Şiirlerimde, başka dillere çevrilemeyecek nitelikte sözler bulunduğu söyleniyor. Ne var ki başka dillere çevrilemeyecek özellikler, her dilde var. Ama genel anlamıyla edebiyat evrensel bir sanattır. Müzik ve resimde olduğu gibi, şiirin, edebiyatın evrenselliğini de göz ardı etmemek gerek. Yeter ki bir “aracı” olan çevirmen, birikimiyle, sabrıyla bu işin üstesinden gelsin.

Bu parçada sözü edilen yazar için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Yardımcı (Yan) Düşünce Nedir? Yan düşünce, ana düşünceye uzanmamızı, onu bulmamızı sağlayan örnekler, benzetmeler, sayısal veriler gibi düşünceyi geliştirme yollarında aranır. Sınavda Yan Düşünce Nasıl Sorgulanır? Olumsuz soru köklerinin tamamı yan düşüncelerle ilgilidir: – Bu parçada aşağıdakilerden hangisi yoktur? – Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine varılamaz? – Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz? – Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir? Bu Tür Soruları Nasıl Çözmeliyiz? 1.Adım Öncelikle seçenekleri bir kez okuyup ondan sonra metne geçiniz. Ama bunu yaparken okuduğunuz her seçenekte şifre sözcük belirleyin. A) Kimi açılardan eleştirildiği B) Özel bazı sözcüklerden oluşan şiirler yazdığı C) Dili kalıplaşmış sözcüklerden oluşturduğu D) Sanatsal ürünler insanlığın ortak ürünü olduğuna inandığı E) Eser eleştirilerinde sabırlı olmak gerektiğine inandığı 2.Adım Seçeneklerde bu işaretleme yapıldıktan sonra parçayı okumaya başlayın. Okuma esnasında parçada bu sözcüklerle ilgili kavramları var mı diye ilerleyin. Şimdi her seçenekteki altı çizili ifadenin karşılığını parçada belirleyelim. A) Kimi açılardan eleştirildiği= Şiirlerimde, başka dillere çevrilemeyecek nitelikte sözler bulunduğu söyleniyor. B) Özel bazı sözcüklerden oluşan şiirler yazdığı= Şiirlerimde, başka dillere çevrilemeyecek nitelikte sözler bulunduğu söyleniyor C) Dili kalıplaşmış sözcüklerden oluşturduğu= metinde karşılığı yok D) Sanatsal ürünler insanlığın ortak ürünü olduğuna inandığı= Müzik ve resimde olduğu gibi, şiirin, edebiyatın evrenselliğini de göz ardı etmemek gerek E) Eser eleştirilerinde sabırlı olmak gerektiğine inandığı=çevirmen, birikimiyle, sabrıyla bu işin üstesinden gelsin.

Edebiyat dünyasının en popüler yapıtlarında mutlaka bir “ada” teması vardır. Her türlü kaygıdan uzakta, denizin maviyle kucaklaştığı, yeşil örtülere bürünmüş bir adanın hayalini kurmayan var mıdır? Bu kavram, insanoğlunun düşlerindeki yerini her zaman korumuştur. Adalarla ilgili düşler kurmak, bende adeta yatıştırıcı bir ilaç etkisi yapar, alır götürür içimdeki sıkıntıları. Yaşamdan bunalınca hemen düşlerimdeki adaların sessizliğine sığınırım.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM-2 Kulağa Küpe! Bu tip soruları çözerken her seçeneği tek tek parçada arayın. Şimdi seçeneklerden başlayarak kavramların parçadaki karşılığını bulalım. A)Ada temasının vazgeçilmez olduğu= en popüler yapıtlarında mutlaka bir “ada” teması vardır. B) Adanın insanlarda farklı duyguları çağrıştırabileceğine= Adalarla ilgili düşler kurmak, bende adeta yatıştırıcı bir ilaç etkisi C) Ada imgesinin insanın ruh haline etkisine= Adalarla ilgili düşler kurmak, bende adeta yatıştırıcı bir ilaç etkisi D) Ada imgesinin her sanatçıya esin kaynağı olduğuna= Edebiyat dünyasının en popüler yapıtlarında mutlaka bir “ada” teması vardır. E) Yazınsal ürünlerde adanın diğer konulardan daha çok etki bıraktığına(Parçada bu anlama gelen bir saptama yoktur.)

