Bu fıkraları bulabilmek için birkaç kitap karıştırdıktan sonra gördüm ki ünü yabancı ülkelere yayılmış bu millî kahramanın hikâyeleri hâlâ Türkçeye aktarılmamış. Güzel bir üsluptan vazgeçtim, okuduğum kitaplarda doğru dürüst bir Türkçe bile yoktu. Bunun üzerine bu fıkraları okunabilir bir dille yazmanın küçümsenmeyecek bir iş olduğuna inandım. Yazdığım "Nasrettin Hoca Fıkraları" kitabının bugüne kadar yazılmışların en iyisi olduğunu söylersem pek de böbürlenmiş sayılmam.

Bu sözleri söyleyen bir sanatçı aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilemez?

Yardımcı (Yan) Düşünce Nedir? Yan düşünce, ana düşünceye uzanmamızı, onu bulmamızı sağlayan örnekler, benzetmeler, sayısal veriler gibi düşünceyi geliştirme yollarında aranır. Sınavda Yan Düşünce Nasıl Sorgulanır? Olumsuz soru köklerinin tamamı yan düşüncelerle ilgilidir: – Bu parçada aşağıdakilerden hangisi yoktur? – Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine varılamaz? – Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz? – Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir? 1. Çözüm 1: Paragraf çok uzunsa paragrafı parçalayarak seçeneklerle ilişkilendirirseniz yanıtı bulmanız kolaylaşır. Bunu Neden Yapmalıyız? Çünkü uzun bir bütünü sınav kaygısıyla zihinde tutup seçeneklerle ilişkilendirmek çok zaman alır. Bir de sık sık metne geri dönmek zorunda kalmamak için bunu yapmalısınız. Çözüm 2: Kafan berraksa, okuduğunu zihinde tutabiliyorsan, ikide bir geri dönüşler yapmıyor ve yoğunlaşabiliyorsan parçayı okuyup hemen seçeneklere geçebilirsin. Bu bilgilerden sonra artık testimizin ilk sorusunu çözebiliriz. Şimdi seçeneklerin metnin neresinde olduğunu ve hangi cümleyle ilgili olduğunu inceleyelim. A) Yazmadan önce ön çalışmalar yapan (Bu fıkraları bulabilmek için birkaç kitap karıştırdıktan sonra …) B) Yaptıklarının farkında olan (Yaptığı her şeyi biliyor) C) Kendine inanan (Yazdığı kitabın o konuda yazılanların en iyisi olduğuna inanan) D) Bir ilki başardığını düşünen (Aktarılmamış hikayeleri Türkçeye aktarmış.) E) Başarılarına herkesi ortak eden (Bu özelliğine ilişkin bir bilgi yok.)

Trakya ve Boğazlar üzerinden inen göç yolu üzerinde bulunan Kocaçay Deltası, kuşlar için göl, bataklık, sazlık, çayırlık ve orman gibi uygun şartlara sahip. Kuşlar burada rahat nefes alabiliyor. Sulak bir alan olduğu için su kuşu sayısı yılın bazı dönemlerinde 45 bine kadar çıkabiliyor. En fazla bulunan kuşlar arasında sumru yer alır. Burada sülün, ibibik, dere düdükçünü, kocagöz, uzunbacak, orman baykuşu ve angıt türünde pek çok kuş vardır. Yalnız sülün başta olmak üzere bazı türler yavaş yavaş tükeniyor. Bunun için yetkililer, koruma çalışmaları başlatmış.

