Yunus Nadi Öykü Ödülü bu yıl iki yazara verildi. Bunlardan biri, şiirleri ve öykülerinin yanı sıra dergi ve gazetelerde yayımlanan makale ve röportajlarıyla da tanıdığımız bir isim. Üçüncü öykü kitabı, yazarın, bu ödülü kazanmasını sağladı. Kitapta birbiriyle ilişkili on öykü yer alıyor. Büyülü masallar olarak tanımlanabilecek öykülerin tümünde, yazarın şiirsel anlatımı ve duru dili ön plana çıkıyor.

Bu parçada başvurulan anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Anlatım Biçimi Nedir? Paragrafın yazılış amacını belirten yöntemler ve tekniklere denir. Esas olarak dört anlatım şekli vardır. Dikkat Anlatım biçimleri paragrafın yazılış amacını belirler. Yani paragrafın niçin yazıldığını bildirir. Bir paragraf dört amaç yazılabilir: 1.Amaç Herhangi bir konu hakkında bilgi vermek. Bunun için kullanılacak anlatım biçimi “Açıklama” dır. Püf Noktası Paragrafa “ Bu parçadan bilmediğim ne öğrendim?” sorusu sorularak yanıt aranır. Parçadan bilmediklerinizi öğrendiyseniz o parçada açıklama vardır. 2.Amaç Kendi kanılarını okura inandırmak. Eğer “ Parçada hangi görüşlerim değişti?” sorusunun yanıtı varsa parça “tartışma” paragrafıdır 3.Amaç Yaşadıklarını yer, zaman ve şahıs göstererek bir olayı ya da bir durumu anlatmak. Eğer bir paragrafta “ Anlat bakalım ne oldu ?” sorusunun yanıtı varsa paragraf Öyküleme paragrafıdır. 4.Amaç Gördüklerini okurda izlenimler bırakarak anlatmak. Eğer parçada bir eylemin ya da olayın nasıl olduğu anlatılıyorsa o paragrafta Betimleme vardır. Karşılaştırma Nedir? Benzerliklerden ya da farklılıklardan yolla çıkarak varlıkları, kavramları kıyaslamaktır. Bu parçada “Yunus Nadi Öykü Ödülü” hakkında bilgiler verildiği için açıklama yapılmıştır, diyebiliriz. Yanıt: B ÖĞRETEN ÇÖZÜM Anlatım Biçimi Nedir? Paragrafın yazılış amacını belirten yöntemler ve tekniklere denir. Esas olarak dört anlatım şekli vardır. Dikkat Anlatım biçimleri paragrafın yazılış amacını belirler. Yani paragrafın niçin yazıldığını bildirir. Bir paragraf dört amaç yazılabilir: 1.Amaç Herhangi bir konu hakkında bilgi vermek. Bunun için kullanılacak anlatım biçimi “Açıklama” dır. Püf Noktası Paragrafa “ Bu parçadan bilmediğim ne öğrendim?” sorusu sorularak yanıt aranır. Parçadan bilmediklerinizi öğrendiyseniz o parçada açıklama vardır. 2.Amaç Kendi kanılarını okura inandırmak. Eğer “ Parçada hangi görüşlerim değişti?” sorusunun yanıtı varsa parça “tartışma” paragrafıdır 3.Amaç Yaşadıklarını yer, zaman ve şahıs göstererek bir olayı ya da bir durumu anlatmak. Eğer bir paragrafta “ Anlat bakalım ne oldu ?” sorusunun yanıtı varsa paragraf Öyküleme paragrafıdır. 4.Amaç Gördüklerini okurda izlenimler bırakarak anlatmak. Eğer parçada bir eylemin ya da olayın nasıl olduğu anlatılıyorsa o paragrafta Betimleme vardır. Karşılaştırma Nedir? Benzerliklerden ya da farklılıklardan yolla çıkarak varlıkları, kavramları kıyaslamaktır. Bu parçada “Yunus Nadi Öykü Ödülü” hakkında bilgiler verildiği için açıklama yapılmıştır, diyebiliriz. Yanıt: B

Leonardo da Vinci’nin kollara takılabilen kanat eskizleri çizimlerinden beş yüz yıl sonra, bir grup mühendis ve akademisyen uçma hayallerini gerçeğe dönüştürmek için aerodinamik kanat özellikli giysi tasarımı üzerinde çalışıyor. Kanat biçimindeki bu giysi, atlayış yapan kişinin en yüksek hıza ulaşmasını sağlıyor. Geleneksel paraşüt tulumuna kıyasla daha fazla manevra yapma, daha uzun süre süzülme olanağı sağlıyor. Eriyen buzulların aşındırması sonucu oluşan sarp dev uçurumlu dağlık yapısıyla Norveç, Base atlayıcılarının gözdesi.

Bu parçada başvurulan anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Anlatım Biçimi Nedir? Bir düşünceyi, duyguyu iletmek için başvurulan yollara anlatım biçimi denir. Paragrafta anlatım biçimi paragrafın yazılış gerekçesine göre belirlenir. 1. Eğer paragrafta bir bilgilendirme yapılıyorsa başvurulan anlatım biçimi “AÇIKLAMA” dır. 2. Eğer paragrafta bir sav (düşünce, iddia) varsa başvurulan anlatım biçimi “TARTIŞMA” dır. 3. Eğer paragrafta bir olay veya durum anlatılıyorsa başvurulan anlatım biçimi “ÖYKÜLEME” dir. 4. Eğer paragrafta anlatılan kişi, olay ve durumlar ayırıcı özellikleriyle verilmişse başvurulan anlatım biçimi “BETİMLEME”dir. Alıntı Nedir? Yazıda söylenenleri pekiştirmek için bir yazıdan ya da bir kişiden söz almaya denir. İki yolu vardır: - Büyükada yeşillik kokuyor, derdi. - Şair: ”Büyükada yeşillik kokuyor.” derdi. Açıklama Nedir? Açıklama, kısaca izahat demektir. Bir kavramı açan, onu aydınlatan, onun hakkında bilgi veren izahata açıklama denir. Bir başka deyişle açıklama “bilgilendirme” demektir. Bu parçada da bir işin nasıl yapıldığı belirtildiği için “açıklama” ya başvurulmuştur, denebilir.

