Günümüzde edebiyatın lokomotifi ileride olduğunu düşünüyorum. Yayımlanan romanların sayısındaki artış, her geçen yıl kendini aşarak hatta katlanarak sürse de bunun, bir türlü niteliğe yansıtılamadığını görüyo-rum. Öykü kitaplarının sayısında da dişe dokunur artışlar olmuyor değil, ancak hiçbir zaman romanın ulaştığı artış rakamlarına ulaşamıyor. Ama yine de niteliğin, belli bir düzeyin altına düştüğünü de söyleyemem. Bu da gerçek okurların romanda değil, öykü çatısı altında toplanmasını sağlıyor.

Bu parçada geçen altı çizili sözlerle aşağıdakilerin hangisi arasında anlamca bir ilişki yoktur?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Aklında Bulunsun! Bu tip sorularda altı çizili sözler genellikle sırayla seçeneklendirilir. Bu nedenle altı çizili sözleri sırayla seçeneklerle ilişkilendirerek çözüme ulaşmaya çalışın. Şimdi sırayla seçenekleri incelediğimizde Edebiyatın lokomotifi A seçeneğiyle, İleride olduğunu düşünmek B seçeneğiyle, Dişe dokunur C seçeneğiyle, Öykü çatısı altında toplanmak E seçeneğiyle İlişkilendirilebilir ama “kendini aşmak” sözünün karşılığı yoktur. D şıkkında verilen ifadenin de parçada karşılığı yoktur. YANIT: D



Buenos Aires’teki bir sokak köşesi hakkında yazarsam o bildiğim sokak değişebilir. Ama eğer labirentler, aynalar, gece, kötülük veya korku hakkında yazarsam bunlar hep hayatımızda olacak şeyler. Yani bir bakıma fantastik yapıtların yazarları gazetecilerin yazdıklarından çok daha gerçek şeylerden söz ediyordur.

Bu parçada geçen ‘’ hep hayatımızda olacak şeyler’’ sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Bir sözün anlamını bilmek için sözün cümle içindeki anlamına hakim olmak gerekir. Eğer cümledeki anlamı kendini ele vermiyorsa sözden önceki ve sonraki ifadelere yoğunlaşın. Parçadan seçilen ifadenin öncesi ve sonrası sözler incelendiğinde kalıcı şeylerden söz edildiği görülecektir. ‘’ Ama eğer labirentler, aynalar, gece, kötülük veya korku hakkında yazarsam bunlar hep hayatımızda olacak şeyler.’’ Sözünden daimi ve kalıcı şeylerden söz edildiğini anlıyoruz.



“Saf” okurlar… Bunları ellerindeki şey romandır diye ne kadar uyarırsanız uyarın, metni, yazarın kendi yaşam öyküsü ya da yaşadığı şeylerin biraz değiştirilmiş biçimi olarak görürler. İkincisi ise bütünüyle “düşünen” okur tipidir. Bunlara ne kadar ellerindeki kitabın sizin en gizli duygu ve düşüncelerinizle yazıldığını söyleseniz de fayda etmez, bunların ölçülüp biçilerek oluşturulmuş kitaplar olduğuna inanırlar.

Bu parçada geçen altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM DİKKAT Bu tür sorularda sözün içindeki mecazlara odaklanmalısınız. Bu sözdeki kesmek, biçmek gerçek anlamlı değil ona göre düşünmelisiniz. Bir Şeyi Ölçüp Biçmek Nedir? Belli birtakım kuralları göz önünde bulundurarak, birtakım hesaplamalardan geçirilmiş demektir.



Günlük yaşam içinde birçok engelle yüz yüze yaşıyoruz. Gereksindiğimiz, çok uzaklarda bir köy değil, hemen engelin dışında bir diyar aslında. Ama engeller o kadar sert ki aşmak olanaksız gibi. Ve insan, zorluklarla daha fazla savaşmamak adına uyum sağlamış o engellere.