Bu parçada sözü edilen Kocaçay Deltası'yla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

“Kocaçay Deltası kuşlar için uygun şartlara sahip” cümlesiyle “A” seçeneğine, “Burada sülün, ibibik, dere düdükçünü, kocagöz… türünde pek çok kuş vardır.” cümlesiyle “C” seçeneğine, “yalnız sülün olmak üzere bazı türler yavaş yavaş tükeniyor.” cümlesiyle “D” seçeneğine, “Trakya ve Boğazlar üzerinden inen göç yolu üzerinde bulunan Kocaçay Deltası…” cümlesiyle “E” seçeneğine değinilmiş ama “B” seçeneğindeki “Kuşların üreme yeri olduğuna” ilişkin bir bilgi yok. CEVAP: B

Şiir, deneme, günlük ve roman alanında eserler veren Birsel'in şiirlerinde ironi önde gelir. O, okurunu gülümsetmek ister. Denemelerinde sanat kaygısı ağır basar. Denemelerinin çoğunun konusu sanatla ilgilidir. Günlük türünde eserler veren ilk yazardır.

Bu parçada sözü edilen sanatçıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

3. Günlük türünde eserler veren ilk yazardır. → A Denemelerinde sanat kaygısı ağır basar. → C Şiir, deneme, günlük, roman alanında eser vermiş. → D Şiirlerinde ironi önde gelir. → E Görüldüğü gibi cümlelerden bazıları dört seçeneği hemen elememizi sağladı. Ama denemelerindeki anlatımın özensiz olduğuna değinilmemiş. Aksine denemelerinde sanat kaygısı güttüğü belirtilmiş. CEVAP: B

Türkiye'de özellikle sadece bazı yörelerde yetişen canlı türlerinin yağmalanması ve yurt dışına kaçırılması, yetkili kişilerin ve kurumların duyarsızlığı nedeniyle tüm hızıyla sürüyor, İstanbul'un tarihî çiçek ve hayvan pazarı olan Yeni Cami arkasındaki çarşıda doğal ortamlarında yakalanmış onlarca sincap ve kaplumbağa özgürce satılıyor. Ülkemizden değişik dönemlerde İngiltere'ye 20 bin kaplumbağa kaçırıldı.

Bu parçaya göre Türkiye'deki canlı türleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

4. “Onlarca sincap ve kaplumbağa özgürce satılıyor.” cümlesiyle “B” seçeneği, “Sadece bazı yörelerde yetişen canlı türlerinin yağmalanması…” cümlesiyle “C” seçeneğine ilişkin konuşulabilir. Ayrıca “yetkili kişilerin ve kurumların duyarsızlığı” sözüyle “D” ve “E” seçeneklerine ilişkin düşünceler ileri sürülebilir. Ama “A” seçeneğinde geçen “Kimi bölgelerde daha fazla çeşitlilik göstermektedir.” ifadesine yönelik bir bilgiye parçada değinilmemiştir. CEVAP: A

. Günüm yeni bir maceraya atılır gibi başlar. Her sabah, Cihangir-Hadımköy seferine çıkarım. Otobana ulaşırken eskinin ruh okşayan apartmanları, esmer taşlı camileri arasından geçerim. Her biri terk edilmiş ihtiyarlar gibi ilgiden uzak, sıkışıp kalmışlar oraya buraya. Sağ tarafımda bir orman can vermektedir. Yeni siteler, yeni uydu kentler kurulmaktadır. Bir site dikmek için kaç yüz ağacı yutuyordur şu insanoğlu? Araba dumanı koklamaktan başları dönmüş zavallı kuşların cılız feryatları tabiatın kıyamet uğultusu gibi kalır kulaklarımda.

Böyle konuşan biri aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilemez?

5. Bu parçada konuşan kişi, genel olarak doğanın insan eliyle kirletilmesinden ve doğal yaşamın yok olmasından tedirginlik duymaktadır. O halde bu kişiyle ilgili olarak A) Çevre bilinci gelişmiştir. B) Doğal hayatı önemsiyordur. C) Doğal güzelliklerin yitmesinden kaygılanıyordur. E) Çirkinliklerden tedirgindir. denilebilir ama D’de geçen “büyük kentlerde yaşamaktan sıkıldığı”na dair bir işaret yok. O halde yanıtımız D olacak. CEVAP: D

Hikâyelerinde konu ve olaydan çok, şiire ve etkileyiciliğe en uygun zaman parçaları üzerinde durmasını bilir. Dramatik anları incelemekte büyük bir başarı gösterir. Hemen hemen bütün hikâyelerinde sıradan insanlar ve onların dünyaları anlatılır. Deniz, İstanbul ve martılar onun can simididir.