İstanbul’daki Anadolu Kavağı’nın incisi Yoros Kalesi onarılıyor ve bu sebeple bir süre daha ziyarete kapalı. Tarihi, antik çağa kadar uzanan bu kale, Bizanslılar tarafından yapılmış. Restorasyon çalışmalarıyla birlikte devam eden arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılacak yapıtlar merakla bekleniyor.

Bu parçada sözü edilen kaleyle ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM-3 Yardımcı Düşünce Nedir? Bir parçada temel düşünceyi ve konuyu daha iyi açıklamak ve somutlaştırmak için başvurulan örnekler, sayısal veriler, benzetmeler, tanık göstermeler, alıntılara yardımcı düşünce denir. Yardımcı düşünceler aynı zamanda bir parçanın süsüdür. Bu cümleler olmazsa konu ve ana düşünce cümlesinden ibaret bir paragraf ortaya çıkar ki bu da ifadeyi sıkıcı yapar. Yardımcı düşünceler paragrafı renklendirir, daha canlı gösterir. Şimdi sorumuzu irdeleyelim. " Kalenin onarımdan sonra ziyarete açılacağına" dair bir bilgiye parçada yer verilmemiştir.

Dünyanın birçok kentini görmüş, farklı kültürlerle tanışmış ve artık kolay kolay heyecan duyup şaşırmayacak birini tekrar neresi heyecanlandırabilir? Cevap, tek sözcükten ibaret: Mardin. Her kenti bir başkasıyla karşılaştırabilirsiniz ama Mardin’i asla! Çok kültürlülüğün hoşgörüyle özümsendiği, insanlığa örnek bir kenttir Mardin.

Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi Mardin’in bir özelliği olamaz?

Yer ve zaman, öyküde de romanda da önemli iki ögedir. Bunlardan zaman ögesi iki yönlü bir özellik gösterir. Birincisi, bir eylemin içinde geçtiği, geçeceği ya da geçmekte olduğu süredir. Öykünün ya da romanın yapısı, kompozisyonu irdelenirken zaman ögesi, terimsel anlamıyla bu bağlamda düşünülür. Zamanın bir de tarihsel boyutu vardır.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine varılamaz?

Püf Noktası! Yan düşüncelerden hangisine değinilmediğini, hangisine varılamayacağını, hangisinin çıkarılamayacağını bulmak için öncelikle odak (eksen) konuyu ve ana düşünceyi bulun sonra seçeneklerden hangisinin odak düşünceye uzak kaldığını ya da onunla ilişkisinin olmadığını bulun! Bu parçanın ana konusu “edebi metinlerde zaman kavramı” dır. Şimdi zaman kavramı hangi yönlerden işlenmiş onu irdeleyelim. 1. Öyküde de romanda da önemli iki ögedir.(B, E) 2. Zaman ögesi iki yönlü bir özellik gösterir. 3. Birincisi, bir eylemin içinde geçtiği, geçeceği ya da geçmekte olduğu süredir. 4. Öykünün ya da romanın yapısı, kompozisyonu irdelenirken zaman ögesi, terimsel anlamıyla bu bağlamda düşünülür. (C, D ) Dikkat edilirse metinde zaman kavramının bütün edebi türlerde önemli olduğu belirtilmemiş.

Her yaz Assos’a gidenler, bazı akşamüstleri bir beyaz arabanın kıyıya indiğini görürler. Sürücü, yetmiş yaşlarında bir şairdir. Eşiyle, denize bakan ahşap masalardan birine oturur. Çekinmeyin, yaklaşın o masaya ve dinleyin. Günümüzde edebiyatın ve hayatın hâlâ gerçek ve güzel olduğuna inanmak ister misiniz? Bizimle doğrudan konuşan, soylu, onurlu yeryüzünün hâlâ yaşanacak bir yer olduğuna somut bir kanıt ister misiniz? Yaklaşın binlerce dizeyi yazan bu bilgenin yanına bir merhaba için. O da size kesinlikle “Merhaba!” diyecektir.

