından tanımasını sağlamıştır.

  • Eserlerinde akılcılık ön plandadır.
  • Dilde sadeleşme ‘’Safi Dil ‘’ anlayışını ortaya koyan ilk isimdir.
  • Eserlerinde yeni değişik kavramlara yer verir: siyasi, hukuki, sosyal ve felsefi fikirler ve akıl, sağduyu, kanun, hak, adalet.
  •  Edebiyatımızda ilk tiyatro eseri olan “Şair Evlenmesi” ni yazmıştır.
  •  Noktalama işaretlerini ilk defa Şair Evlenmesi adlı eserinde kullanmıştır.
  • Tercüman-ı Ahval mukaddimesiyle edebiyatımızda ilk makale örneğini vermiştir
  •  La Fontaine ilk fabl örneklerini yazmıştır.
  • Tercüman-ı Ahval ve Tasvir-i Efkar gazetelerini çıkararak, Türk gazeteciliğinin gelişmesinde büyük katkıda bulunmuştur.

ESERLERİ:

Tercüme-i Manzume (1859): Şinasi’nin Fransız şairlerinin şiirlerinden yaptığı çevirileri bir ara­ya topladığı eseridir.

Müntahabât-ı Eş’âr (1862): Şinasi’nin kendi yazdığı şiirler arasından seçtiği ve “Müntahabât-ı Eş’ârım” adını verdiği eseridir.

Şair Evlenmesi (1860): Türk tiyatrosunun kitap halinde çıkan ilk eseridir.

Durûb-ı Emsâl-i Osmaniyye (1863): Osmanlı atasözlerini bir araya getiren bu eseridir.                       

NAMIK KEMAL (1840-1883)

Tanzimat Dönemi’nin en önemli düşünce, sanat ve siyaset adamlarından biri olan Namık Kemal  1840 tarihinde Tekirdağ’da dünyaya gelmiştir. Bir dönem Encümen-i Şuāra şairleri arasında bulunmuş, Şinasi ile tanışmasından sonra yeni edebiyat anlayışını benimsemiştir.  ‘’Vatan yahut Silistre’’ adlı tiyatro eserinin sergilendiği dönemde yaşanan olaylar sonucunda 1873’te Magosa’ya sürgün edilmiştir. 2 Aralık 1888 tarihinde vefat etmişti

PÜF NOKTASI Namık Kemal hemen hemen her türde eserler vermiş, eserlerinde vatan, hürriyet, millet gibi kavramları işlemesinden dolayı vatan şairi olarak anılmıştır.
  • ”Toplum için sanat” anlayışını benimsemiştir.
  • Sanatı, toplumun batılılaşması için bir araç olarak kullanmıştır.
  • Eserlerini halkın anlayabileceği sade bir dille yazmayı amaçlamıştır.
  • Divan edebiyatının süslü-sanatlı düz yazısı yerine, belli bir düşünceyi iletmeyi amaçlayan yeni bir düz yazıyı kullanmıştır.
  • Fransız edebiyatını örnek almış, romantizmin etkisinde kalmıştır. Her yönüyle romantizmin kurucusu olan Victor Hugo’yu örnek almıştır.
  • Şiirleri biçim bakımından eski, konu bakımından yenidir.
  • Tiyatroyu “Eğlencelerin en faydalısı” olarak nitelemiş, halkın eğitilmesinde okul gibi görmüş, sahne dili ve tekniği yönünden başarılı yapıtlar vermiştir.
  • İlk edebi roman İntibah ve ilk tarihi roman Cezmi onun tarafından kaleme alınmıştır.

ESERLERİ:

ŞİİRLERİ: Hürriyet Kasidesi,  Vaveyla,

TİYATRO :                                         
Vatan Yahut Silistre, Zavallı Çocuk, Akif Bey, Celaleddin Harzemşah, Kara Bela vb.

ROMAN:
İntibah, Cezmi.

ELEŞTİRİ
Tahrib-i Harâbât,  Takip,  Renan Müdafaanamesi, İrfan Paşa’ya Mektup, Mukaddeme-i Celal.

TARİHİ KİTAPLAR: 
Devr-i İstila, Barika-i Zafer, Evrak-ı Perişan, Kanije Silistre Muhasarası, Osmanlı Tarihi, Büyük İslam Tarihi.

GAZETELER

Tasvir-i Efkar (Şinasi’den sonra çıkarmaya devam etmiştir.), Hürriyet( Ziya Paşa ile birlikte Londra’da çıkarmıştır.) İbret.

ZİYA PAŞA (1825-1880)

Tanzimat Dönemi Türk yazar, şair ve devlet adamlarından biri olan Ziya Paşa 1825 yılında İstanbul’da doğmuştur. Gençlik dönemi mektuplarla geçmiştir. Bir süre Encümen-i Şuāra’ya katılarak eski tarzda şiirler kaleme almıştır.