Bu parçada sözü edilen sanatçıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

6. Bu parçada sözü edilen kişinin özelliklerine bakalım: 1. Konu ve olaydan çok şiirselliği önemser. 2. Dramatik anları inceler. 3. Sıradan insanlar ve onların dramlarını işler. 4. Deniz, İstanbul ve martılarla ilgilidir. Buna göre; Ama söyleyiş kaygısı taşımadığına yönelik bir bilgi yok. Aksine söyleyiş kaygısı taşıyor.

Beşparmak Dağlarının 375 metre rakımlı Tekerlek Dağı zirvesinin İÖ 2. binyıldan beri kutsal alan olduğu anlaşıldı. Günümüzde Beşparmak Dağları olarak bilinen Latmos Dağı'nın kutsallığından ilk kez Orta Çağ kaynakları söz eder. Buraya ilkin Hristiyan kaşifler sığınmış. Aziz Paulos'un hayatıyla ilgili kaynaklarda bu dağlara gelinip dua edildiği yazılır.

Bu parçaya göre sözü edilen Beşparmak Dağları ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine varılabilir?

7. Parçanın bütününde Beşparmak Dağlarının sadece kutsal ögeler taşıdığından söz edilmiştir. Diğer seçeneklerde geçen 1. Birçok medeniyetin doğuşunu simgelediği 2. Dinsel kalıntılar taşıdığı 3. Anadolu’nun dinsel en zengin mirası olduğu 4. Birçok medeniyeti birleştirdiği yargılarına varılamaz.

Şiir, deniz kenarında durup saatlerce dalmaya benzer. Bu derinliklerden birazdan ne çıkar demeye benzer ya da elinize küçük bir taş alıp denizin üstünde kaydırmaya benzer; insana derinlik katan, onu dinlendiren, rahatlatan her şey şiirdir bence. Yorucu bir çalışmadan sonra ayaklarını sedire uzatmaktır şiir. Okur bir şiirde bunları bulabilmelidir bence.

Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi, okurun şiirde bulması gereken özelliklerden değildir?

Bu parçada “okurlara sanatsal beğeni kazandırma” yargısına değinilmemiştir.

Yazıya gelmez dilleri, efsanevi kökenleri, müzikleri, ayinleri ve baş eğmeyen tavırlarıyla rengarenk bir halk. Barındırdığı etnik kavimlerle Güneydoğu Asya'nın Babil'i sayılan bir ülke... Kendi içinde birçok kültüre ayrılmış coğrafya... Evet Vietnam'dan bahsediyoruz.

Bu parçada sözü edilen Vietnam'la ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

9. Bu parçada geçen “Barındırdığı etnik kavimlerle” Sözü ve “efsanevi kökenleri” sözüyle doğru yanıtı bulmada şifredir. Ama “Toplumsal değerlerinin değişmez olduğuna” seçeneğindeki bilgiye yer verilmemiştir.

"Ben Mardin, hayatın ve ölümün sırrı bende." diye başlayan yapıtta Kasımiye Medresesi'nden Midyat Süryani Kilisesi'ne, Kasr-ı Genco'dan Kara Dara’nın mağaralarına kadar her şeyi bulursunuz. Yapıt, tarihî kenti şiirsel bir dille işliyor. Dicle Irmağı'ndan Mazı Dağı'na kadar kentin doğal derelerini aynı şiirsellikle işliyor. Başta mimari olmak üzere kentteki yaşam dokusu anlatılıyor bu yapıtta.

Bu parçaya göre sözü edilen yapıtla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Bu parçada "Mardin'i farklı kaynaklardan beslenerek tanıtmıştır." yargısına yönelik herhangi bir bilgi yoktur.