Aşağıdakilerden hangisi bu parçada sözü edilen şairin özelliklerden biri değildir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM-6 Şimdi adım adım ilerleyelim. Öncelikle parçada sözü edilen şairin temel özelliklerini belirleyelim. 1.İnandıklarını kararlı bir şekilde yaşayan 2.Dünyanın hala güzel olduğuna inanan 3.Düşündüğü gibi yaşayan 4.Sevgi dolu Şimdi bu kavramların hangi seçenekle ilgili olmadığını tespit edelim. Sevecen Acıyarak ve koruyarak seven, şefkatli, müşfik Sizce şairin sayılan özellikleri arasında “acıyarak ve koruyarak seven “ var mı? Yok değil mi? Dikkat! Türkçede öyle sorular var ki sözcüğün, deyimin ve atasözünün anlamını bilmeden soruyu kesinlikle çözemezsiniz. Örneğin 2011 KPSS Türkçe sorularında geçen “yer demir, gök bakır” deyimini sınava giren adayların % 80 i bilmediği ve çeldiriciler çok güçlü olduğu için sorunun güçlük derecesi artmıştı. Bu soruda da “sevecen” sözcüğünün anlamını bilmeyen soruyu kesinlikle yanlış yapar.

Bilim ve sanatta olduğu gibi yazınsal ürünlerde de ayrıntılar önemlidir. Bu tür yapıtlar her sözcü-ğün, her ayrıntının, yerli yerine, atılmayacak biçimde yerleştirilmesinden, güzelle, doğruyla eksiksiz bütünleşmesinden alır doku sağlamlığını. Kalkıştan önce uçağın bakımını yapan teknisyen, işleyişi sağlayan donanımda, saç telinden ince iki kablonun bağlantısını önemsemediğinde sonucun ne olacağını düşünebiliyor musunuz? Ayrıntı seçmede özenden yoksunluk, teknik işleyişte nasıl bir yıkıma yol açıyorsa aynısı anlatım için de geçerlidir. Önemsiz gibi görünen ayrıntıların sıkı bir düzen içinde kuralına uygun olarak oluşturduğu örgüdür anlatım.

Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM-7 Bu parçada ana konu “Bilim ve sanatta olduğu gibi yazınsal ürünlerde de ayrıntılar önemli” dir. Şimdi buradan iki çıkarım yapabilmeniz gerekir: 1.Bilimsel metinler öğretici metinlerdir. 2.Fantastik metinler yazınsal metinlerdir. Bu çıkarımları yapamazsanız zaten soru çözülemez. Geriye kalan seçenekler “ Ayrıntı seçmede özenden yoksunluk, teknik işleyişte nasıl bir yıkıma yol açıyorsa aynısı anlatım için de geçerlidir.” cümlesinden elde edilebiliyor. Ama “Ayrıntılara yoğunlaşma bütün sanatçıların vazgeçilmez tutumudur.” şıkkındaki yargının karşılığı metinde yoktur. Parçanın herhangi bir yerinde ayrıntıların, sanatçıların vazgeçilmez tutkusu olduğuna dair bir ifade geçmiyor.

İnsanların büyük bir bölümü, ömrünü, yarın ile uğraşırken bugünden tat almayı unutarak geçirir. Falan iş olacak mı, filan sıkıntıdan nasıl kurtulacağım? Bu türden sorunlarla kaygılanır, içinde bulun-duğu zamanı görmezden gelir. Yaşlandığı zaman dönüp geriye bakar, “Demek, dünyadaki serüvenim buymuş!” diye şaşakalır.

Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM-8 Aramızda Kalsın! Bu tür sorularda yerinde olsam ana konuyu ve ana mesajı bulup seçeneklerden hangisinin ana konu ve mesaja uzak kaldığını saptardım. Ana Konu İnsanları gelecek ve bugüne karşı tutumları Ana Mesaj Geleceğe takılma, bugünü yaşa. "Bugünden tat almak geleceği değerlendirmeye bağlıdır." yargısı ana konuya uzaktır.

Kırsal kesimin yaratıcılığını da temsil eden Anadolu halk müziğinde, işlenen konuların başında, kırsal yaşam biçiminden kesitler ve doğa betimlemeleri yer alır. Ana temalardan biri aşktır. Yaşamın zorluklarından yakınılmaz ama haksızlığa başkaldırılır. Anonim karakteriyle türküler, bireyi değil, içinde yaşanan topluluğu yansıtır ve tasavvufa dayalı halk müziğinin dışında kalan konular bütünüyle din dışıdır.