Bu parçada geçen altı çizili sözcüklerden hangisinin karşıtı anlamlısı yoktur?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Karşıtlık nedir? Karşıtlık sözcüklerin anlamca ve nitelikçe birbirine ters düşmesidir. Yani karşıtlık sözcükler arasındaki tersleşmedir: İyi-kötü, güzel-çirkin vb. Püf Noktası! Bir sözcüğün karşıtını belirlerken o sözcüğün cümleye kattığı anlama bakılır Aman Dikkat! Sözcükler arasındaki olumlu ve olumsuzluk karşıtlık sayılmamalıdır: ağaçlı – ağaçsız, geldi – gelmedi vb. Bir Sır! Sözcük hangi anlamda kullanılmışsa o anlamın karşıtını bulunuz. Buna göre sorumuzda geçen ” çok- az, uzak -yakın, sert - yumuşak, dış- iç” karşıt olabilir ama ‘’olanaklı’’ sözcüğünün karşıtı yoktur. “Olanaksız” sözcüğünü düşündüyseniz vazgeçin çünkü bu, sözcüğün olumsuzudur.



Bir eseri, toplumunuzun süzgecinden geçirip kendi dilinize dönüştürme macerası çetrefil bir durumdur. Pek çok ayrıntıya kafa yormak gerekir. Dil oyunları, yerel deyişler, o topluma özgü değerlerle ilgili popüler anlatımlar büyük sorunlar yaratabilir. Çevirmen her zaman bunlarla baş edememiş olabilir.

Bu parçada geçen’’ çetrefil bir durum’’ sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Kulağa Küpe! Bir sözcük ya da sözdeki anlamı bulabilmek için 1. Sözün içinde varsa mecaz anlamlı ifadelerin şifrelerini çözün! 2. Sözcük ya da söz hangi cümlede geçiyorsa o cümledeki anlamını yakalamaya çalışın. Bu soruda ‘’çetrefil ‘’ sözcüğüne odaklanmalısınız. Çetrefil Nedir? Karışıklığı dolayısıyla, anlaşılması veya sonuca bağlanması güç.



Geleceğe yansıyacak yapıtlar, insanı anlatanlardır. Bu yönden, roman yazma, kalıcı olma, maratona yani uzun mesafe koşmaya benzer. Aklınızda olsun, iyi yapıt eninde sonunda tıpkı bir tohumun önlenemez büyüme isteği gibi hak ettiği yeri alır.

Bu parçada geçen aşağıdaki sözlerin anlamları hangisinde doğru verilmiştir 1. Kalıcı olma 2.Aklınızda olsun

ÖĞRETEN ÇÖZÜM “Kalıcı olmak “ yaşamak, geleceğe kalmak anlamına gelir. “Aklınızda bulunsun” ifadesi de “unutmamak” anlamına gelir.



Aşağıdakilerin hangisinde kullanım ile açıklama arasında bir ilişki yoktur?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Şifre Bu tür sorularda cümledeki bir sözcük ve ayraç içindeki kavramı bir ilişki kurup birbirinin yerine kullanın. Şimdi ayraç içindeki kavramları tek tek açıklayarak sorumuzu çözelim. Çaba: Herhangi bir işi yapmak için ortaya konan güç, zorlu, sürekli çalışma, gayret, ceht, efor. Kalıcılık: süreklilik, daimilik, yaşarlık. Üslup: Her yazarın, her sözenin (hatîbin) fikrini, duygularını anlatmak için kullandığı özel anlatış tarzı. Azim: Bir işteki engelleri yenme kararlılığı. Öykünmeci: Öykünen, benzemeye çalışan, taklitçi kimse. Dikkat edilirse “azim” sözcüğünün anlamı verilen örnek cümlede yer almamaktadır.



(I) Bilgisayarlar her ne kadar muhteşem birer teknoloji harikasıu> olsalar daBeklenmedik bir anda ortaya çıkan bir arıza, çok emek verdiğiniz bilgilerinizin yok olmasına yol açabilir.(birdenbire, ansızın) (III) Düşünsenize, bir iş adamının müşterilerinin hesap kayıtlarının ya da bir öğrencinin üniversite bitirme tezinin yok olduğunu. (hayal etmek) (IV) Bir anda onca emek boşa gider. (olumlu bir sonuca ulaşmamak) (V) İşte bu riski ortadan kaldırmanın tek ve kesin çözümü tüm bilgileri kopyalayarak yedeklemektir.(mutlak, değişmez)