Hititlerin Hattuşa dedikleri bu şehrin kalıntıları Ankara'nın 160 kilometre doğusunda, Çorum iline bağlı Boğazkale (Boğazköy) ilçesinde yer alıyor. Topoğrafik özellikleriyle ziyaretçileri derinden etkiliyor. Aralarında kanunlar, bağış belgeleri, fal ve kehanet metinleri, adak ve dua metinleri ayrıca resmî yazışmalar ve antlaşmalar bulunan birçok tablet bulundu, Hattuşa yani Boğazköy'de. Yapılan kazılarda ortaya çıkan bu tabletler Akadca yazılmıştı.

Bu parçada sözü edilen Hattuşa (Boğazköy) kazılarındaki tabletlerden yola çıkarak Hititler için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Fal ve dua metinleriyle yazıya geçtikleriyle anlaşılıyor , antlaşmalar yaptıkları için çevredeki toplumlarla ilişkileri var , kanunlar, resmî yazışmalar yaptıkları için toplumsal kurumsallaşmayı önemsemişlerdir , kehanet ve fal işleriyle uğraştıkları için doğaüstü güçlerle ilgilenmişler ama"Anadolu tarihi onlarla başlamıştır." yargısına parçada yer verilmemiştir.

Bir sanatçı her şeyden önce kendini anlatır. Ama kendinden yola çıkan yazar, kendisiyle sınırlı kalmamalı. O tüm insanlığa seslenmeli. Bunu yaparken açıklığı tercih etmeli. Mahallesine, sokağına yabancı kalmamalı. Kahramanlar ulusal olduğu kadar dünyanın herhangi bir yöresindeki insana da seslenebilmeli.

Bu parçada sanatçıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Bu parçada “duru” bir anlatımı yeğlemesi gerektiğine” ifadesine değinilmemiştir. Püf Noktası! Duru anlatım, cümleleri gereksiz ek ve sözcüklerden arındırmaktır. “Düşünce ve fikirlerinizi önemsiyorum.” derseniz duru anlatım olmaz.

Hikâyelerinde hayatının tekdüze akışını değiştirmeyen, değiştirmek istedikçe gelenek ve göreneklerle, çevrenin yadırgayış ve ayıplayışlarıyla yine eski çizgilerine dönmek zorunda kalan insanoğlunun bunalımlarını işler. Hikâyelerinin çoğunda belirli bir konu yoktur. Kendi kişisel yaşantısına yatkın olaylara, anılarına yaslanır.

Bu parçada sözü edilen hikayeciyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Parçada "Konularının insanlığın geçmişiyle ilgili olmasına çalışır." yargısına yönelik bir bilgi yoktur.

Andre Gide bir yerde: "Ben bilirdim önemimi ama böyle çabuk anlaşılacağını ummazdım." gibi bir şeyler söyler. Ben ona benzemem. Öyle derin bir anlamı yoktur yazdıklarımın. Gelecek yüzyılların kişileri yeni bir dünya görüşü, yeni bir yaşam bulamayacaklardır yazdıklarımda. Ben, ölümümden az sonra, belki de öldüğüm yıl içinde unutuluveririm. Benim önemim yaşadığım günlerdedir. Ben yaşadığım günler için yazıyorum.

Bu sözleri söyleyen bir yazar için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Parçada kişilerin sezgi ve sağduyusuna seslendiğine dair bir bilgi yoktur.

Şiir türüyle sanata başladım. Uzun yıllar bu türde başarıyı yakalamaya çalıştım. Olmadı, başarılı olamadım. Şiire yatkın bir ruh halim yoktu. Sanat yaşamımda büsbütün ümitsiz durumlara düştüm. En ümitsiz anımda anı türü geldi elimden tuttu. Anılarımı yazdığım ilk kitapla tanındım desem yeridir. Eleştirmenler, şairler, romancılar; gençler, yaşlılar hep beni okuyor şimdi. İnsanın bir ayağı çukurdayken ünlenmesi garip doğrusu!