Bu parçada Anadolu halk müziğine ilişkin aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Bu parçada “Haksızlığa karşı rahatsızlığı dile getirdiğine” yargısına varılamaz. Çünkü parçada haksızlığa karşı rahatsızlık değil, başkaldırı önerilmiştir.

Benim gözümde o, bugünkü kuşaklara yeterince tanıtmayı başaramadığımız kültür insanlarımızdandı. Tanıtılamadı ya da tanıtılması yeğlenmedi. Çünkü kuşağının bazı temsilcileri gibi o da gürültücü olmayı bilinçli olarak seçmeyenlerdendi. Onun misyonu, her çağrıldığı yere gitmek değil; köşesinde sessizce, karınca gibi çalışmak, üretmek ve üretmekti. Ne zaman evine telefon etsem eşinin “Bir dakika, geliyor efendim.” sözünün ardından, onun terlik seslerini duyar, “İşte yine çalışmaktan geliyor.” derdim.

Bu parçada tanıtılan sanatçıya bakılarak aşağıdakilerden hangisi bir sanatçıda bulunması gereken niteliklerden biri değildir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM-10 Bu parçada bir yazardan söz edilmektedir. Parçada sözü edilen yazarın özelliklerini belirleyelim. 1.Yeterince tanıtılmamış. 2.Bilinçli olarak kendini geride tutma 3.Her çağrıldığı yere gitmeyen 4. Sessizce, karınca gibi çalışmak, üretmek Ama yaptığı işe “özgünlük katma” niteliğine ilişkin bir bilgi metinde yoktur.

Gözlemlerim sırasında ana-babaların, çocuklarını istemeyerek de olsa nasıl incittiklerini, onların özgüvenli olmalarını, başkalarına sevgi duymalarını nasıl engellediklerini, yaratıcılıklarını nasıl bastırdıklarını, nasıl yok ettiklerini gördüm. Aslında niyetlerinin çok iyi olduğunu bildiğim ana-babalar, eğitimsizdiler demek istemiyorum ama bilgisizdiler. Çoğu yükseköğrenim görmüş, işlerinde başarılı insanlardı ama gördükleri öğrenim, onlara, etkili insan ilişkileri, kişiler arası sağlıklı iletişim konusundaki temel bilgileri verememişti.

Aşağıdakilerden hangisi bu parçada konuşan kişinin saptaması ve önerisi olamaz?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM-11 Bu soruların soruluş amacı hızlı ve detayları kaçırmadan dikkatli okuma alışkanlığını ölçmeye yöneliktir. Değinilmemiştir, çıkarılamaz, söylenemez, yer verilmemiştir, yoktur, ulaşılamaz gibi soru kökleriyle karşımıza çıkar. Aman Unutma! Bu soruları çözerken kesinlikle metin dışına çıkılmamalıdır. Paragrafta ne ifade ediliyorsa seçeneklerde de o aranmalıdır. Şifre: Yardımcı düşünce sorularında seçenekte yer alan cümlelerle paragrafta yer alan cümleler arasında bir bağ vardır. Seçenek ve cümleler eşleştirildiğinde dışarıda kalan seçenek doğru cevaptır. Gelelim soruya Bu parçada genelde anne baba tutumlarından söz edilmiştir. Anne babaların istemeden de olsa çocukların eğitiminde yanlışlıklar yaptıklarını ama bu durumun eğitimsizlikten değil bilgisizlikten kaynaklandığı belirtiliyor. Bu durumda “Çocuk eğitimi, kendini gerçekleştirmiş anne babaların işidir.” ifadesi parçada sözü edilen anne babaların özelliği değildir. Kendini gerçekleştirme nedir? Yaşamda istediği hedeflere ulaşmış ve kendiyle barışık olma hali.

Sevdiğimiz, bildiğimiz şiirleri, tekrar ede ede şiir zevkimizi köreltiriz. Yani edebî tatlara, yeni şiir beğenisine kapılarımızı kapatırız. Bu nedenle ben okurlarıma, sık sık antoloji karıştırmalarını öneririm. Ondan sonra da orada beğendikleri şairlerin, kitaplarına yönelmelerini... O zamana kadar bilmedikleri ya da hoşlanmadıkları şairlerin şiirlerini çok sevebilir, beğenebilirler. Sözün kısası ben tekrarlardan korkarım. Bu nedenle şiir okurunun sloganı “Her gün yeni bir dize!” olmalı diye düşünürüm.