Romantik komediler hızla tüketilen filmler olduğundan, genellikle, romantik komedi yazmanın ve çekmenin zor olmadığı sanılır. Oysa bu türün denklemini kurmak, mayasını tutturmak o kadar basit değil. Bu nedenle de akılda kalan ve tekrar izlenme gereği duyulan romantik komedi örnekleri çok yok. Her yıl onlarcası çekilmesine rağmen…

Bu parçada başvurulan anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Örnekleme Nedir? Ortaya atılan bir düşünceyi, saptamayı çıkarımı desteklemek için başvurulan yol, yöntemdir Püf Noktası! Bir sözün örnekleme olup olmadığını anlamak için o sözün başında “örnek olarak, örneğin, misal olarak…” gibi sözlerin bulunması gerekir. Cümlede bu sözcükler yoksa bu sözcükleri bizim yakıştırmamız gerekir. Dikkat! Bir parçada çok soru soruluyorsa bilin ki o parçada bir iddia ve sav vardır. Bu parçada ileri sürülen düşünce iddia: Romantik komedi yazmak zordur. Bu durumda parçada başvurulan anlatım biçimi tartışmadır. YANIT: D

“Şiirde İmgenin Anlam Katmanları” konusunda bir yazı yazmaya karar vermişsiniz. Bence iyi etmemişsiniz. Böyle büyük başlıklar altında kalem oynatmaya kalkışınca ister istemez okuduğunuz üç beş kitaptan yaptığınız alıntıların gölgesine sığınmak zorunda kalmışsınız. Yapmaya çalıştığınız daha yolun başındaki bir şair adayının başarabileceği bir iş değil. Önce, bu konuda en az 25-30 kitap okumuş, onları çözümlemeye dayalı bir süzgeçten geçirmiş olmanız gerekirdi.

Bu parçada başvurulan anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM TARTIŞMA: Bir iddiayı, bir savı çürütmek ya da desteklemek için başvurulan bir anlatım biçimidir. Püf Noktası! Tartışma konuşma (sohbet) üslubuyla yazılır. Tartışmada bol bol soru sorulur. ÖRNEK: Sanat mı daha eskidir, yoksa insan mı? Bence sanat daha eskidir çünkü sanat Allah’la birlikte vardır. Allah nasıl ki her zaman vardı sanat da her zaman vardı. Yani sanat insanla ilişkilendirilemez, olsa olsa sanatın dumanı insanı etkilemiştir. Bu parçada da geçen “Önce, bu konuda en az 25-30 kitap okumuş, onları çözümlemeye dayalı bir süzgeçten geçirmiş olmanız gerekirdi.” Yargısında bir kişisel iddia olduğu için parçada tartışmacı anlatım vardır. YANIT: E

Üzerinde çok düşünmeyi gerektirmeyen bazı bilgiler insanı rahatlatır; özellikle de geleceğin neler getireceği konusunda gerginlik yaşayan bazı sanatçıları, bilim insanlarını. Gerçekleştirilmemiş hayaller, tamamlanmayı bekleyen işler, becerileri yitirme korkusu gibi bir yığın kaygı, insanın nabzında atar durur. Bir kitapta karşıma çıkan şu bilgileri, benzer kaygılar duyan kişileri yatıştırır ümidiyle paylaşmak istedim: Goethe, en büyük yapıtı “Faust”u 83 yaşında yazmış; Verdi, “Othello” operasını bestelerken 75 yaşında imiş; Mimar Sinan, “Süleymaniye Camii” ni 70 yaşında bitirmiş.

Bu parçada başvurulan anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Örnekleme Nedir? Soyut kavramları, düşünceleri belirgin kılmak için uygulanan bir anlatım yoludur. ÖRNEK: Ben her okuduğum romanda asıl kendime yaklaştığıma inanıyorum. Her biri çok yanlı gerçeğimizi belli bir yandan açar bana. Neden söz ederse etsin, beni, başkalarını, yaşamayı tanıtır. Balzac "Eugenie Grandet'i yazmasaydı, gecem gündüzüm bencillerle geçtiği hâlde nerden bilecektim bencilliği? "Kızıl ile Kara" olmasaydı benim de öz geçmişimden haberim olmayacaktı. Dikkat! Örneklemeden önce mutlaka ya bir saptama ya da kişisel iddia vardır. Bu parçadaki kişisel iddia: Gerçekleştirilmemiş hayaller, tamamlanmayı bekleyen işler, becerileri yitirme korkusu gibi bir yığın kaygı, insanın nabzında atar durur. Parçadaki Örnekler Goethe, en büyük yapıtı “Faust”u 83 yaşında yazmış; Verdi, “Othello” operasını bestelerken 75 yaşında imiş; Mimar Sinan, “Süleymaniye Camii” ni 70 yaşında bitirmiş. Bu parçada örneklemelerden yararlanılmıştır. YANIT: E

Belli ki yazar, ayrıntılarla gerçeklik duygusunu güçlendirmek istemiş. Neredeyse bir çırpıda okunabilecek kadar sürükleyici bir dile sahip olan romanın tek zorluğu bu. Anlatım zaman zaman dipnotlarla desteklense de yöreye özgü kültürel özelliklere yabancı olanlar, romana kendini kaptırmakta bir parça zorlanabilir. Ama aynı zorluğun okunan bir Rus romanında ya da Batı romanında da karşımıza çıkabileceği de göz ardı edilmemelidir.