Bu parçada geçen altı çizili sözcüklerden hangisinin açıklaması yanlış verilmiştir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Bu tür sorularda birbirinin yerine koyma metodunu deneyin. Ayraç içindeki ifade ve altı çizili ifadeyi birbirinin yerine kullanın. Hangi seçenekte anlamsız bir bağdaştırma varsa yanıt odur. Şimdi tek tek seçenekleri irdeleyelim. A)Teknoloji harikası olmak= teknoloji harikası kabul edilmek. B)Beklenmedik an= aniden, ansızın C)Düşünmek= hayal etmek(yanlış) Burada” hayal etmek “yerine “aklından geçirmek” olmalıydı D)Boşa gitmek= hiçbir işe yaramamak, olumlu bir sonuca ulaşmamak. E)Tek ve kesin= mutlak ve değişmez Hayal etmek nedir peki? Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, imge, hülya:



Bu kentte yaşayanların ömrü genelde koşturmayla geçiyor. Hayatlarını yaşamıyorlar da sanki kendilerine önceden biçilmiş rollerin gereğini yerine getiriyorlar. Herkes bu tür bir yaşama öylesine alışmış ki gerçeklerle karşı karşıya gelmekten kaçınıyor. Bu yüzden duygularını denetleyemiyor, olayları ve olguları tam algılayamıyorlar. Ağlanacak yerde ya hiç ağlamıyorlar ya da hıçkırıklara boğuluyorlar abartılı bir oyunculukla. Gülünecek yerde, önce çevrelerine bakıyorlar “Güleyim mi?” diye. Yani “plastikleşiyor” daha doğrusu plastikleşen yapay bir kimlik kazanıyorlar.

Aşağıdakilerden hangisi bu parçada anlatılan “plastikleşen” insanların bir özelliğidir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Parçanın tümünde bir yaşam biçiminden söz ediliyor. Bu yaşam biçimine de plastik yaşam deniyor, bu nedenle plastikleşen sözünün anlamını bulabilmek için parçanın içeriği anlaşılmalıdır. Şifre Bir sözün anlamını tahmin edebilmek için o sözün cümledeki anlamına odaklanmak gerekir. Ayrıca cümlede diğer sözcüklerle ilişkisinden elde edilen anlam da önemlidir. Bu cümlede geçen “plastikleşmek” sözü gerçek anlamının dışına çıkarak mecaz anlamda kullanılmıştır ama yine de bu söze anlam katabilmek için plastik sözcüğünün gerçek anlamından yola çıkıp mecazı aramalıyız. Plastik Nedir? Plastik, gerçekte biçim vermeye elverişli olan, yapay madde demektir. Parçadaki İnsanların Özelliği Nedir? Bu cümlede sözü edilen insanların da dikkat edilirse mecazen dış müdahelelerle değişip başkalarının etkisinde kaldıkları, duygusuz , tek tip, doğallıktan uzak bir kişilik haline geldikleri söylenebilir.



Edebiyatı konu alan bir televizyon programı başladığında izleyiciler kanal değiştiriyor. Öte yandan sanatsal değer içermeyen popüler kitapların satış sayısı milyonlarla ifade ediliyorken nitelikli yapıtlar ya rafta kalıyor ya da rafa hiç konulmuyor. Bu yüzden halk, gerçek edebiyat ürünleriyle tanışmıyor. Yazarlar; halkın yaşadığı sorunları, düşlerini, özlemlerini yapıtlarında dile getirmiyorlarsa elbette edebiyatın sokaktaki insanın yaşamında bir yeri olmaz.

Bu parçada geçen altı çizili sözün yerine aşağıdaki sözlerden hangisi getirilebilir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Edebiyatın sokaktaki insanın yaşamında yeri olmaması, sıradan insanın edebiyattan uzaklaşması demektir.



Yaşam öyküsü için kişinin mektuplarından, günlüklerinden yararlanılır. Ayrıca o kişiyi tanıyanlardan da bilgiler toplanır. Bu hazırlıklar yapılmadan oluşturulacak yaşam öyküsü, ilgi çekmeyeceği gibi, kişinin yaşam serüvenini de bütünüyle kuşatmaz.

Bu parçada geçen “kişinin yaşam serüvenini bütünüyle kuşatmamak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Yaşam Serüveni Nedir? Yaşam serüveni bir kişinin başından geçenlerdir. Bütünüyle Kuşatamamak Nedir? Bütünüyle kuşatamamak, bütün özellikleriyle duyuramamak demektir.