Bu parçada şiir beğenisinin körelmemesi için aşağıdakilerden hangisi önerilmemiştir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM-12 Ana Konu Şiir okurunun kalıp şiir beğenilerinden uzaklaşması gerektiği Verilen Mesaj Gerçek şiir okuru hep aynı şair ve şiirlerden etkilenmemeli, yeni şiir ve şairlere de kapılarını açmalı. Yapacağımız ikinci iş, seçeneklerden hangisinin bu konu ve mesaja uzak düştüğünü bulmaktır. Dikkat edilirse “Bir şairin bütün şiirlerini öğrenme” yargısı verilen yargıyla çelişmektedir.

Kimileri cesaretin, hiç kimsenin cesaret edemediği bir şeyi yapmak ya da yüksek kayalıklardan denize atlamak olduğunu sanır. Oysa cesaret, iyi amaçlara erişmek için mantıklı risklere girmek, doğruluğuna inandığı bir şeyi savunmak için mücadele etmek, başkalarının da haklarını korumak, herkes ne düşünürse düşünsün kendin gibi olmaktır.

Bu parçada cesaret için aşağıdakilerden hangisi önerilmemektedir?

Ana Konu Bu parçada temelde iş yaparken izlenmesi gereken yollar anlatılmıştır. Ana Mesaj İş yaparken akılcı, iyi niyetli, doğru tercih ve doğru zamanda bulunmak gerekir. Ayrıca içinden geldiği gibi hareket edip başkalarının hakkını da korumak gerekir. Dikkat edilirse "Risk faktörü yüksek girişimlerden çekinmemek" parçada yer verilmemiştir.

1920’li yıllar, içinde bulunduğumuz Cumhuriyet Dönemi’nin başlangıcını oluşturur. Bu dönemde basının işleviyle edebiyatın işlevi iç içelik gösterir. Bu bağlamda, cumhuriyet ideallerini benimseyen yazarlar ve edebiyatçılar, her açıdan yeni ürünler ortaya koyarlar. Elektronik basının ortaya çıkması, yeni kurulan yayınevleri ve eğitimde yazılı materyallere yer verilmesiyle gelişmenin hızlandığı görülür. Daha sonra çok partili hayata geçilmesiyle basın alanındaki gelişmeler iyiden iyiye hızlanır.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM-14 1.Yol “değinilmemiştir” tarzı soruları çözmek için önce seçeneklerden başlayın. Her seçenekte anahtar sözcükler belirleyip parçayı öyle okuyun. Örneğin bu sorunun A seçeneğinde anahtar sözcük olarak “teknoloji ve ilerleme” kavramalarını alabilirsiniz. Bunun gibi diğere seçeneklerde anahtar sözcükler belirleyip metne geçtiğinizde soruyu daha çabuk çözersiniz. 2.Yol Parçanın başından ve sonundan iki cümle okuyup seçeneklerde karşılığı olup olmadığını belirleyin. Böyle adım adım ilerleyerek bütün parçayı seçeneklerde taramaya çalışın. Gerçi bu yol vakit alır ama garanti yoldur. Soruyu gelirsek "Cumhuriyetin ilk yıllarında sanatçıların basın faaliyetlerine daha çok katıldığına" şıkkında geçen yargının metinde karşılığı yoktur.

Denemede genellikle bilgi vermek yerine, düşüncenin nasıl bir gelişim gösterdiğinin ortaya konması istenir. Deneme yazarından, varacağı yeri bilmeden yazması beklenir. O, tüm olasılıkları gösterdikten sonra denemenin bir yerinde konuyla okur arasından çekiliverecektir. Ya da vardığı sonuçların başkalarınınkine benzemeyen, “kendi” sonuçları olduğunu hissettirecektir. Dıştan, bilimsel ön çalışmalardan değil; içten, kendi düşüncesinden, kendi bilgilerinden, kendi birikiminden güç alacak, yazarken belirlediği yolda tek başına yürüyecektir.