Bu parçada konuşan kişi, kendisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinmemiştir?

Şiiri diğer türlerden fazla benimsemiş olamaz çünkü başaramamış bu türü. Ayrıca şiire yatkın bir ruhu da yoktur.

Bazı yazarlar ben övdüğüm için üne kavuştuklarını sandılar. Beni bir masal, bir efsane yaptılar. Alıklar! Gerçekten değeri olmayan bir esere, bir sanatçıya ben değer katabilir miyim? Kimse katamaz. Abdülhak Hamid'i bunca eleştirmen övmüş, Shakespeare'den üstün olduğunu yazmış. O eciş bücüş esere ve sanatçısına bir değer katabildiler mi? Katamazlar. Değeri olan bir eser ve sanatçı ün kazanabilir.

Bu parçada konuşan kişi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Bu parçada konuşan yazar, söylediği her sözden emin, bilen, açık sözlü, alaycı, öfkeli biridir. Ama parçanın hiçbir yerinde duygusal ve kötümser olduğuna yönelik bir bilgi yoktur.

Bu sanatçımız hikaye, roman, deneme ve röportaj türlerinde eserler vermiştir. Masalsı bir dil kullanır. Ninelerimizin kullandığı o katıksız Türkçe, hemen her eserinde görülür. Anlatımında kimi zaman destansı bir hava görülür. En güçlü yazarlarımızdan biridir. Yurt dışında da bir üne kavuşmuştur yazdığı eserlerle. Toplumsal gerçeklere sanatın sihirli elini dokundurmuştur. Kendine özgü bir anlatıma ulaşmış, güçlü bir sanatçımızdır.

Bu parçada sözü edilen sanatçıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Bu parçada sanatçıyla ilgili olarak “Kendinden sonra gelen kuşakları etkilemiştir.” bilgisine ulaşılamaz.

Eleştirmenlik tehlikeli bir meslektir. Bu nedenle eleştirmenler gözü pek kimseler olmalıdır. Dayak yemek bile vardır işin içinde, ilkin Ahmet Mithat Efendi açtı bu yolu. Lastik Sait Bey'in sırtında kırmıştı bastonunu. Bir edebiyat tarihçimizle bir şairimizin lokantadaki kavgalarını hatırlarsınız herhalde. Rahmetli Ataç, Orhan Veli kuşağından bir şairin kendisini nasıl dövdüğünü her önüne gelene anlatırdı.

Bu parçada eleştirmenlikle ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Parçanın bütününde eleştirmenliğin tehlikeli bir meslek olduğu için ancak gözü pek kimselerce yapılması salık veriliyor. Parçada eleştirmenin tarafsız olması gerektiğine yönelik bir bilgi yoktur.

Bizler genciz ve önümüzde yaşanacak dolu bir hayat var. Beklentilerimiz, düşlerimiz, kaygılarımız var ve biz anne-babamızın desteğine muhtacız. Onlardan bize astığı astık, kestiği kestik biri gibi değil, olabildiğince yumuşak ve alçak gönüllü davranmalarını istiyoruz. En azından onların tecrübeleri var çünkü onlar da genç oldu, bizim kadar iyi bilirler arzularımızı.

Bu parçada gençlerin anne-babalardan istediği aşağıdakilerden hangisi değildir?

Bu parçada sevgiyi eşit dağıtmaktan söz edilmemiştir. Sevecen Nedir? Acıyarak ve merhamet ederek yaklaşan...

Hepimiz cisimleri oldukları gibi gördüğümüzü, nesnel olduğumuzu düşünürüz. Oysa durum böyle değildir. Dünyayı olduğu gibi değil, olduğumuz gibi görürüz ya da nasıl görmeye koşullandırılmışsak öyle. Gördüklerimizi tanımlamak için ağzımızı açtığımızda kendimizi, algılarımızı tanımlarız. Başkaları bizimle aynı fikirde olmadıkları zaman hemen onlarda bir aksaklık olduğunu düşünürüz.