Gerçekte hiçbir şair, belli bir kitlece okunmayı amaçlayarak yazmaz. Çünkü sanatsal yaratı, özellikle de şiir, özneldir. Bu ses, yüzlerce sesin içinden aynı tınıyı algılayan duyularla yakalanır ve ortak bir sese ya da koroya dönüşür. Artık başka insanları da aynı koroya katılmaya çağıran bir türkü olur.

Bu parçada altı çizili sözcükler aşağıdakilerden hangisiyle ilgili değildir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Dikkat! Bir sözcüğün anlamını belirlerken sözcüğün cümle içindeki anlamı, cümle dışındaki anlamından daha önemlidir. Çünkü sözcükler cümle içinde anlam değiştirip başka anlamlara gelebilir. Bu nedenle sözcüklerin anlamlarını belirlerken cümle içindeki anlamını irdelemek gerekir. Şimdi gelelim sorumuza. 1.Sanatsal yaratı, sanatsal eser demektir. 2.Öznel, kişisellik demektir. 3. Anonim, bir şeyin ortaklaşa yapılması demektir. 4.Artık, bundan böyle demektir. 5.Tını, türlü müzik araçlarının verdiği sesleri birbirinden ayırt etmeyi sağlayan ses özelliği.



Dünyanın çok okuyan halkları, kitap okuma zevkini, dünyanın u>dört bir yanında yazılmış, birbirinden güzel edebiyat başyapıtlarını okuyarak edindi. Bunları okuyarak edebiyat tutkunu oldular. Onlar, gece gündüz okudukları romanlar sayesinde birer edebiyat meraklısı ve giderek kitap kurdu oldular. Bizdeyse iyi çevrilmiş bir kitaba rastlamak piyango tutturmaktan farksız olduğundan, Türk okuru, Türk yazarlarıyla sınırlı kaldı. Bu yüzden edebiyat merakı da Türk edebiyatından öteye gidemedi.

Bu parçada numaralanmış yerler, aşağıdakilerden hangisiyle ilişkilendirilemez?

Dört bir yan; her taraf, bütün çevre demektir. Seçeneklerde bu sözün açıklaması yapılmamıştır.



Tek kişilik bir gösteriydi sanki dersleri.Her yanını bir yığın felsefe terimiyle, kavramıyla doldurduğu yazı tahtasını kullanmayı ondan öğrendiğimi söylemeliyim. Ses tonundaki inişler çıkışlar, coşkulu dalgalanmalar… Anlattıklarına o denli içtenlikle inanırdı ki sizi de büyüsüne kaptırıp sürüklerdi. Onun derslerinden çıktığınızda tatlı bir yorgunluğun üzerinize çöktüğünü duyumsardınız.

Bu parçada geçen altı çizili sözcüklerden hangisinde “ ad aktarması” yapılmıştır?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Ad Aktarması Nedir? Bir sözcüğün benzetme amacı olmadan başka bir sözcük yerine kullanılmasına ad aktarması denir. Ders Nedir? “Ders” sözcüğü gerçek anlamıyla, bir konuda öğretmenin öğrenciye” sınıfta, belirli bir sürede verdiği bilgi” anlamına gelmektedir. Buna göre "ders" sözcüğünde ad aktarması yapılmıştır. Çünkü ” ders “ sözcüğü benzetme amacı dışında kullanılarak “anlatım, bilgi aktarımı için ayrılan süre, üslup” anlamında kullanılmıştır.



Yazdığım oyunlarda kullandığım dil, seyircinin her gün kullandığı dildir. Oyunda yer alan kişilerse seyircinin ta kendisidir. Ele aldığım duygular, seyircinin duygularıdır. Seyirci, oyundaki durumu, kişilerin tutkularını hemen anlar. Seyircinin bunları anlaması için okulda, iş yerinde bir ön hazırlık yapmasına gerek yoktur. Görecek gözü, işitecek kulağı olsun, yeter.

Bu parçada altı çizili yerle söz konusu oyunlara ilişkin anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Bu oyunları anlamak için seyircide sadece görecek göz, işitecek kulak olsun deniyorsa oyunların iletisinin fazla çaba harcanmadan, kolaylıkla anlaşılabildiği vurgulanmıştır. Bu da oyunların iletisinin az bir çabayla anlaşılabildiğini gösterir.