Bu parçaya göre deneme yazarından aşağıdakilerden hangisi beklenmez?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM-15 Ana Konu: Denemecinin yazarken izlemesi gereken yollar Çıkarılacak Sonuçlar 1.Bilgi yok, düşüncenin aktarılış seyri var. 2.Varacağı yeri bilmeden (kendiliğindenlik) yazması 3.Olasılıkları gösterip eserle okur arasından çekilir. 4.Öznel sonuçlara varan (kendincelik, ) 5.Kendi birikimlerinden yararlanma(özgün düşünceler) 6.Yazarken kendi yolunda tek başına yürüme(özgün anlatım) Dikkat edilirse birikimlerine evrensel nitelik kazandırma parçada sözü edilen bir nitelik değildir.

Bir kitap yalnızca bilgi aktarmak için yazılırsa sanatsal bir nitelik taşımaz. Herhangi bir bilgi ak-tarma amacı güdülmeden yalnızca sanat için yazılmışsa değerli sanat yapıtları arasındaki yerini alır. Fantastik edebiyatın değişik özellikleri vardır; bunların ilki, yapıtın bilgilendirici değil, sanatsal niteliklere sahip olmasıdır. Fantastik bir yapıtta bir ülkenin başkenti ve tarihi, insanların güncel sorunları ve teknolojik gelişmeler gibi konularla ilgili bilimsel veriler bulunmaz. Böyle yazılmış bir kitabın gerçek dünyayla hiçbir ilgisi yoktur. Eğer sanatın sıcak kollarına teslim olmak istiyorsanız fantastik yapıtlar tam size göredir.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM-16 Bir Sır Benden duymuş olmayın ama uğraştırıcı sorular bu tip sorulardır. Bu tip soruları çok dikkatli okumalısınız. Odak noktanız tamamen metin olacak. Okurken mutlaka anahtar sözcükler belirleyip öyle ilerleyin. Ana Konu Fantastik ve yazınsal ürünlerin temel nitelikleri Çıkarılacak Sonuçlar 1.Bir eserin edebi eser sayılabilmesi için bilgi içermemesi gerekir. 2.Fantastik eserler edebi eserlerdir. 3.Fantastik eserlerin sıcak bir anlatımı vardır. 4.Fantastik eserler konularını gerçek dünyadan seçmez. Akıcılık Nedir Söz ve yazının engelsiz okunabilmesi Parçada akıcılıkla ilgili bir yargı yoktur.

Yazarın bir bilgiyi aktarması, o bilginin ne kadar önemli olduğunu göstermez. Oysa hayaller yazarın dünyasında yaşar ve onun için önemlidir. Dostoyevski “Suç ve Ceza”yı yazmasaydı kaçıracağımız şeyler yazarın üslubu, Raskolnikov’un ruh hâlleri ve kitaptaki gerçeğe uygun olaylar olacaktı. Ama “Yüzüklerin Efendisi” yazılmasaydı bu kitabı başka kimse yazamayacaktı. Ork, Ent ve Hobit asla akla gelmeyecekti. Kaçıracağımız şeyler binlerce yıllık hayalî bir tarih, hayalî bir evren, hayalî ırklar, yaratıklar ve daha saymakla bitirilmeyecek varlıklar olacaktı.

Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı yoktur?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM-17 1.Adım Bu tür sorularda giriş gelişme ve sonuçtan birer cümle okuyup parçada yaklaşık olarak neyin anlatıldığını belirleyin. 2.Adım Ana mesajı belirleyin. Ana Mesaj Gerçeğe yakın olay ve kişileri anlatmak edebi eser olmak için yeterli değildir. Edebi eser kurmaca (hayali) olmalıdır. Örnek Dostoyevski gerçeğe yakın bilgi verdiği Suç ve Ceza’yı yazması onu önemli kılmamış ama “Yüzüklerin Efendisi” kurmacasal olduğu için önemlidir. Buna göre gerçeğe yakınlık değil hayali olan işlenmelidir. Bu durum" Bilgi yazar için tek başına bir güç müdür?"seçeneğiyle çelişmektedir.