Bu parçada başvurulan anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Dikkat! Bu tarza sorularda önce seçeneklere göz atmalısınız. Şimdi seçeneklerdeki yargıları gözden geçirelim. Nesnel Nedir? Yorum ve kişisel görüş içermeyen yargılara denir. Nesnel yargı, kanıtlanabilir yargıdır. – Dünden beri yağmur yağıyor. (nesnel) – Kitabın son sayfası yırtıktı. (nesnel) Öznel Nedir? Yorum içeren, kişisel kanılara dayanan yargılardır. Öznel yargı, kanıtlanamaz yargıdır. – Bu çocuğu çok sevdim. (öznel) – Romanın anlatımı yoğundu. (öznel) Parçada yazar daha ilk cümlede sözünü ettiği yazarla ilgili öznel görüşlerini paylaşıyor. Kanı Nedir? Görüş ve düşüncelere kanı denir. Kanıların tamamı özneldir. İzlenim Nedir? İzlenim, bir nesnenin ya da durumun duyular yoluyla insan üzerinde bıraktığı etki, intiba. Şifre: “sanki, gibi, adeta…” sözcükleri varsa izlenim vardır. -Burası sanki bir Cennet. -Buraları her geldiğimde hayranlıkla izliyorum. Bu parçada izlenim yoktur. İpucu: İzlenim daha çok betimlemelerde bulunur. Açıklama nedir? Bilgilendirici yazılara denir. Örneğin bu yazıda bir yazarın anlatımına ilişkin bilgiler verilmiştir. Örnekleme nedir? Bir yazıda anlatılanları somutlaştırmak için başvurulan bir yoldur. Şifre: “mesela, örneğin…” sözcükleri hangi cümlenin başına getirilebilirse o cümlede örnek vardır. Bu parçada geçen “Bir Rus romanında ya da Batı romanında da karşımıza çıkabileceği de göz ardı edilmemelidir.” yargısı bir örnektir. Üslup nedir? Bir işin nasıl yapıldığı ile ilgili yargılara denir. Dikkat Edebi metinlerde daha çok bir yazının anlatımının nasıl olduğunu bildiren yargılardır. Yani yazının dilsel özelliklerini ele alan yargılara denir. Yazıda geçen” Neredeyse bir çırpıda okunabilecek kadar sürükleyici bir dile sahip olan romanın tek zorluğu bu.” Yargısında üsluba ilişkin bir saptama vardır. Buna göre parçada izlenimlere başvurulmamıştır. YANIT: B

Koleksiyon ve koleksiyonculuk, sonu olmayan bir tutku. Pul, para, kartpostal, maket. Gün gelir biriktirdiğiniz objeler dağ gibi olur. Ama yenilerini edinme tutkusu sarmıştır bir kez benliğinizi. Bu nedenle de her zaman aklınızın bir kenarında koleksiyonunuzdaki eksik bir parçayı bulma düşüncesi vardır. En son elde ettiğiniz kıymetli bir parça ya da yakınlarda piyasaya sürülecek yeni bir ürüne sahip olma isteği aklınızdan hiç çıkmaz.

Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Karşıtlık Nedir? Aykırı düşünce ve sözcüklerin bir kavramda toplanması: yaşayan ölüler. / Seni almak için seni verdim / Yaşamak için mezara girdim Dikkat! Cümleler birbirine “ama, tersine, halbuki, fakat, oysa… vb.” sözcükleriyle karşıtlık ilgisiyle bağlanır. Buna göre “Gün gelir biriktirdiğiniz objeler dağ gibi olur. Ama yenilerini edinme tutkusu sarmıştır bir kez benliğinizi” cümleleri arasında karşıtlık vardır. Parçada geçen ”gün gelir, bu neden, aklınızdan hiç çıkmaz, olmayan bir tutku…” günlük konuşma dilinden alındığı için konuşma havasıyla yazılmıştır. Karşılaştırma Kişi ve nesnelerin benzer veya aynı yanlarını incelemek için kıyaslama, mukayese etme. Püf Noktası! Karşılaştırma için” en, kadar, ise, daha …vb.” sözcüklere odaklanın. Dikkat ederseniz parçanın son cümlesinde “en “ sözcüğü kullanılmıştır. Yani parçada karşılaştırma vardır. Benzetme Nedir? Bir varlığı başka bir varlık gibi düşündürmeye denir. Bu parçada geçen” Gün gelir biriktirdiğiniz objeler dağ gibi olur.” yargısında benzetme vardır. Dikkat ederseniz parçada öznel görüşlere yer verildiğinden yorumdan kaçınılmıştır, denemez. YANIT: E

Kısa bir Paris yolculuğu, kentler, kenti simgeleyen kavramlar ve mekânlar üzerine yeniden düşünmemi sağladı. Sıklıkla İstanbul geldi aklıma. İmgeler zenginiydi bu kent. Boğaziçi, erguvanlar, Galata Köprüsü, balıkçılar, martılar, vapurlar, İstiklal Caddesi kentin gürültüsü… Tek bir fotoğraf karesine sığdırılamayacak kadar çok görüntü ve anlam… Böyle bir kenti anlatmak mümkün müdür?

Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Sayıp Dökme Nedir? (Söz sanatı terimi) Bir işin türlü hallerini, bir şeyin bütün parçalarını zihne çarpacak şekilde art arda sıralayıp söyleme. “ Parçada geçen “İmgeler zenginiydi bu kent. Boğaziçi, erguvanlar, Galata Köprüsü, balıkçılar, martılar, vapurlar, İstiklal Caddesi kentin gürültüsü…” yargısında sayıp dökme vardır. Benzetme Nedir? Bir kavramı başka bir kavram gibi düşündürmeye denir. Parçada benzetme yapılmamıştır. Karşılaştırma Nedir? Kişi ve nesnelerin benzer veya aynı yanlarını incelemek için kıyaslama, mukayese. Parçada İstanbul ve Paris arasında bir karşılaştırma yapılmıştır. Sözde Soru Cümlesi Nedir? Biçim yönünden soru özellikli olduğu hâlde soru sormak, cevap istemek ama¬cıyla kullanılmayan cümledir. Bu cümleler çoklukla bir duyguyu vermek ama¬cıyla kurulur. Kendi kadrini bilmeyen, dostun kıymetini nereden bilsin? -Kim yemez bu yemeği? -Ne parası, kuruş almadık kendisinden? -Onun, gençliğinde ne yaman güreştiğini bilmez miyim? -Sana hiç hediye almaz olur muyum? -Sizinle gelmeyi nasıl istemem? Nitelendirme nedir? Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik Parçada “geçen “ kısa bir Paris yolculuğu, kenti simgeleyen kavramlar, böyle bir kent…vb.” sözlerde nitelendirici sözcükler kullanılmıştır. Bu açıklamalara göre parçanın anlatımında benzetme olmadığı görülecektir. YANIT: B