Sanatçılarla birlikte olmanın, bir tür zaman yitimi olduğuna inanırdı. Bunun için de sürekli çalışırdı. Kente bile pek az inerdi. İndiği günlerde de hemen yalnızlığı özlerdi. Gazete ve dergilerin yönetim bürolarında görünmezdi. Evinde, küçük masasının başında birbirinden güzel şiirlerini yazardı.

Bu parçada geçen aşağıdaki sözcüklerden hangisi ” yan anlamda” kullanılmıştır?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Yan Anlam Nedir? Bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşmadan bir benzerlik ilişkisi içinde kullanılmasına yan anlam denir. Dikkat! Gerçek anlamında olmayan bir sözcük somut bir durumu bildiriyorsa yan anlamda kullanılmış olur: kapının kolu, dağ başı, masanın ayağı… Buna göre seçenekler irdelendiğinde Yitim; yok olma, kayıp (gerçek anlam) Yalnızlık, tek başınalık (gerçek anlam) Yönetim, bir işin idari merkezi( gerçek anlam) Başında, kenarında, üstünde(yan anlam) kent, şehir (gerçek anlam)



Aşağıdaki cümlelerde geçen altı çizili sözcüklerden hangisinde birbirine zıt kavramlar birlikte kullanılmıştır?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Zıtlık nedir? Sözcüklerin veya kavramların birbirine karşıt (ters) bir anlam ilgisiyle kullanılmasına zıtlık denir. Unutma! Bir sözcüğün zıddını bulurken cümledeki anlamına bakılır. Cümle dışında birbirinin zıddı olan sözcükler, cümle içinde birbirinin zıddı olmayabilir. Buna göre E seçeneğinde geçen zenginleştirmek ve kısırlaştırmak anlamca birbirine zıt düşmektedir. Cevap neden A değildir? Düşünce zenginliği, düşünce savrukluğu ile zıt değildir. Savrukluğun zıddı düzenliliktir. Zenginliğin zıddı da kısırlık veya fakirliktir.



(I) Uzakta deniz fenerleri göründü: Biri kırmızı, öbürü yeşil yanan, iki deniz feneri. ( belirmek) (II) Geceleyin kıyıya yanaşan teknelere yol gösteriyorlardı kırmızı, yeşil ışıklarıyla. (yönlendirici olmak) (III) Tekne kaptanları, bilincine varılmamış bir saygı duyuyorlardı belki de bu deniz fenerlerine. (düşünülmemiş)(IV) “Buradan… Buradan…” diye çağıran ve ışıkları durmadan yanıp sönen fenerlerin yardımıyla suları yararak ilerliyordu hepsi.(yol almak) (V) Fenerlere, görevlerini yerine getirdiklerini hissettirmeye çalışırcasına…( sorumlu olmak)

Bu parçada geçen altı çizili sözcüklerden hangisinin açıklaması yanlış verilmiştir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Dikkat! Bu tür sorularda yerine koyma metodunu deneyin. Yani parantez içi ifadeyi altı çizili ifadenin yerine kullanın. Hangi seçenekte anlamlı bir bağdaştırma yoksa yanıt odur.Son seçenekteki “görevlerini yerine getirmek “ sözü “sorumlu olmak” değil “sorumluluklarını yerine getirmek” anlamına gelir.



Geçmişte Arapça ve Farsça sözcükleri dilimize doldurduğumuzu; anlaşılması zor, yapay bir dil oluşturduğumuzu hepimiz biliyoruz. Bugünse Batı dillerinden gelen sözcüklerin akınına tanık oluyoruz. Bunların karşısında ilgisiz kalmamız doğru mu? Oysa biz, dilimizin köklerini, eklerini işleterek yeni gereksinimleri pek güzel karşılayabiliriz.

Bu parçada geçen sözcüklerden hangisinin karşıtı parçada verilmiştir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM Karşıtlık bir sözcüğün anlamca tersi olmaktır: iyi-kötü, gelmek- gitmek vb. Dikkat! Olumlu ve olumsuzluk karşıtlık değildir. Örneğin “ aldım” sözcüğünün karşıtı “almadım” değildir. Buna göre parçayı taradığımızda, “geçmişte “sözcüğünün karşıtı olan “bugünse” sözcüğü, parçada kullanılmıştır.