Çocuklar kırık kalplerle, acılarla, mutsuzlukla ve kayıplarla ilgili binlerce şarkı dinliyor ve bunların etkisinde kalıyor. Bu tür müzikleri dinleyenlerin sayısı arttıkça toplumda kültürel değişmeler de kaçınılmaz oluyor. Bu konu beni uzun zamandır düşündürüyor ve şu sorunun yanıtını arıyorum: İnsanlar depresyonda oldukları için mi iç karartıcı müzikler dinler yoksa iç karartıcı müzikler dinledikleri için mi depresyona girerler? Karşılıklı etkileşim durumu olsa da iç karartıcı müziklerin, bireyleri en mutlu anlarında bile sıkıntıya sokabileceği yadsınamaz. Bu yüzden, özellikle mutsuz anlarda, karamsarlık yaratan her türlü metinden, melodiden kaçınmak gerekir.

Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine varılamaz?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM-18 1.Adım Parçayı önce hızlı bir şekilde tarayın genelde en çok hangi kavramlar ele alınmış, altını çizin. Örneğin bu parçaya yukarıdan aşağıya göz gezdirerek indiğimizde genelde olumsuz çağrışım uyandıran müziklerin insan ve toplum üzerindeki etkisinden söz edildiğini siz de görmüşsünüz. 2.Adım Ardından soruyu okuyup ne istendiğini öğrenip metni ona göre daha dikkatli okuyarak ilerleyin. Yanıtı daha çabuk bulursunuz. Bu parçada olumsuz çağrışımları olan müzik türlerinden kaçınmak gerektiği düşüncesi ele alınmıştır ama depresyon ve müzik arasındaki karşıt ilişkiden söz edilmemiştir.

Bir kentin tarihini, coğrafyasını, toplumsal yaşamını, insan tiplerini, unutulan değerlerini ve daha nice özelliğini herkes farklı biçimlerde anlatır. Tarihçi başka, coğrafyacı başka, turizmci başka… Ama bir yazar, kendince bir duyarlıkla yaklaşır kente. Farklı insanların yüreğiyle de hissetmeye çalışır ve onları yazar. Yazdığı zaman da birçok kimse o yazıda kendi duygularını, düşünüp de söyleyemediklerini bulur.

Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM-19 1.Adım Parçayı önce hızlı bir şekilde tarayın genelde en çok hangi kavramlar ele alınmış altını çizin. Örneğin bu parçaya hızlı bir şekilde göz gezdirildiğinde kentlerin sanatçıların gözünden farklı anlatıldığı ve ele alındığı görülmektedir. Parçaya göre sanatçılar kentleri kendi bakış açılarından ve oradaki insanların kendilerini bulabileceği bir duyarlıkla anlatmaktadır. 2.Adım Ardından soruyu okuyup ne istendiğini öğrenip metni ona göre daha dikkatli okuyarak ilerleyin. Yanıtı daha çabuk bulursunuz. Bu şekilde metin incelendiğinde yazarların kentteki temel sorunlardan söz etmesine gerektiğine ilişkin bir bilgi yoktur.

Heredot’a göre, dünyaya ilk gelen insanlar Friglerdi ve onların kullandığı “bekes” yani “ekmek” sözcüğü insanoğlunun kullandığı ilk sözcüktü.Kendisinden önceki pek çok kaynaktan aldığı bilgiler ve söylenenler karşısında, işin içinden çıkamayan Strabon, sonunda “Frigler kimlerdir?” diye sormuştu.Bu soruya, ancak son dönemlerde yapılan arkeolojik kazılar yanıt veriyor. Kazılardan elde edilen bulgular, Friglerin aslında dışarıdan gelmediğini ve Anadolu’nun yerli halkı olarak Hititlerden önce de sonra da hep Anadolu’da yaşadıklarını gösteriyor. Bulguların sergilendiği Gordion’daki müze, bu uzak geçmişin tüm evrelerini en çarpıcı izleriyle sunuyor.

Bu parçada Friglerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

ÖĞRETEN ÇÖZÜM-20 Parçaya hızlı bir şekilde göz gezdirildiğinde Frig medeniyetinden söz edildiği görülmektedir. İkinci okumada ise bazı tarihçi ve bilim adamlarına göre 1.Dünyaya ilk gelen kavim(Heredot) 2.Ekmek sözcüğünü ilk kullanan kavim(Heredot) Kazılardan çıkan sonuçlara göre Friglerin aslında Anadolu’ya dışarıdan gelmemiş ve Anadolu’da ortaya çıkmışlar.