Türkiye’de modern mimari yapıların yanında, korunmaya değer özgün, eski mimari değerler de dikkat çekiyor. Bu değerlerin her birinin bir işlevi, bizim için bir önemi ve anlamı var. Binlerce yıllık tarihin yaratısı olan mimarinin kültürel bir değere dönüşebilmesi için herkesin bu yapılar hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Son zamanlarda, gerek kamuda gerek özel kesimlerde çalışmalarımıza duyulan ilginin arttığını gözlemliyoruz. Bu durum gelecek için az da olsa bize umut veren bir ışık.

Bu parçada başvurulan anlatım biçimi için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Örnekleme Nedir? Kapsamı geniş bir konu veya bir maddenin tamamı yerine onu temsil eden bir parçayla özelliklerinin açıklanmasına denir. Yukarıdaki parçada örnekleme yapılmamıştır. Tanık Gösterme Nedir? Herhangi bir iddiayı pekiştirmek için o konuda uzman birinin görüşlerinden yararlanmaya denir. İki şekilde yapılır: 1.Uzman kişinin sözü olduğu gibi alınabilir. “Bir insanın son umutları gibidir şu sonbahar!" demiş bir yazar. Bu sözün içinde geçen yılların bütün anıları vardır. Derin bir acı, içten bir özleyiş... 2.Uzman kişinin düşüncesi dolaylı yoldan verilebilir. Yunus, hayatın bir bilmece olduğunu söyler. Evet, tam da dediği gibidir… Parçada ne doğrudan ne de dolaylı olarak tanık gösterilmemiştir. Kanıtlama Nedir? Anlatılanları kanıt göstererek ispatlama. Dikkat! Kanıtlama için sayısal veriler, alıntılar, tanıklar önemlidir Parçada kanıtlama yapılmamıştır. Alıntılama Nedir? Düşünceyi pekiştirmek için bir yazıdan veya kişiden söz almaya denir. Bu söz ayet, hadis, ata sözü olabilir. -Ağaç yaşken eğilir, der atalarımız. Alıntı Dikkat Alıntı bir iddiayı ispatlamak için kullanılırsa aynı zamanda tanık gösterme olur. Parçada alıntı yapılmamıştır. Çıkarım Nedir? Verilerden sonuç çıkarma işi. Parçada geçen - Son zamanlarda, gerek kamuda gerek özel kesimlerde çalışmalarımıza duyulan ilginin arttığını gözlemliyoruz.(saptama) - Bu durum gelecek için az da olsa bize umut veren bir ışık.(çıkarım) İfadelerinde çıkarım yapılmıştır Dikkat Çıkarımdan önce ya bir sav ya da saptama yapılmalıdır. YANIT: D

Çizgisiz kâğıda yazarken sayfanın sol üst başından başlayıp gittikçe aşağı doğru sarkan yazılarını neden çizgili kâğıda yazmadığı sorulunca, “Raydaki lokomotif gibi başkalarının çizdiği çizgi üzerinde yürümeye mecbur muyum? Düz kâğıt üzerine dilediğim gibi yazıyorum.” diyen bu yazar, edebiyatımızın en unutulmaz kalemlerindendir.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Alıntılama Nedir? Düşünceyi pekiştirmek için bir yazıdan veya kişiden söz almaya denir. Bu söz ayet, hadis, ata sözü olabilir. -Ağaç yaşken eğilir, der atalarımız. Alıntı Parçada tırnak içinde verilen yargı alıntıdır. Tanık Gösterme Nedir? Herhangi bir iddiayı pekiştirmek için o konuda uzman birinin görüşlerinden yararlanmaya denir. İki şekilde yapılır: 1.Uzman kişinin sözü olduğu gibi alınabilir. Orhan Veli, “Fikir sanatta yer alamıyor ama edebiyat fikre dayanıyor.” diye açıklar edebiyatla sanatın farkını. 2.Uzman kişinin düşüncesi dolaylı yoldan verilebilir. Yunus, hayatın bir bilmece olduğunu söyler. Evet, tam da dediği gibidir… Parçada yazarla ilgili bir kanı yine yazarın kendisi tanık gösterilerek pekiştirilmiştir. Nesnel Nedir? Yorum ve kişisel görüş içermeyen yargılara denir. Nesnel yargı, kanıtlanabilir yargıdır. – Dünden beri yağmur yağıyor. (nesnel) – Kitabın son sayfası yırtıktı. (nesnel) Yazarın nasıl yazdığı nesnel bir şekilde aktarılmıştır. - Çizgisiz kâğıda yazarken sayfanın sol üst başından başlayıp gittikçe aşağı doğru sarkan yazıları… Karşılaştırma Nedir? İki kavramı, kişiyi, olayı benzer ve farklı özellikleriyle kıyaslamaktır. Püf Noktası! Karşılaştırma için “en, çok, göre, denli, kadar…” gibi sözcüklere odaklanın! Parçada geçen” edebiyatımızın en unutulmaz kalemlerindendir.” yargısında karşılaştırma yapılmıştır. Tahmin Nedir? 1. Yaklaşık olarak değerlendirme, oranlama. 2. Akla, sezgiye veya bazı verilere dayanarak olabilecek bir şeyi, bir olayı önceden kestirme, kestirim. Parçada tahmin yapılmamıştır. YANIT: E

Söz nedir? Çiçek tozları gibi insandan insana uçuşarak ruhları canlandıran, sonsuz dostluklar yeşerten bir rüzgâr mı? Bitkilerin üreyip çoğalması, çiçek tozlarının oradan oraya taşınmasıyla mümkün oluyorsa insan duyarlığının, düşüncesinin yaşayıp gelişmesi de sözcüklerin tozlaşmasıyla gerçekleşiyor olmalı. Orta Çağ şairi Sappho’nun “Mutlu kal, yıllar boyunca…” dizesi kimlere değe dokuna geldi, kimlerde sürgün vere vere ulaştı bize, kim bilir. Sözün bunca tazeliği, ölmezliği, dokunduğu her insandan yaşanmışlık taşımasına mı bağlıdır?