  • Tanzimat Dönemi’nin en büyük tartışmalarından biri olan “eski-yeni” ikilemi, Ziya Paşa’yı oldukça etkilemiştir. Bu ikilik süreci Ziya Paşa’nın eserlerinde açıkça görülmektedir. Ziya Paşa Şiir ve İnşa’ makalesinde eski edebiyatı ağır bir dille eleştirerek, halk edebiyatının Türk edebiyatındaki yeri ve önemini ön plana çıkarırken ’Harabat’ adlı antolojisinin dibace (ön söz) bölümünde eski edebiyat anlayışını savunarak halk edebiyatını ağır bir dille eleştirmiştir. Ziya Paşa’nın bu eserlerinde sergilediği tavır içerisinde bulunduğu ikilemin en önemli göstergesi olarak kabul edilmektedir.
  • Ziya Paşa eserlerinde biçim bakımından eskiye bağlı kalmıştır. Divan şiirine bağlı olarak yazdığı şiirleri yanı sıra heceyle yazdığı eserleri vardır.
  • Ziya Paşa asıl ününü eski tarzda yazdığı eserleriyle kazanmıştır.
  • Şiirlerinde sosyal konular ve eleştiriye ağırlıklı yer vermiştir: Terkibi-i Bent, Terci-i Bent

ESERLERİ:

DEFTER-İ ÂMÂL:  Ziya Paşa’nın anı türünde yazdığı, J. J. Rousseau’nun “ İtiraflar “ adlı eserinden etkilenerek çocukluk anılarını anlattığı eseridir. Batılı anlamda anı türünün ilk örneklerindendir.

EŞ’AR-I ZİYA (1881): Ziya Paşa’nın  kendi yazdığı şiirlerinin bulunduğu bir şiir kitabıdır; bu eser Ziya Paşa’nın ölümünden sonra yayınlanmıştır.

ŞİİR VE İNŞA: Ziya Paşa’nın makale türünde yazdığı eserdir. Yazar bu eserinde, halk şiirinin bizim gerçek şiirimiz olduğunu söylemiş ve divan şiirini eleştirmiştir.

HARABAT:  Ziya Paşa’nın Türk, Arap ve Fars edebiyatından seçme şiirlerin yer aldığı bir divan şiiri antolojisidir. Bu eserin mukaddime bölümünde Şiir ve İnşa makalesindeki düşüncesini değiştirerek gerçek edebiyatımızın divan edebiyatı olduğunu savunmuştur. Ziya Paşa’nın bu düşüncesi Namık Kemal tarafından ağır eleştiriye uğramıştır.

PÜF NOKTASI: Ziya Paşa’nın Harabat adlı eseri, Türk edebiyatının ilk antoloji eseri olarak kabul edilmektedir.


ZAFERNAME:
 Ziya Paşa’nın; Ali Paşa’yı yermek amacıyla Paris’te yazdığı, siyasi hiciv türündeki eseridir.

EMİLE: Ziya Paşa’nın J. J.Rousseau’dan Türkçeye çevirdiği bir eseridir.

ENGİZİSYON TARİHİ: Ziya Paşanın tarih konulu çeviri bir eserdir.

RÜYA: Ziya Paşa’nın Londra’da Ali Paşa’yı yermek için kaleme aldığı küçük kitabıdır.

SORU:

Aşağıda verilen yazar-eser eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

A) Ziya Pafşa – Zafername
B) Namık Kemal – Şiir ve İnşa
C) Ahmet Mithat – Hasan Mellah
D) Şinasi – Müntahabat-i Eş’ar
E) Recaizade Ekrem – Araba Sevdası

Cevap:B

SORU:

Tanzimat Döneminde devlet düzeninin iflleyifliyle ilgili bozuklukları gören ve
“Görüp ahkâmı asr› münharif sıdk u selametten
Çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükümetten”

diyerek görevinden çekilip millete dönen şair aşağıdakilerden hangisidir?

A) Ömer Seyfettin
B) Namık Kemal
C) Şinasi
D) Yahya Kemal
E) Ziya Gökalp

Cevap:B

SORU:

Şinasi ilk gazete tecrübesi olan Tercüman-i Ahval’den sonra 1862’de bir gazete daha çıkardı. Ancak
1864’te Avrupa’ya giderken gazetenin idaresini Namık Kemal’e bıraktı.

Yukarıda adı geçen gazete aşağıdakilerden hangisidir?

A) Tercüman- ı Hakikat
B) Mizan
C) Basiret
D) Tasvir- i Efkâr
E) Muhbir

Cevap:D

SORU:

1859’da yazdığı şair Evlenmesi’ne “bi’l-iltizam lisan-ı âvâm üzre kaleme alınmıştır” notunu düşer. Bu da başlangıçtan itibaren şinasi’nin konuşulan Türkçeyi yazı dili yapmak istediğini gösterir. Hatta Müntehabat-ı Eş’âr’ında yer alan şiirlerin bazı mısraları na da benzer dipnotu düşüp “saf Türkçeyle yazılmıştır.

Bu parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerin hangisidir?

A) Ömer Seyfettin
B) Nam›k Kemal
C) Şinasi
D) Yahya Kemal
E) Ziya Gökalp

Cevap:C

FAYSAL DAL

5
  Related Posts
error: İçerik Korumalıdır !!