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Alıntılama Nedir? Düşünceyi pekiştirmek için bir yazıdan veya kişiden söz almaya denir. Bu söz ayet, hadis, ata sözü olabilir. -Ağaç yaşken eğilir, der atalarımız.(Alıntı) Parçada Sappho’dan alıntılama yapılmıştır. Benzetme Nedir? Bir varlığı başka bir varlık gibi göstermeye benzetme denir. -Çiçek tozları gibi insandan insana uçuşarak ruhları canlandıran, sonsuz dostluklar yeşerten bir rüzgâr mı? yargısında benzetme yapılmıştır. Karşılaştırma Nedir? İki kavram, iki olay, olgu arasında benzerlik ve farklılıklardan yola çıkarak kıyas yapmaya karşılaştırma denir. Örnek: – Öykü de romanda olduğu gibi yaşamdan beslenir. (Benzerliklerden yola çıkıldı.) – Öykü romandan daha kısa bir zaman dilimine seslenir. (Farklılıklardan yola çıkıldı.) Sözde Soru Nedir? İki tür soru cümlesi var: 1. Kendi kendimize sorduğumuz sorular – Benim mi dünyam karardı? (Bunlara sözde soru cümlesi denir). 2. Başkasına sorduğumuz sorular – Arkadaşlar, bu kitaplar benim mi? (Bunlara gerçek soru cümlesi denir.) Parçada sorulan soruları yazar, bir konu üzerinde düşündürmek için kendi kendine sorduğu için sözde soru sorudur. Gerçek soru değildir. Yineleme Nedir? Bir cümle içinde veya arka arkaya gelen cümlelerde bir kelimenin veya bir parçanın tekrarlanması. Cümlede eş, yakın ve zıt anlamlı sözlerin tekrarlanması "Ağla çoban ağla, ovan kalmadı / Gözyaşı dök bülbül yuvan kalmadı" - M. E. Yurdakul Parçada geçen” insandan insana “ sözü yinelemedir. Bu bilgilere parça değerlendirildiğinde gerçek soruya yer verilmediği görülmektedir. YANIT: D

Bilirim her sözlük biraz eksiktir, ben de bildiğim bazı deyimleri değerli araştırmacımızın Büyük Deyimler Sözlüğü’nde bulamadım. Ama bu, elimdeki büyük oylumlu eserin değerini azaltmıyor; aksine, sayfaları karıştırdıkça, deyimlerin kullanımını örneklendiren, usta sanatçılardan seçilmiş cümleleri okudukça yazara olan saygım daha da artıyor. Deyimler için yapılan açıklamalar, iki bin beş yüz edebiyat ve düşünce eserinden seçilen yirmi üç bin cümle ile örneklendirilmiş. Böyle olunca deyimler, bütün kural tanımazlığı canlılığı ve sözün baştan çıkaran cilvesiyle sizi oradan oraya gezdirip duruyor; sözlüğü keyifli bir roman gibi okuyorsunuz. Sonra şöyle düşünmeden edemiyorsunuz: Sözü bunca somutlayıp zenginleştirebilmek, gündelik dili bu denli kıvrak kullanabilmek, bizim kültürümüze özgü bir şans olsa gerek.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Karşıtlık Nedir? Aykırı düşünce ve sözcüklerin bir kavramda toplanması: -Yaşayan ölüler / Seni almak için seni verdim / Yaşamak için mezara girdim (A. Hamit Tarhan) -Dizelerinde avazı çıktığı kadar susması bundan.Bu suskunluk, okur için bir sağaltım süreci aynı za-manda. Parçada geçen “…eserin değerini azaltmıyor aksine… saygım daha da artıyor” yargısında karşıtlık vardır. Betimleme Nedir? Varlıklara görsellik kazandırarak anlatmaya ya da varlıkları somutlamaya denir. Dikkat! Bir parçada “benzetme, kişileştirme, beş duyuya seslenen ayrıntı ve niteleyici sözcükler” varsa o parçada kesin betimleme vardır. Bu parçada deyimlere kişilik verilmiş, sözlük roman gibi okunur, dendiği içi betimleme yapılmıştır. Benzetme Nedir? Bir varlığı başka bir varlık gibi göstermeye benzetme denir. Parçada geçen” Sözlüğü keyifli bir roman gibi okuyorsunuz.” Yargısında benzetme yapılmıştır. Öznellik Nedir? Anlatılanlardan kendi duygu ve düşüncelerini de katarak bir sonuç çıkarmak. Püf Noktası! Yorum içeren tüm yargılar özneldir. Bir parçada benzetme varsa kesinlikle öznellik vardır. Parçanın birçok cümlesinde konuşan yorumlamalar yaptığı için öznellik vardır. Sayısal Veri Nedir? Herhangi bir saptama (araştırma) veya bir iddiayı delillendirmek için başvurulan bir düşünceyi geliştirme yoludur. Sayısal veri tek de olabilir birden çok da olabilir. Örnek: - Türkiye’de her 10 kişiden biri düzenli olarak dişin fırçalamaktadır. (tek veri) - Türkiye’de kitap okurlarının %20'si Bursa %30'u İzmir %18'i İstanbul’da bulunmaktadır.(çok veri) Parçada sayısal verilere yer verilmemiştir. YANIT: D

Hikâye anlatıcısı sadece hikâyeyi iyi anlatan, aktaran değil aynı zamanda belleğinde biriktirendir. Özellikle sözlü kültürde, hikâye anlatıcıları yüzlerce yıllık birikimin hafızası olmuşlardır. Yüzyılları aşarak günümüze ulaşan edebî mirasın taşıyıcısı olma sorumluluğunu biraz da onlar üstlenmiştir.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangileri ağır basmaktadır?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Açıklama Nedir? Herhangi bir konuda bilgilendirme yapmaya denir. Açıklama için tanım, örnek, sayısal verilere başvurulabilir. Tanımlama Nedir? Bir Kavramın ne olduğunu belirlemeye denir. Tanımlama için yükleme “nedir, neye denir” soruları sorulur. Benzetme Nedir? Bir varlığı başka bir varlık gibi düşündürmeye denir. Benzetme için “gibi, adeta, sanki, andırıyor…” sözcüklerini arayınız. Karşılaştırma Nedir? İki kavram, iki olay, olgu arasında benzerlik ve farklılıklardan yola çıkarak kıyas yapmaya karşılaştırma denir. Örnek: – Öykü de romanda olduğu gibi yaşamdan beslenir. (Benzerliklerden yola çıkıldı.) – Öykü romandan daha kısa bir zaman dilimine seslenir. (Farklılıklardan yola çıkıldı.) Yineleme Nedir? Bir cümle içinde veya arka arkaya gelen cümlelerde bir kelimenin veya bir parçanın tekrarlanmasıdır. Cümlede eş, yakın ve zıt anlamlı sözlerin tekrarlanması. Tartışma Nedir? Kişisel doğru ve düşünceleri benimsetmek için başvurulan anlatım biçimidir. Tartışma için öncelikle bir iddianın ispatlanma gayesi olmalıdır. Alıntı Nedir? Bir yazıyı pekiştirmek için herhangi birinden bir söz ya da yazı almaya denir. Bu parçaya dikkat edildiğinde hikâye ve hikâyeci hakkında bilgilendirme yapılmıştır. Aynı zamanda parçanın ilk cümlesinde hikâyecinin tanımı yapıldığından yanıt A’dır. YANIT: A

Edebiyat sevgisinin oluşmasında kimi “karşılaşmalar”ın önemli bir yer tuttuğuna inanırım. Ders kitabında okuduğunuz bir öykü, sahafta bulduğunuz kitabın arka sayfasında gözünüze ilişen bir cümle, okuma serüveninizi, belki de bütün hayat algınızı değiştirir. İşte kimilerinin güldeste kimilerinin seçki diye adlandırdığı antolojiler de böyledir. “Güzel karşılaşmalar” sağlamalarının yanında, seçilenler kadar “dışarıda bırakılanlar”ın da okura bir şeyler söylediğini duyumsatır. Başka güzelliklerin de olabileceğini sezerek edebiyat zevkini geliştirmek okurun işidir artık.

Bu parçada “güzel karşılaşmalar” sözüyle edebiyat eserlerinin hangi yönü vurgulanmıştır?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM AÇIKLIK: Anlatımın hiçbir tartışmaya yol açmadan, tek bir yargıyı açıkça ifade etmesidir. Açık anlatımdan bir-den çok yorum çıkmaz, herkes aynı şeyi anlar. Açıklığın olmadığı anlatımda "kapalılık" söz konusu olur. DURULUK Anlatımda, gereksiz sözcüğün bulunmamasıdır. Güzel ve etkili bir anlatımda gereksiz ek veya söz tekrarlarına yer verilmez. YALINLIK (SADELİK) Anlatımın süsten (söz sanatları, ağır sözcükler ve özenli uzun cümlelerden) uzak olmasıdır. Karşıtı süslülüktür. AKICILIK Akıcılık, anlatımın pürüzsüz olması, hiçbir engele uğramadan akıp gitmesi demektir. DOĞALLIK (=İÇTENLİK=SAMİMİYET) Anlatımın zorlamalardan, yapmacıklıktan uzak olarak, içten bir anlatımla samimi bir şekilde yapılmasıdır. ÖZGÜNLÜK Anlatımın veya düşüncelerin başka bir anlatıma veya düşünceye benzememesi, hiçbir yapıtı veya düşünceyi taklit etmemesidir. ÖZLÜLÜK Az sözle çok şey anlatmaktır. Anlatım söz yığınından uzak, özet bir nitelik taşır. Özlülüğün ustaca kullanımı yoğunluk ve derinliği de beraberinde getirir. Böylece anlatım okura yeni anlamlar düşündürür, çok şey anlatır. Özdeyişler ve atasözleri özlü sözlerdir. SÜRÜKLEYİCİLİK Bir yazının konusunun ilginç ve merak edici olmasıdır. ETKİLEYİCİLİK Bir yazının okurun duygu ve düşüncelerini değiştirmesidir. Buna göre yazıda geçen “güzel karşılaşmalar” sözüyle yazının etkileyiciliği anlatılmıştır. YANIT: B

Sinemanın öncüleri, 19. yüzyıl sonlarında ilk kısa filmlerini perdeye yansıtarak bütün dünyanın hayranlığını kazandılar. Ama bu işin gelişerek 20. yüzyılda etkili bir kitle iletişim aracına dönüşeceğini o sırada kimse kestiremezdi. Bilimsel bir başarı olan sinemanın gelişimi, teknolojiyle hep sıkı sıkıya ilişkili oldu. Sesli film gibi ilk yenilikler, sinema salonlarının toplu eğlence merkezi ve kazanç alanı olma potansiyeline güç kattı. Son yılların daha da şaşırtıcı ilerlemeleri karşısında, filmle yansıtılamayacak bir şeyin kalıp kalmadığı merak ediliyor artık. Sinema çarpıcı bir büyümeyle milyarlarca dolarlık bir sektör hâline gelmiş durumda. Film yönetmenleri ve oyuncularsa bu heyecan verici alanda hâlâ sanatçı kimliğini koruyor.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Karşılaştırma Nedir? İki kavramı, kişiyi, olayı benzer ve farklı özellikleriyle kıyaslamaktır. Püf Noktası! Karşılaştırma için “en, çok, göre, daha, denli, kadar…” gibi sözcüklere odaklanın! Bu parçada da sinemanın gelişimi karşılaştırmalar kurularak anlatılmıştır. YANIT: E

Birkaç yüzyıl önce insanların bir ömür harcayarak edindikleri bilgilerin daha fazlasını biz bugün teknolojinin yardımıyla bir çırpıda önümüzde buluyoruz. Dahası, bu yolla okuyup izlediklerimizi hatırlamamız da gerekmiyor, bir bilgisayarımız olduğu sürece birkaç tuşa basarak hepsine yeniden ulaşmamız mümkün. Bu durumda insan şu soruyu kendi kendine sormadan edemiyor: “Acaba bu gelişmeler, okuma, algılama ve düşünme gücümüzü nasıl etkiliyor?” Soruyu cevaplamak için kendimden örnek vereyim: Önemli olan, anlamlı biçimde sıralanmış harfleri okumaksa sanırım İnternet’te eskisinden daha çok okuyorum. Ama daha çok okuduğum hâlde bunun işlevsel bir okuma olduğunu düşünmüyorum. Eskiden haftada en az bir kitap bitirirdim. Şimdi bunu başarmak için özel bir çaba göstermem gerekiyor. Çünkü sıkılıyor, birden fazla kitabı parça parça okumaya çalışıyorum, tıpkı İnternet’te bir şeyleri okurken yaptığım gibi.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Şimdi seçeneklerde geçen ve önceki sorularda açıklamalarını yapmadığımız kavramları açıklayarak sorumuzu çözelim. Sözde Soru Nedir? Kişinin kendine sorduğu sorulara sözde soru denir. Parçada geçen “Bu durumda insan şu soruyu kendi kendine sormadan edemiyor: “Acaba bu gelişmeler, okuma, algılama ve düşünme gücümüzü nasıl etkiliyor?” yargısında sözde soru vardır. İlişki Kurma Nedir? İki kavram arasındaki ilgiden üçüncü bir hüküm çıkarma durumudur. Bir olayın ya da olgunun kendisine benzeyen bir başka olaya bağlanarak anlatılmasına ilişki kurma denir. Örnek: Ben, hasta ruhları ve sinirli insanları daima yüzlerinin tebessümlü olup olmamasıyla teşhis ederim. Sinirli adamların yüzleri gülmez. Tebessümden mahrum bir çehre gördüğüm (bilgi yelpazesi.net) zaman, derhal bunun bir sinir hastasına ait olduğunu anlarım. Tebessüm, ruhun sağlamlığı kadar, saadetin de müjdecisidir. Dikkat ederseniz parçanın son cümlesinde ilişkilendirme yapılmıştır: -Şimdi bunu başarmak için özel bir çaba göstermem gerekiyor. Çünkü sıkılıyor, birden fazla kitabı parça parça okumaya çalışıyorum, tıpkı İnternet’te bir şeyleri okurken yaptığım gibi. İzlenimsel - Sanatsal Betimleme: Görsellikten çok, izlenim ve sezginin ağır bastığı betimleme türüdür. Varlıkların duyularımız üzerinde uyandırdıkları izlenimleri belirtme amaçlanır. İnsanların iç dünyasıyla tanıtıldığı, tavır ve davranışlarının ele alındığı ruhsal betimlemeler de bu türe girer. Özel ayrıntılar üzerinde durulur. Yazar, anlatımına duygu ve yorumlarını da katar. Benzetmelere, yinelemelere, düşsel öğelere ve mecazlı söyleyişlere başvurur. Örnek : Akçay Iskelesi'nin önünde duran kayıklar, ağaçların arasındaki seyrek binalar, iğne topuzu kadar ufaktı. Karşıda Burhaniye 'nin arkasında yatan Madra Dağları şekilsiz bir yığından ibaretti. Güneşin altında göz kamaştırıcı pırıltılarla yanan deniz, ta uzaklarda açıklı koyulu gölgelere bürünen Midilli Adası'na kadar uzanıyordu. Kazdağı'nın körfeze kadar yaklaşan eteklerini sayılamayacak kadar çok, her biri başka renk ve biçimde, irili ufaklı dağlar ve tepeler çeviriyordu. Dikkat ederseniz sorumuzda geçen parçada izlenimsel bir anlatıma başvurulmamıştır. YANIT: E

Bir kişiye odaklanmış, bir kişinin ağzından konuşuyormuş gibi görünse de bir insanda bütün insanlığın gizli oluşundan ötürü, kendinizi kolayca bulursunuz denemede. Özel bir alanı yok sanırsınız ama bütün alanlara giriş vizesi vardır onun elinde. Özgürlük, onun omurgasıdır; kuralların ağına takılmaz, sizi de özgür kılar okudukça. Kendine özgü bir söyleşi yöntemiyle yaklaşır yanınıza. Bir “sav”a bağlanmıyormuş gibi görünür. Aslında, kavgacıdır, tartışmacıdır. Ama aba altından sopa gösterir..

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi vardır?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Anlatım Nedir? Bir düşünceyi, duyguyu ya da bir olayı sözle ya da yazıyla ifade etme biçimine anlatım denir. AÇIKLAYICI ANLATIM NEDİR? Makale, fıkra, eleştiri ve deneme gibi öğretici özellikler gösteren türlere özgü bir anlatım biçimidir. Herhangi bir konu hakkında bilgiler vermek, bir şeyler öğretmek amacına yöneliktir. Açıklama, bilinmeyeni bilinir kılmaktır. Amaç doğrudan bilgi vermek olduğundan yazar sanatlı söyleyişlere, imalı sözlere pek yer vermez. Açık, anlaşılır bir dil kullanır. Soyutlamalardan, kişisellikten kaçınır. Açıklayıcı anlatım biçiminde amaç bilgilendirme, öğretme olduğundan düşünceyi geliştirmek ve konunun daha iyi biçimde anlaşılmasını sağlamak için "tanımlama, örnekleme, tanık gösterme ve karşılaştırma" gibi düşünceyi geliştirme yöntemlerine başvurulur. Ansiklopedilerde, ders kitaplarında daha çok bu tür bir anlatım görülür. UYARI: Kimi açıklamalarda konu kişisel bir yaklaşımla ele alınabilir. Bu yönteme daha çok, deneme, fıkra, eleştiri ve sohbet gibi düşünce yazılarında başvurulur. Bu parçada da deneme hakkında kişisel bir yaklaşımla bilgilendirme yapılmıştır. YANIT: C

Osman Hamdi’nin “Kaplumbağa Terbiyecisi” adlı resmi hemen herkesçe bilinir. Sanat değeri taşıyan önemli bir yapıttır. Resimdeki adamın giysileri, kullandığı eşyalar ve içinde bulunduğu mekân bir yaşam tarzını, bir dönemi işaret eder. Pencerenin biçimi, mimari bakımdan dikkat çekicidir. Adamın, arkasında bağladığı ellerinde bir ney vardır. Bu da onun tasavvufla haşır neşir olduğunu gösterir. Yerde, düzenli döşenmiş karolar üzerinde beş kaplumbağa ve yemler vardır. Duvarın dökülmüş sıvası, yapının eskiliğini yansıtır. Konumu, kültürü belli bir adamı anlatır bu resim.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Şimdi daha önce açıklamadığımız kavramları açıklayarak sorumuzu çözelim Saptama Nedir? Bir nesne ya da durumun ayırıcı özellikleriyle tanınması ya da bir konunun gözleme ya da ölçüye vurularak ayrıtlarıyla belirlenmesi. Çıkarım Nedir? Verilerden sonuç çıkarma işlemi. Bu bilgilerden yola çıkıldığında yukarıdaki parçada geçen “. Adamın, arkasında bağladığı ellerinde bir ney vardır.(saptama) Bu da onun tasavvufla haşır neşir olduğunu gösterir.(çıkarım)” yargılarında saptama ve çıkarım yapıldığı görülecektir. Dikkat! Çıkarımdan önce mutlaka bir şeyin tespiti (saptanması)gerekir. YANIT: C

İlçedeki termal tesislerin çoğu, kendi kuyularından yararlanıyor. Geri kalanına, İl Özel İdaresinin işlettiği kuyulardan su veriliyor.Burası Türkiye’nin en sıcak termal suyuna sahip. Topraktan 93 derecede çıkan su mineral açısından çok zengin. Alman Kaplıcalar Birliğinin raporlarına göre sodyumlu, kalsiyumlu ve klorlu; A ve C grubu şifalı sulardan. Radyoaktifli bileşimiyle içme suyu olarak ya da banyo kürlerinde kullanılabiliyor. Romatizmaya, kireçlenmeye ve cilde iyi geldiği söyleniyor.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Sayıp Dökme Nedir? (Söz sanatı terimi) Bir işin türlü hallerini, bir şeyin bütün parçalarını zihne çarpacak şekilde art arda sıralayıp söyleme. “ Parçada sayıp dökmelere yer verilmemiştir. Dolaylı Anlatım Nedir? Alıntılanmak istenen ifadelerin olduğu gibi değil ikinci kişinin ağzından aktarılmasına denir. Örnek: - Buraların daha önce temiz olduğunu söylerdi. - Ona göre hayat gerçekten zormuş. - Belediye yolların yarın kapalı olacağını açıklamış. Parçada geçen” Romatizmaya, kireçlenmeye ve cilde iyi geldiği söyleniyor.” yargısında dolaylı anlatım vardır. “Topraktan 93 derecede çıkan su mineral açısından çok zengin” yargısında sayısal veriye başvurulmuştur. “Burası Türkiye’nin en sıcak termal suyuna sahip.” cümlesinde karşılaştırma yapılmıştır. Parçanın bütününde termal sular hakkında bilgiler verildiğinden açıklamalara da yer verildiği söylenebilir. Buna göre yanıt E’dir. YANIT: E

Havalar biraz ısınınca çantamı hazırlayarak yollara düştüm. Şafak vakti pamuk pamuk bulutlar poyrazın önünde sürüklenmeye başlamıştı. Güneş, günlerden beri ortalıkta görünmemenin acısını çıkartırcasına etrafı ışığa boğmuştu. Yolları özlemiş olan arabamın gazına basıp soluğu Bursa’da aldım. Gaza fazla basıp biraz hız yapsam ne çıkar?

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Duyusal Anlatım Nedir? Beş duyudan yararlanarak anlatılanları somutlaştırmaya duyusal anlatım denir. Görme, işitme, dokunma, tatma ve koklama duyularına seslenen ayrıntılar olmalıdır. Parçada geçen “havalar ısınınca, güneşin görünmesi” duyusal anlatıma örnektir. Birinci Kişili Anlatım Nedir? Yüklemin birinci tekil veya birinci çoğula göre çekimlenmesidir. Parçada geçen “yollara düştüm, arabamın gazına basıp soluğu Bursa’da aldım.” İfadelerinde birinci kişili anlatım vardır. Parçada konuşan kişi kendi duygu ve düşüncelerine yer verdiği için özneldir. Parçanın son cümlesinde geçen” Gaza fazla basıp biraz hız yapsam ne çıkar?” cümlesi sözde sorudur. Tanımlama Nedir? Tanım, bir şeyin ne olduğunu belirlemedir. Örnek: – Şiir kendini duyguda yitirmektir. (tanım) – Şiir kendini duyguda yitirmek değildir. (tanım değil) Dikkat! Tanım ararken cümlenin yüklemine “Nedir?” veya “… Neye denir?” soruları sorulmalıdır. İpucu: Tanım için yüklemlere odaklanın. Buna göre metinde tanımlama yapılmamıştır. YANIT: D